11. Hukuk Dairesi 2012/17076 E. , 2014/5975 K. Taraflar arasında görülen davadverilen 16.07.2012 tarih ve 2011/388-2012/172 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, davalıekili ve borcu üstlenen vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ..., davalı borcu üstlenen dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. …
**11. Hukuk Dairesi 2012/17076 E. , 2014/5975 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davadverilen 16.07.2012 tarih ve 2011/388-2012/172 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, davalıekili ve borcu üstlenen vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ..., davalı borcu üstlenen dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacıların murisi ve davacı ...’ın yaptığı yoğun reklam kampanyasının etkisi altında bankanın e başvurarak hesap açtırmak istediklerini, davalı banka personelinin off shore hesaplarının çok kârlı bir hesap olduğunu ve hesapların bankaların garantisi altında olduğunu, taahhüt ederek bu hesabı açtırdıklarını, bankaya 21/12/1999 tarihinde tarafından el konulduğunu ancak kendilerine ödeme yapılmadığını, davalı bankanın yöneticileri ve hakim hissedarları hakkında sayılı dosyasında kamu davası açıldığını,esmi makamları tarafından aaliyet izninin kaldırıldığını, dava konusu hesaptaki paranın off shore bankasına havale edilmiş gibi gösterildiğini ancak davalı banka nezdinde kaldığını ileri sürerek toplam 44.660 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline ve miras hissesi oranında davacılara verilmesini, 20.690 TL’nin ise davalıdan faizi ile tahsiline ve davacı ...’a verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, devrinden sonra devir yolu ile birleştiğini, yeni unvanı ile birleştirilmesine karar verildiğini, ile imzalanan sözleşme gereğince tüm sorumluluğun olduğunu, davacıların parasının havale edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, yurtdışındaki bankanın hesapları için herhangi bir garantinin bulunmadığını, davacı tarafın hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını, ceza dosyalarına da kendilerin müdahil olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre muris bulunan 44.660 TL'sini ve ...’ın Şubesi'nde bulunan 20.690 TL'yi talimat vererekaktarılmasını talep ettikleri, kurulan kıyı bankacılığı yapan bir banka olduğu, tarafından el konulduğu ve .../... -2- davacıların bulunan mevduatlarının mevduat sigorta fonu kapsamı dışında kaldığından bahisle ödenmediği, davacının leyhine icra takibine geçtiği ancak takibin semeresiz kaldığı, zamanaşımının 10 yıl olduğu, davalı banka çalışanlarının banka nezdinde bulunan davacılara ait paranın kıyı bankası olan ve hakim ortakların şirketlerinin kredi ihtiyacının karşılanması için kurulduğu anlaşılan gönderilmesi için davacıyı ve daha birçok mudiyi kandırarak telkinde bulunduklarının ceza dosyası kapsamı ile sabit olduğu, arasında imzalanan protokol gereğince bu davanın gereğince tarafından üstlenildiği, bu üstlenmenin davacının rızasına bağlı olmayan özel bir kanundan kaynaklanan borcun üstlenilmesi olduğu, bu nedenle de davanın davalısının olduğu gerekçesi ile davacıların davasının kabulü ile 44.660 TL'nin 12/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile 17/08/2001 gün ve arar sayılı veraset ilamındaki payları oranında muris mirasçıları olan davacılara verilmesine, 20.690 TL’nin 12/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı ekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını ankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine, göre, davalıvekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, işbu davanın 5411 sayılı Kanun'un 133. maddesi kapsamında yer alan bir dava niteliğinde bulunmaması nedeniyle mahkemece davacılar yararına nispi vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken yazalı şekilde maktu ücreti vekalete karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve borcu üstlenen fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 6. bendinde yer alan “1.200,00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “7.118 TL” ibaresinin konulmasına, kararın işbu düzeltilen hali ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.