4. Ceza Dairesi 2021/20493 E. , 2024/1295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/103 E., 2016/942 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir o
**4. Ceza Dairesi 2021/20493 E. , 2024/1295 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/103 E., 2016/942 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; düşme kararının yerinde olmadığına, sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Silivri Belediye Başkanlığının 09.02.2015 tarihli 172/191 sayılı ve 14.05.2015 tarihli 205747 sayılı cevabı yazılarına göre 1 nolu bağımsız bölümde projeye aykırı olarak arka cephe ve sol yan cepheye doğru büyütülen teras ve pergolenin yerinde mevcut olduğu arka cepheye doğru büyütülen terasın fazla olan kısmının yıkılmadan toprak ile kapatıldığı bu suretle imar kirliliğine neden olduğu aynı parseldeki 9 numaralı bağımsız bölümde projeye aykırı olarak arka cephede terasın arka bahçeye doğru yaklaşık 100 cm büyütüldüğü terasın bir bölümünün doğrama ile kapatıldığı, ön cephede rüzgarlığın yaklaşık 60 cm büyütülerek imar kirliliğine neden olduğu olay tarihinde ve yapılan tespitte bahse konu yapıların sahibinin sanık ... olduğu yapıların müteahhitinin ise sanık ... olduğu bahse konu yapıların halen projesine ve ruhsata uygun hale getirilmediği, sanıkların her bir yapıdan ötürü ayrı ayrı ikişer kez imar kirliliğine neden olma suçunu işledikleri iddia olunmuştur. Yerel Mahkemece, '' mahallinde 27.05.2016 tarihinde yapılan keşif ile 9 nolu bağımsız bölümünde herhangi bir projesine aykırı imalat bulunmadığı ve bağımsız bölüm numarasının yanlış yazılma ihtimaline binaen 16 nolu bağımsız bölüme bakıldığında daha önce bu bölüme ilişkin tutanak tutulduğu ancak bilahare imara aykırılıkların giderilmiş olduğunun anlaşıldığı; 1 nolu bağımsız bölümündeki projeye aykırı imalatların büyük oranda yıkılmak suretiyle kaldırılmış olduğu, sadece terasın sol yan cepheye doğru 55 cm ve arka cepheye doğru 3,75 cm büyüme halinin devam ettiği ancak burasının imar kanunun 5. Maddesinde tanımlanan kendi başına kullanılabilen üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri, insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan bina vasfında olmadığı zira bu alanların binadan bağımsız kullanılamayacağı gözetildiğinde; davaya konu bina vasfındaki imar kirliliklerinin kaldırıldığından'' şeklindeki gerekçeyle atılı suçtan kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''12.02.2012'' yerine ''22.11.2011'' olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu belirlenmiştir. 1. Sanıkların savunmaları, yapı tatil tutanağı, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Yerel Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülemiştir. 2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükümler kısmında dayanak kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının yazılmaması hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlere " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.