11. Hukuk Dairesi 2011/10287 E. , 2012/19314 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy (Kapatılan) 6. Sulh HukukMahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2008/621-2010/1483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10287 E. , 2012/19314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy (Kapatılan) 6. Sulh HukukMahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2008/621-2010/1483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Vestel Elektronik San ve Tic.Ltd.Şti.ne ait TV tüplerinin Polonya'dan Manisa'ya nakli esnasında oluşacak risklerin müvekkili tarafından sigortalandığını, sigortalı emtianın davalı şirketin sorumluluğu altında Polonya'dan Manisa'ya nakledildiğini, taşınan malların varış mahalline ulaşmasından sonra yapılan tespitte 8 kap 128 adet eşyanın hasarlı, darbeli ve ambalajlarının yırtık olduğunun tespit edildiğini, hasar bedeli olan 4.102,32 TL'nin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, bu bedelin davalıdan tahsili amacıyla Kadıköy 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/6003 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, CMR hükümlerine göre hasarın ilk bakışta anlaşılamayacak türde olması halinde en geç 7 gün içinde taşıyıcıya ihbarda bulunulması gerektiğini, bunun talep hakkına ilişkin bir süre olduğunu, alıcının herhangi bir ihbarda bulunmadığını, bu bakımdan talep hakkının düştüğünü, CMR hükümlerinde fire veya ambalaj kifayetsizliğinden kaynaklanan zararların taşıyıcının sorumluluğunda olmadığının öngörüldüğünü, hasarın istiflemenin usulüne uygun yapılmamış olmasından kaynaklandığını, istiflemenin gönderenin sorumluluğunda bulunduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir.