T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:07/06/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:07/06/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... markalı ve ... IMEI nolu telefonu davalı şirketten satın aldığını, aldıktan kısa süre sonra telefonun arızalanması sonucu satın aldığı davalı ... Markete başvurduğunu ve telefonu teslim ettiğini, davalı şirketin telefondaki arızanın anakart arızası olduğunu, bunun da kullanıcı hatasından kaynaklandığını söyleyerek telefonun yapımının garanti kapsamının dışında olduğunu belirttiklerini ve ücret talep ettiklerini, bunun üzerine mahkememizin ... E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, gerekçeli karar ile arızalı telefonun bütün masraflarının davalı satıcıya ait olmak üzere ücretsiz olarak onarılmasına karar verildiğini, ancak mağduriyetinin halen giderilmediğini, telefonda anakart değişimi yapıldıktan sonra yeniden işlevsiz bir hal aldığını, tekrar götürtüğünde 730,00.-TL anakart değişim bedeli ödenmediği gerekçesiyle telefonun iade edildiğini, dolayısıyla kendisinin 2016 yılında almış olduğu telefonu hiç kullanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fatura bedelinin davalıdan alınarak tarafına verilmesini, maddi olarak zarara uğramış olması sebebiyle 3.000,00.-TL maddi tazminatın ve mağduriyeti sebebiyle 3.000,00.-TL manevi tazminatın tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davaya konu uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiğini, görevsizlik kararı verilmesini, ayrıca davacı tüketicinin seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığını, bedel iadesi talep etmek gibi bir hakkının bulunmadığını, üründeki hasarın davacının kendi kusurundan meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Mahkememizin ... Esas- ... Karar sayılı dosyasında , davacının 23/03/2016 tarihli fatura ile davalıdan, ... IMEI numaralı telefonu satın aldığı, telefonun 2 yıl süre ile garantili olduğu sabit olup davacı satılanın ayıplı olmasında bahisle seçimlik haklarından sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini isteme hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek 02/02/2018 tarihli davayı ikame ettiği, davacının, satın aldığı tarihten sonra ilk olarak 13/08/2016 tarihinde arıza bildiriminde bulunduğu, yavaş şarj olma ve şarj esnasında USB işaretinin çıkmasına dair şikayetlerin belirtildiği, telefonun kasasında darbeler olduğunun da bu başvuruda tespit edildiği ve garanti kapsamında kaldığından bahisle arızanın giderildiği, 03/09/2016 tarihinde davacıya teslim edildiği, daha sonra 06/12/2017 tarihinde ilk arızalar ve bunların yanında dokunmatik ekranla ilgili arızalar sebebi ile davacının tekrar arıza bildirimi yaptığı ancak bu sefer telefonun kasasında darbe olduğu, cihazın kullanıcı hatasından kaynaklı arızalandığı, ana kart değişimi gerektiği ve 270 TL ödeme yapılmadığından bahisle garanti kapsamına girmediği belirtilerek tamir edilmediği ve davacıya 09/01/2018 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine davacının eldeki davayı ikame ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunun ve kullanımdan değil üretimden kaynaklı ana kart arızası olduğunun, üzerindeki darbe izlerinin bu hasara neden olacak nitelikte olmadıklarının tespit edildiği, nitekim telefonun yukarıda açıklanan şekilde ilk arıza bildiriminde de kasada darbelerin bulunduğunun tespit edilmesine rağmen garanti kapsamında tamirinin yapılmasına rağmen aynı telefonun ikinci seferde kasadaki darbe nedeni ile kullanıcı hatası olarak kabul edilmesinin çelişki arz ettiği, bu durumda satılanda meydana gelen ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve süresi içerisinde satıcıya ihbar edilerek, iki yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı ancak davacının ilk arızadan sonra telefonu kullandığı süre de dikkate alındığında bu aşamada 270-TL'lik tamir bedel için sözleşmeden dönüp bedel iadesi ismeninin TBK'nın 227/3. Maddesi kapsamında kabul edilebilir olmadığı, bunun yerine ücretsiz onarıma karar verildiği; İş bu karar üzerine davacının telefonu ücretsiz onarım için tekrar davalıya teslim ettiği ancak onarımın yapıldığının bildirilmesine rağmen telefonun kısa süre içinde tekrar eski arızaları verdiği davacının hemen durumu davalıya bildirdiği, dört ayda iki defa telefonun servise gönderildiği ve en son anakart arızası olduğu ve bedelinin davacı tarafından ödenirse tamir edileceği söylenerek iade edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre tekrarlayan arızaların kullanım hatasından değil tamir ve onarımın usulüne uygun yapılmamasından kaynaklandığının tespit edildiği ve mevcut haliyle artık davacının davalıdan satın aldığı bu telefondan beklediği faydayı sağlayamadığı ve sağlamasının da bundan sonra beklenemeyeceği, sözleşmeden dönme isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla telefonun bedelinin davacıya iadesine ilişkin isteminin kabulüne ancak davacının tacir olması ve manevi tazminata ilişkin şartların somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle manevi tazminat isteminin, ayrıca ispatlanamayan fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı şirket temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; telefondaki arızanın kullanıcı hatası olmayıp üretimden kaynaklı fabrika hatası olduğunu, arızanın ana karttan kaynaklı olması nedeniyle ana kartın değişmesi gerektiğinin bilirkişi raporunda belirtildiğini, ancak satıcı firmanın ana kartı değiştirmek yerine ana kart üzerinde tamir yaptırarak yanıltma yoluna gittiğini, eski ve ayıplı tamir yapıldığını, bilirkişi raporu incelendiğinde de görüleceği üzere maddi ve manevi mağduriyete uğratıldığını, fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kanun yoluna katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulü gerektiğini, mahkemenin tamir ve onarımın usulüne uygun yapılmadığı hususundaki görüşünün yerinde olmadığını, davacı tüketicinin seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığını, her ne kadar kullanıcı hatası olmadığı tespit edilse de davacının kendi kusuruyla arızanın meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirketin gerekli özeni göstermiş olup, üzerine düşen kanuni yükümlülükleri tamamen yerine getirdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ayıplı satış nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstinafa konu ek karar, 26/09/2022 tarihli istinaf başvurusunun reddine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL'dir. HMK'nın 348/2.maddesi "İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. " şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafça harçlandırılan davaya esas değerin 6.000,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüyle 1.079,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği ve karar tarihi olan 2022 yılı itibariyle istinaf kanun yolu sınırının 8.000,00 TL olduğu gözetildiğinde davacının istinaf talebinin maddi tazminat yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın katılma yoluyla istinaf talebinde bulunduğu davada kabul edilen maddi tazminat miktarın 1.079,00 TL olup, bu miktarın 2022 yılı itibariyle istinaf kanun yolu sınırının altında kaldığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının, davacının istinafına ilişkin bu talebe katılmak yoluyla gerçekleştirdiği istinaf isteminin HMK'nın 348/2. maddesi uyarınca reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı şirket temsilcisi ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı şirket temsilcisi ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL ve 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 454,00 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 4-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...