7. Hukuk Dairesi 2024/2628 E. , 2025/1050 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2383 E., 2023/2373 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/188 E., 2022/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2628 E. , 2025/1050 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2383 E., 2023/2373 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/188 E., 2022/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu taşınmazlarda konut ve enerji hariç sağlık, spor, turizm, sanayi, tarım, hayvancılık, sosyal kültürel vb. tesis yapılmak üzere ihale yapıldığını, ihaleyi davalıların aldığını ancak geçen süreye rağmen davalılar tarafından tesis yapılmadığı gibi proje de sunulmadığını, bu hususun davalılara ihtar edildiğini ancak geçen süreye rağmen davalıların cevap vermediğini belirterek irtifak hakkı şerhinin tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; irtifak hakkının tarımsal amaçlı ağaç yetiştiriciliği amacıyla kurulduğunu, davalıların taşınmaza bir yapı yapmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, irtifak hakkının tarımsal amaçlı ağaç yetiştiriciliği amacıyla kurulduğu, taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı veya tesis yapılacağının açık bir şekilde belirtilmediği, irtifak hakkı tesisinin dava konusu taşınmazlar üzerinde sadece tarım amaçlı ağaç yetiştiriciliği için konulduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde narenciye ağaçlarının bulunduğu ve avokado, pikan cevizi, zeytin gibi ağaçlarla dava konusu yerin ağaçlandırıldığı, ağaçların dava tarihinden önce dikildiği ve üç yaşlarında olduğu bilirkişi raporu ile ve mahkemenin gözlemi ile belirlenmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre tesis yapılması halinde plan ve projeye uygun yapılacağı, taşınmazın imar planının da ilave yapılaşmaya müsait olmaması durumunda idarenin izni ile yeni izin, bedel ve şartlarla inşaat yapılabileceği sözleşmede belirtilmiş olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 15.10.2018 tarihinde sözleşme düzenlenerek tapu kütüğüne irtifak hakkının şerh edildiğini, ancak bu tarihten sonra davalılar tarafından tesis yapılacağına dair herhangi bir proje sunulmadığını, söz konusu taşınmazların imar planında irtifak hakkı tesisi amacına uygun değişikliklerin yapılması ile taşınmazlar üzerinde yapılacak olan sabit ve kalıcı tesisleri içeren projenin onaylattırılarak idareye tesliminin sağlanması için yazı gönderilerek 18.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ancak 30 günlük sürede herhangi bir proje sunulmadığını, bu sürenin bitiminden sonra 12.03.2019 tarihinde “...Mahallesi 968 Parsel Narenciye, 969 Parsel Avokado Ve 970 Parsel Üzerinde Zeytin Yetiştirme Projesi” adı altında bir proje sunulduğunu, Millî Emlak Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda “4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre üst hakkı; başkasına ait arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıları içermekte olup, mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazlar üzerinde de kalıcı ve sabit tesisleri içeren yatırımlar yapılması amacıyla irtifak (üst) hakkı tesis edilmektedir" hükmüne değinilerek söz konusu taşınmazlar üzerinde amaca uygun sabit tesis yapılmadan narenciye, zeytin ve avokado dikilmek sureti ile kullanılması için irtifak hakkı tesisinin mümkün olmadığının bildirildiğini, yeni proje hazırlanması ve belirtilen eksikliklerin tamamlanmaması hâlinde ise tesis edilen irtifak haklarının tapudan terkin edilmesi için gerekli yasal yollara başlanacağını bildiren 09.05.2019 tarihli yazı ... ...’a 24.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ancak 30 günlük sürede herhangi bir proje sunulmadığını, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 3. maddesinin (k) fıkrasında sayılan tarımsal amaçlı yapılar için müdürlüklerinden izin alınmasına müteakip söz konusu yapıların İmar Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında plan yapılmadan izinlendirilmesinin sağlanabileceğini, bu kapsamda Batı Antalya Millî Emlak Müdürlüğünce üst hakkının amacına uygun olarak kalıcı tesis yapılması için 27.12.2019 tarihli yazı ile davalılara uzlaşma teklif edildiğini, davalıların 14.01.2020 tarihli dilekçelerinde, irtifak hakkı sahiplerinin imar planı yapılması konusunda plan yapma yetkilerinin bulunmadığı bu doğrultuda Tarım İl Müdürlüğü yazısı doğrultusunda plan yapılmadan izinlendirilen tarımsal amaçlı yapılar için 14677 ada 3 parselde gezen tavuk tesisi, 14677 ada 9 parselde soğuk hava deposu, 14677 ada 15 parselde makine muhafaza sundurması yapımı için izin işlemlerine başlanacağı bildirilmişse de dava tarihine kadar geçen 6 aylık sürede davalılar tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, davalı tarafın bugüne kadar gerek ihale şartnamesine gerekse de tapuya şerh verilmesine dayanak sözleşme ile gerçekleştirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile dava konusu taşınmazlardaki irtifak şerhlerinin terkini gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, irtifak hakkının terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.