T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/40 Esas KARAR NO :2026/128 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2025/1257 D.İş Esas - 2025/1257 Karar TARİHİ:11/11/2025 TALEP:İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/40 Esas KARAR NO :2026/128 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2025/1257 D.İş Esas - 2025/1257 Karar TARİHİ:11/11/2025 TALEP:İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Sayın Mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında; işin mahiyet ve müstaceliyetine binaen karşı tarafa tebligat ve duruşma yapılmaksızın; Mahkemeniz tarafından belirlenecek teminat karşılığında, fazlaya ilişkin haklarımız saklı olmak kaydıyla Müvekkil Şirket alacağının taraflar arasında ihtilafsız olduğunu bildirdiğimiz 25.000,00-USD kısmı yönünden borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile menkullerinin muhafaza altına alınmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin borçluya tahmiline karar verilmesini vekaleten saygılarımızla talep ve beyan ederiz." denmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/11/2025 tarih ve 2025/1257 D.İş Esas - 2025/1257 Karar sayılı kararında;".....Somut olayda talep edenlerin ileri sürdükleri, dilekçede belirtilen maillerde mutabık olunan cari hesap tutarının yer almadığı da dikkate alındığında alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden söz konusu sunulan belgeler alacağın varlığı, muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispata yeterli değildir.İhtiyati haciz talebine konu alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiği hususu yargılamayı gerektirmekte olup, bu nedenle ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati hacze yönelik talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin borçlu ... Şirketi nezdinde bulunan vadesi gelmiş alacaklarına karşılık borçlunun hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz kararı verilmesi adına İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2025/1257 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu,İhtiyati haciz kararı verilmesi şartlarının oluşmuş olduğunu, yerel mahkeme tarafından taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin uluslararası taşımacılık yapan, alanında saygın ve köklü bir şirket olduğunu, müvekkil şirketin davalı ...'na pek çok kez taşıma hizmeti verdiğini, ücrete hak kazanmış olması neticesinde müvekkil şirketin davalı borçludan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla halihazırda karşılıklı mutabakat sağlanan ve borçlu tarafça kabul edilen vadesi geçmiş muaccel toplam 28.365,25 USD olmak üzere cari hesap alacağı bulunduğunu,Dosya kapsamında bulunan ve dosyaya sunulan cari hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin ihtiyati haciz talebi ile başvuru yaptıkları tarihte vadesi geçmiş 28.365,25-USD'yi ödemekten imtina ettiğini, davalı şirketin müvekkil şirket nezdinde borcu bulunduğunun davalı şirketin dahi kabulünde olduğunu, bu hususun kayıtsız şartsız borç ikrarı ve güncel cari hesabı içeren mail mutabakatı ile sabit olduğunu,Müvekkil şirketin 15/09/2025 tarihinde hesap ekstresini mail ortamında davalı şirkete ilettiğini, davalı şirketin Muhasebe Sorumlusu ...'dan gelen cevaba göre müvekkil şirketin alacağının taraflar arasında ihtilafsız olduğunun açık olduğunu, borçlu şirketin kayıtsız şartsız borcu kabul ikrarı ve ödeme taahhüdünün mail içeriğinden açık ve net olarak anlaşıldığını, Borcun ödenmemesi bir yana borçlu şirket yetkilileri ile artık irtibata geçilmesinin dahi zorlaştığını, müvekkil şirket tarafından iyi niyet çerçevesinde ödeme için beklenilmesine karşın halen müvekkile bir ödeme yapılmadığını, borçlu şirketin borcun tamamını biliyor ve kabul ediyor olmasına rağmen kötü niyetle borcunu ödemediğini,Borçlu şirketin borçlarını ödememek amacıyla malvarlığını gizleme, üçüncü kişilere devretme veya muvazaalı işlemler yapma ihtimali de kuvvetle muhtemel olduğunu, sayılan işbu hususların borcun tahsilini imkânsız hale getirme