T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1594 - 2026/754 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/1594 KARAR NO : 2026/754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25.02.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1594 - 2026/754 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/1594 KARAR NO : 2026/754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25.02.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/934 E., 2020/88 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 09.04.2026 YAZIM TARİHİ : 09.04.2026 Davacı ve davalı ... Limited Şirketi vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalılar arasında ...'nın temizlik işleri için hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığını, hizmet alım sözleşmelerinin başlangıç ve sona erme tarihlerinin dava dilekçesinde her bir davalı şirket için ayrı ayrı gösterildiğini, davalılar bünyesinde ...'nda çalışmakta iken iş akitlerine son verildiği iddiasıyla bir kısım işçiler tarafından kıdem, ihbar tazminatı, UBGT ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili istemiyle açılan davalar ve bu davalar sonucunda kararların kesinleşmesi neticesinde icra müdürlüklerine müvekkili tarafından yapılan ödemeler olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 191.728,67 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şirketi vekili özetle: Davacı tarafın rücu talebinin 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, 1475 sayılı yasanın 14. maddesi gereği her işverenin kendi dönemindeki ücretle sorumlu olduğunu, davacı tarafın rücuda her bir davalıdan payı oranında rücu isteğinde bulunabileceğini, davacı tarafın ödemiş olduğu miktarı diğer borçlulardan müştereken ve müteselsilen talep etmesinin yerinde olmadığını, davacının dilekçesinde bildirdiği işçilerin bir çoğunun müvekkili firmada çalışmadığını, İş Kanunu 112. madde de yapılan değişiklikle artık kıdem tazminatlarının asıl işveren tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini savunarak, açılan davanın reddine eğer dava kabul edilecek olursa, davacı tarafın ödemiş olduğu miktarları iç ilişkide diğer borçlularda ancak payları oranında rücu edebileceği için davacı tarafın ödediği miktarların müştereken ve müteselsilen taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller değerlendirildiğinde, davanın, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçiler lehine tahakkuk eden işçilik hak ve alacaklarından alt ve üst iş veren konumunda olan davacı ve davalılardan iç ilişkide kimin sorumlu olduğu, sözleşmede buna temas eden hüküm olup olmadığı, rücuya esas mahkemece hüküm altına alınan tutar dışında feriler(yargılama gideri, vekalet ücreti, takip masrafları vs.) yönünden alacağın miktarının ne olduğu konularına ilişkin olduğu, yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği gibi dava dışı işçiler ... tarafından belirtilen iş mahkemelerinde çeşitli tarihlerde açılan alacak davaları sonucunda işçiler lehine kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve UBGT tazminatı alacaklarının hüküm altına alındığı ve davacı tarafça ilamlı icra takipleri üzerine icra dosyalarına ödemelerin yapıldığı anlaşılmış, tüm gelen dosyalar incelenerek işçilerin farklı tarihlerde davacı ... Genel Müdürlüğünün asıl iş verenliği ve davalılar alt iş verenliğinde çalıştıkları dönemler için her bir dosyada her bir dava dışı işçinin talep edebileceği kıdem tazminatı, UBGT ücreti ve yıllık izin ücretleri bakımından hesaplama yapılarak ve dosya üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu dosyaya sunulduğu görülmüş, bilirkişi raporunda dava dışı işçiler yönünden ayrı ayrı davacının icra dosyasına ödeme yaptığı tarih ve kararın kesinleşme tarihi yönünden hesaplamalar yapılmış ve tüm davalılara her halde ödeme tarihindeki borçtan kendi iş verenlik dönemlerine ve kendi sorumluluklarına isabet eden tutarların rücu edilebilecek olup, buna ilişkin hesaplamaların yapıldığı tabloların düzenlendiği görülmüş ve dava dışı işçiler davalı alt iş verenler nezdinde 11/09/2014 tarihinden önce çalışmış ve iş akdi bu tarihten önce son bulmuş olduğu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 7166 sayılı yasa ile yapılan değişiklik kapsamında olmadığı değerlendirilmiş, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde ihbara ilişkin bir hüküm bulunmasına gerek olmadığı, müteselsil borçlulardan birinin davayı ihbar etmemesi durumunda rücuun kapsamının kesinleşme tarihindeki borçla sınırlı kalacağı değerlendirilmiş ve icra takibinin kararın kesinleşmesinden sonra başlatılmış ise alt işverene icra ferilerinin rücu edilemeyeceği ve hesaplamanın kesinleşme tarihi itibariyle sonlandırılması gerektiği de değerlendirilmekle davalı ...Şti. Yönünden, 84.474,55 TL alacağın, davalı ...Şti. Yönünden, 2.371,53 TL alacağın, davalı ... Şti. Yönünden, 13.030,15 TL alacağın, davalı ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden, 11.737,88 TL alacağın, davalı ... firması yönünden, 6.639,62 TL alacağın, davalı ...Şti. Yönünden, 20.016,08 TL alacağın, davalı ...Ltd. Şti. Yönünden, 2.260,08 TL alacağın, davalı ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden, 582,98 TL alacağın, davalı ... Şti. Yönünden, 4.226,31 TL alacak olmak üzere, toplam 145.339,18 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yukarıda adları belirtilen davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, ek raporun da aynı hatalı değerlendirmeleri tekrar ettiği ve bu nedenle hükmün sağlıklı bir incelemeye dayanmadığı, tüm davalılar yönünden asıl alacak ile mahkeme ve icra giderlerinin birlikte hesaplanması gerekirken hukuka aykırı şekilde sınırlı sorumluluk esas alınarak eksik hesaplama yapıldığı, İş Kanunu uyarınca işyeri devri halinde devreden ve devralan işverenlerin birlikte sorumlu olduğu, bu nedenle yapılan ödemenin tamamının davalılardan rücuen tahsil edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ve şartnamelerde işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiği, bu nedenle davalıların kıdem tazminatı dahil tüm alacaklardan sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın rücu alacağına ilişkin olup BK 73. madde uyarınca zamanaşımına tabi olduğu, davacının ödemeden itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra dava açtığı ve bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmasının hatalı olduğu, talep kabul edilse dahi ancak yasal faize hükmedilebileceği, reddedilen kısım yönünden lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığı ve olması gerekenden düşük belirlendiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalılardan tahsili taleplidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları) Öte yandan; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin 22.1. maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Genel Şartnamenin altıncı bölümünde "çalışanların özlük hakları" başlıklı 38. maddesinde ücret ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin 22.1. maddesi uyarınca öncelikle uygulanması gereken "ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri" kapsamında, 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesindeki "25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü işçiyi çalıştıran işverene yükletilmiş, işçiye kıdem tazminatı ödenmesinin koşulları düzenlenmiştir. Somut olayda, Yargıtay 23. Hukuk ve 6. Hukuk Dairelerinin yukarıda belirtilen kararları doğrultusunda, dava dışı işçilerin davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı üst işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalıların dava dışı işçinin kendileri yanında çalıştığı dönem için belirlenen tazminat tutarının işçilerin brüt ücretlerinin net ücretlere çevrilerek yapılan hesaplamayı esas alarak karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiğinden, kaldırma nedenine göre davalı vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK/353/ 1.a.6 maddesi gereğince kabulüyle, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı şirket vekillinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/934 E., 2020/88 K. sayılı 25.02.2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2026 Başkan Üye Üye Katip