11. Hukuk Dairesi 2008/5228 E. , 2010/1535 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2008 tarih ve 2007/330-2008/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları d…
**11. Hukuk Dairesi 2008/5228 E. , 2010/1535 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2008 tarih ve 2007/330-2008/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Aygaz A.Ş.'nin ana bayi olan müvekkili ile davalı arasında 01.11.2003 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesinin 13.02.2004 tarihinde karşılıklı olarak bir protokol ile feshedildiğini, ancak sözleşmeye rağmen davalı şirketin bayilik sözleşmesinin 6., fesih protokolünün 4. Maddesine aykırı hareket ederek rakip firmaya ait Likidgaz ve Milangaz marka tüplerin bayiliğini alarak haksız rekabette bulunduğunu, davalının haksız rekabet hükümlerine ve sözleşme hükümlerine aykırı hareketinden dolayı davacının maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet olduğunun tespit ve men'ine, şimdilik 25.000 YTL cezai şart ile 1.000 YTL maddi tazminatın 12.12.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin Aygaz bayiliğini dava dışı Kurnaz Ltd. Şti.' ne devretmesinden sonra davacının müşteri kaybının olmaması için davalı şirketin Kurnaz Tic. Ltd. Şti.'nin tali bayisi olarak Kurnaz Ticaret' ten aldığı tüplerin perakende satışına devam ettiğini, müvekkilinin hiçbir zaman Milangaz ve Likitgaz firmalarının bayisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece görevli mahkemenin Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı, Dairemizin 04.06.2007 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 01.11.2003 tarihli bayilik sözleşmesinin 13.02.2004 tarihli protokol ile feshedildiği, davalı bayiliğinin davacının muvafakatı ile 13.02.2004 tarihli "LPG Tali Bayilik Devir Protokolü" ile dava dışı Kurnaz Ltd. Şti.' ne devredildiği, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 6., fesih protokolünün 3. Maddesinde kendi adına ve başka tevzi şirketinin tüplü gaz bayiliğini alamayacağı, Aygaz haricindeki tüplü gaz tevzi şirketi ile satıcılık sözleşmesi yapmayacağının hüküm altına alındığı, aksine davranılması halinde 25.000 YTL cezai şart ödeneceğine dair fesih protokolünün 3. Maddesinde düzenleme bulunduğu, davacı tarafın talebi üzerine 12.11.2004 tarihinde yapılan delil tespitinde davalının bayilik sözleşmesinde belirtilen adresinde davacıya ait Aygaz tüpleri yanında Likitgaz ve Milangaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun' un 4.maddesi itibariyle mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasında 13.02.2004 tarihli protokol ile feshedilen 01.11.2003 tarihli bayilik sözleşmesine ve fesih protokolüne aykırı olarak haksız rekabette bulunulduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 5 yıl süreli 01.11.2003 tarihli bayilik sözleşmesinin 6/1.maddesinde tali bayinin sözleşmenin devamı süresince veya sözleşmenin herhangi bir nedenden dolayı süresinden önce sona ermesi halinde, sözleşmenin imzalandığı tarihte öngörülen bitiş süresi sonuna kadar aynı maddede belirtilen bazı şartların kabul edileceği yazılı olup, maddenin (a) bendinde tali bayinin usul-füruu da dahil olmak üzere bu sözleşme süresince muvazaa oluşturacak şekilde sözleşmede belirtilen adresteki mahalde veya bir başka mahalde başka gaz firmalarının başbayiliğini, bayiliğini, tali bayiliğini veya tali satıcılığını alamayacağı, aynı veya başka herhangi bir işyerinde bu faaliyeti deruhte edemeyeceği, kurulmuş veya kurulacak şirketlere ortak olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki 13.02.2004 tarihli fesih protokolünün 3.maddesinde de “Tali bayilik sözleşmesinin 21.maddesinde belirtildiği üzere tali bayilik sözleşmesinin feshi ile birlikte kendi adına ve başka tevzi şirketi ile hiçbir surette satıcılık anlaşması yapılamayacağı, bu maddenin ihlali halinde 25.000.000.000 TL cezai şartın ödeneceği” kabul edilmiştir. Davacı da, sözleşme ve fesih protokolünün belirtilen hükümlerine davalı tarafın aykırı davrandığı iddiasıyla cezai şart ile yoksun kalınan kar karşılığı tazminatın tahsilini istemiştir. Mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe giren 4054 sayılı Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunu’nun 4.maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı kabul edilmiş ve yasaklanmış olup, bunların neler olduğu madde metninde ayrıca gösterilmiştir. Üretim zincirinin aynı seviyesinde olan işletmelerin meydana getirdiği sınırlamalar, yatay anlaşmalardır. 4054 sayılı Yasa'nın 4. maddesi sadece yatay anlaşmaları değil, dikey rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları da kapsamaktadır. Dikey anlaşmalar, hammadde temin anlaşmalarından başlayarak bir ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmalardır. Bunlar hammadde ve yarı mamul temin anlaşmaları, bazı fason anlaşmaları, toptan ve perakende dağıtım anlaşmaları gibi anlaşmalardır. Üretim zincirinin farklı seviyesinde bulunan işletmeler arasında yapılan rekabeti sınırlayıcı anlaşmalara dikey sınırlama anlaşmaları denmektedir. Rekabet Kanunu’nun amacı, rekabet edilmesini sağlamaktır. Ancak, belirli koşullarla buna sınırlama getirilebilir. Rekabet yasağına ilişkin sözleşme süresince konulan rekabet yasakları genellikle muafiyet kapsamı içine girebilir. Bazı hallerde rekabet yasağının sözleşmenin sona ermesinden sonra da bir süre daha devam etmesine izin verilir. Böylece satıcının sağlayıcının ününü kullanarak başka ürünleri satması ve böylece sağlayıcıya rakip olması önlenmiş olmaktadır. Bu gibi durumlarda rekabet yasağının iyi tanımlanmış ve gereğinden uzun olmaması gerekir. (Prof. Dr. İ. Yılmaz Aslan, Rekabet Hukuku, Genişletilmiş 3.Baskı, sy.212-213,219-220). Dava konusu olayda da, taraflar arasındaki 5 yıllık bayilik sözleşmesi süresinden önce tarafların katılımı ile düzenlenen bir protokol ile sona erdirilmiş, ancak 5 yıllık süre için davalı tarafa rekabet yasağı getirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalara göre taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, sadece 4054 sayılı Yasa'nın 4. maddesi gereğince batıl olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.