T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/517 - 2026/715 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/517 KARAR NO : 2026/715 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2019 ESAS-KARAR NUMARASI :…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/517 - 2026/715 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/517 KARAR NO : 2026/715 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/655 E., 2019/1026 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 01/04/2026 YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Davacı vekili ile davalı ......Ltd.Şti.vekili ve davalı ......A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı şirketler ile müvekkili arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalıların bir kısım işçileri tarafından müvekkili hakkında açılan davalarda müvekkili aleyhine karar verildiğini, bu kapsamda müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı 78.210,56 TL tutarındaki ödemelerden sözleşmeye göre davalıların sorumlu olduğunu belirterek 78.210,56 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ......A.Ş. vekili özetle: Sözleşmede müvekkilinin dava konusu ödemelerden sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığını, davalının sözleşme süresince edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirketin asıl ve tek işveren olup kıdem tazmiatı ve diğer alacaklardan sorumlu olduğunu, müvekkinin ancak istihdam edilen süre ile sınırlı olarak sorumlu kabul edilebileceğini, müvekkili ile dava dışı işçiler arasında iş akdi bulunmadığını, davacının yıllardır çalıştırdığı işçiler olduğunu ve dava açan işçinin davacının işçisi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sağlık Hiz. İnş. Ltd Şti vekili özetle: Çalışan işçilerin müvekkilinin gerçek işçileri olmadığını, tazminattan sorumlu tutulamayacağını, davacı asıl işverenin sorumlu olduğunu, işçinin müvekkili bünyesinde kısa bir süre çalıştığını, çalışan işçilerin davacının kendi işçileri olduğunu,müvekkilinden kıdem tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince "....taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi olup, davacının mahkeme kararları çerçevesinde ödeme yaptığı dava dışı işçiler ..., ...'un davalı alt işveren ... Hizmetleri A.Ş'nin işçisi olarak çalıştığı, dava dışı ...'ın ise tüm davalılar ile imzalanan sözleşmeler çerçevesinde alt işveren olarak işyerinde bilirkişi raporunda belirtilen sürelerde çalıştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı Üst İşveren olarak ödemek zorunda kaldığı içşi alacaklarının, alt taşeronlardan talep edilip edilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenir. Sözleşmede hüküm bulunmaması halinde TBK'nun müteselsil sorumlulukta iç ilişkiyi düzenleyen hükümleri çerçevesinde sorumlu belirlenir. Bir kısım davalılar 4857 Sayılı İş Kanunu çerçevesinde işçi alacaklarından üst işverenin sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de, söz konusu sorumluluk işçiye karşı işçi alacaklarından üst işverenin de sorulu olacağını düzenleyen bir düzenleme olup, müşterek müteselsil sorumlulardan birisi tarafından ödeme yapılması halinde, birbirleri arasıda sorumluluğun belirlenmesinde öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ise TBK müteselsil sorumlulukta iç ilişkiye ilişkin hükümler nazara alınacağından bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir. Buna göre, davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmelerin tamamında davalıların işçi alacaklarından sorumlu olacağı kabul ediliğinden davacı yapmış olduğu ödemeleri hizmet alım sözleşmesi imzalanan alt işverenlerden yapmış olduğu ödeme miktarınca ve alt işverenlerin sorumlu oldukları miktarca rücu edebilir. Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere dava dışı ... ve ... davalı ... Ltd ŞTİnin çalışanı olup, söz konusu işçiye yapılan ödemelerin ispatlanması halinde ancak bu alt işverenden talep edeilebileceğinden, alınan bilirkişi raporuna göre davacının, dava dışı işçi ... için icra dossyasına yatırılan 29/03/2018 tarihinde yaptığı 35.008,38 TL nin ve ... için Vergi ve SGK için yapılan ve belgelenen 6.251,47 TL ödemenin davalı ... Ltd Şti'den, Dava dışı işçi ... için icra dosyasına 26/09/2018 tarinde yapılan 17.525,80 TL nin Davalı ... Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Dava dışı ... için yapılan ödeme yönünden ise dava dışı işçi her bir davalı yanında öalışması bulunduğundan, mahkemece hüküm altına alınan kıdem tazminatından her bir davalı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre 25.12/2017 tarihinde yapılan 17.011,37 Tl'nin 5.319,98 TL sinin Davalı ... ilaçlama ...Ltd Şti'den, 9.516,66 TL sinin Davalı ... İlaç Sağlık Hiz. Ltd Şti'den, 467,30 TL sinin ... ....A.Ş'den, 1707,43 TL sinin ... Müşavirlik Ltd Şti'den tahsiline ilişkin talebi yerinde görülmüştür. Bilirkişi tarafından söz konusu kıdem tazminatının amga vergisi olarak ödenen 62,83 TL den davalıların 15,70 TL'şer oranda sorumlu olacağı belirtilmiş ise de, davalıların sorumlulukları kıdem tazminatından sorumlu oldukları oranda olacağından bilirkişinin buna ilişkin hesaplaması yerinde görülmeyerek, davalı tarafından yapılan damga vergisi ödemesi olan 62,83 TL nin 19,64 TL sinin Davalı ... ilaçlama ...Ltd Şti'den, 35,13 TL sinin Davalı ... İlaç Sağlık Hiz. Ltd Şti'den, 1,76 TL sinin ... ....A.Ş'den, 6,30 TL sinin ... Müşavirlik Ltd Şti'den tahsilinene karar verilmiştir. Davacının ... için ödediğini iddia ettiği yasal kesinti yönünden ise davacı tarafından 24/10/2019 havale tarihli dilekçe ile belgesi bulunamadığı belirtildiğinden, söz konusu yasal kesinti yönünden davacının talebinin reddine......" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporuna itirazlarının kabul edilmediği, raporun hatalı ve eksik olduğu, ödemelerin mahkeme kararları ile sabit olduğunu, tamamının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği, vergi yönünden 6.251,47 TL'ye hükmedilmesi gerekirken 2.350,70 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ......Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: 6552 sayılı Yasaya göre kıdem tazminatı ve diğer ödemelerin rücu edilemeyeceği, işçilerin davacının işçisi olduğu, bu nedenle de rücu istenemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ......A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle:Müvekkilinin ödemelerden sorumluluğunun bulunmadığı, davacının asıl işveren olup sorumluluğun da davacıya ait olduğu, ek rapor alınmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili taleplidir. "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." (Yargıtay 23. H. Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. H. Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları. Dairemizin 12.04.2023 T., 2019/1686 E., 2023/696 K. sayılı kararı.) Bu açıklamalar ışığında ilk derece mahkemesince tarafların itirazları ve vergi ile ilgili ödemenin de dikkate alınarak bilirkişi kurulundan ek rapor düzenlenmesi ile yukarıdaki ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılması, ayrıca bilirkişi raporunda tespit edilen 8.655 TL tutarlı Damga vergisinin de davalılardan rücuen tahsilinin talep edildiği hususunun dikkate alınması ile buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce davacı vekili ile davalılar ... Eğitim Sağlık Hizmetleri İnşaat Enerji Gıda Temizlik İthalat İhracat Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sağlık Hizmetleri İnşaat Elektronik Gıda Ürünleri Bilgisayar Temizlik Hizmetleri İnsan Kaynakları Ve Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf başvurularının kabulü ile HMK 353/(1).a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekili ile davalılar ... Eğitim Sağlık Hizmetleri İnşaat Enerji Gıda Temizlik İthalat İhracat Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sağlık Hizmetleri İnşaat Elektronik Gıda Ürünleri Bilgisayar Temizlik Hizmetleri İnsan Kaynakları Ve Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf başvurularının kabulü ile: HMK 353/1.a.6 madde gereğince, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2019 tarih, 2018/655 E., 2019/1026 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harlarının iadesine, 3-) İstinaf yoluna başvuran taraflarca sarfedilen istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK 353/1.a ve 362/1.g maddeler gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/04/2026 Başkan Üye Üye Katip