veya ciddi şekilde güçleştirme tehlikesini doğurmakta olduğunu, bu kapsamda ihtiyati haciz taleplerinde müvekkil şirketin fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla borçlunun da kabulünde olan mail ile iletilen cari hesap mutabakatında borçlunun borçlu olduğunu bildirdiği tutardan 25.000,00 USD üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunulduğunu,Yerel Mahkeme red kararında "Somut olayda talep edenlerin ileri sürdükleri, dilekçede belirtilen maillerde mutabık olunan cari hesap tutarının yer almadığı da dikkate alındığında alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden söz konusu sunulan belgeler alacağın varlığı, muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispata yeterli değildir.İhtiyati haciz talebine konu alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiği hususu yargılamayı gerektirmekte olup, bu nedenle ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " olarak 11/11/2025 tarihinde karar verildiğini belirttiğini, yerel mahkemenin kararında dosya içerisinde müvekkil tarafından tutulan cari hesap ekstresi, e-mail yazışması ve davalı tarafça iletilen mutabakat maili bulunmasına rağmen mahkeme tarafından "yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı", "esas hakkında yapılacak yargılama sonucunda tespit edilmesi" bahsi ile taleplerinin reddine karar verildiğini, bu gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını, İhtiyati haczin şartının alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi olduğunu, yerel mahkeme kararında ise sunulan tüm evraklara rağmen yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığının değerlendirildiğini, ihtiyati haczin geçici bir hukuki koruma yöntemi olduğunu, yaklaşık ispatın bu denli katı yorumlanması ile artık yaklaşıklığı da geçecek şekilde tam ispat aranmasının hukuki koruma yöntemi olan ihtiyati haczi kurumunun getiriliş amacı ile de bağdaşmadığını, mahkeme tarafından bu yönde bir değerlendirme yapılmasının ihtiyati haczin ruhuna aykırı olduğunu, mahkeme kararında yer alan değerlendirmelerin kabul edilmesinin ihtiyati haciz kurumunu işlevsiz hale getirdiğini, ihtiyati haciz talep edilen tutarın bizzat davalı borçlunun müvekkile ilettiği mutabakat mailinde belirtilmiş olduğunu ve borçlunun kabulünde olduğunu, bu belgelerin yaklaşık ispat aracı olarak kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme kararında davalı tarafından gönderilen "hesap mutabakatında mutabık olunan cari hesap tutarı yer almadığından" tespiti yapılarak söz konusu hesap tutarının ispata muhtaç olduğu belirtilerek ihtiyati haciz talepleri reddedilmişse de günümüz ticari çalışma koşullarına aykırı bir yorum yapılmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu,Tüm bu kapsamda yerel mahkeme tarafından alacağın yaklaşık olarak ispat edilmediği gibi bir değerlendirme yapılmasının ihtiyati haczin ruhu ile bağdaşmadığını, bu itibar ile istinaf taleplerinin kabulüne ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2025/1257 D.iş, 2025/1257 Karar ve 11/11/2025 tarihli kararının müvekkil lehine kaldırılmasına ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.Somut olayda, talep eden tarafından delil olarak talep dilekçesine ekli mail yazışmalarına dayanıldığı, talep dilekçesine ekli 15/09/2025 tarihli '' carilerde mutabıkız ödeme için geri dönüş sağlayacağım'' açıklamalı mailin vellamo muhasebe tarafından gönderildiği, talep dilekçesinde , borçlu şirket ve 3. kişi ... Şirketi'nin grup şirketi olduğu ileri sürülmüş ise de, buna dair delil ibraz edilmediği, ayrıca ... tarafından gönderilen mailin karşı taraf...Şirketini bağlayıp bağlamayacağı, talep eden şirketin karşı taraf şirketten alacaklı olup olmadığı ve miktarı açılacak bir eda davasında iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında ortaya çıkacağından talep eden tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendilerinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf talep eden tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.