İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 02/06/2011 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, ... plaka sayı…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1038 KARAR NO : 2025/1985 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI : 2017/795 Esas - 2022/172 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 02/06/2011 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli maluliyetinin oluştuğunu, davalı tarafça yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, Çukurova Üniversitesi tarafından düzenlenen raporda müvekkilinin maluliyet oranının % 8.1 olarak belirlendiğini ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde söz konusu maluliyet oranı üzerinden tazminata karar verildiğini, ancak müvekkilinin maluliyetinin arttığını belirterek (belirsiz alacak) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 88.601,38-TL tazminatın davalı sigortaya ihbar tarihini takip eden 8. iş gününün bitiminden veya ödeme tarihinden, kabul görmediği takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek ticari veya yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 14/03/2019 tarihli dilekçe ile, maddi tazminat taleplerini 135.119,22-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının talebinin İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı dosyasında karara bağlandığını ve hükmolunan tazminatın ödendiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davaya konu kazaya ilişkin, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında alınan 01/04/2014 tarihli raporda, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü ...'nun kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü Ahmet Şen'in kusuru bulunmadığının bildirildiği, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11/06/2018 tarih 2018/10618 karar sayılı raporunda; davacının % 15.2 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda, davacının kaza tarihinde 10 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, %15.2 oranındaki maluliyeti nedeniyle efor kaybı zararının 441.998,03 TL olduğu, toplam ödenen 38.440,70 TL tazminatın 02/01/2022 tarihindeki değeri 59.137,53-TL'nin tenzili neticesinde davacının bakiye sürekli maluliyet zararının; 382.860,50-TL, davalının bakiye poliçe teminat limitinin 161.559,30-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı dosyasında, davacının kalıcı maluliyetinin Çukurova Tıp Fakültesi ATABDB'nın 01/08/2014 tarihli raporunda %8.1 olarak tespit edildiği, daha sonra alınan ATK raporunda ise kalıcı maluliyetin %15.2 olarak tespit edildiği ancak davacı tarafça %8.1 oranın tespit edildiği rapora itiraz edilmediğinden mahkemece davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturması nedeniyle % 8.1 oranına göre hesaplanan maddi tazminata hükmedildiği, bahse konu kararın 08/07/2020 tarihinde kesinleştiği, alınan aktüer rapora göre davacının bakiye zararının161.559,30-TL olduğu ancak davacı tarafça ıslah ile 135.119,22-TL tazminat talep edildiği, %8.1 ile %15.2 maluliyet oranı arasında açık orantısızlık ve fahiş fark bulunduğu, bu nedenle davalının kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, davacının davasının haklı olduğu gerekçesi ile; "1-Davacının davasının KABULÜ İLE; 135.119,22 TL maddi tazminatın 22/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği, davacı tarafça maluliyet nedeniyle tazminat istemi ile açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı dosyasında verilen kararın eldeki dava için kesin hüküm oluşturduğu, davacının maluliyetinde artış bulunmadığı, KTK m.90'ın iptalinin hesaplama yönteminin değişmesine gerekçe olamayacağı, davaya konu kazanın iş kazası olması sebebiyle SGK tarafından gelir bağlanacağı ve bağlanan gelirin müvekkili şirkete rücu edilmesi halinde mükerrer ödeme yapılmak zorunda kalınacağı, peşin sermaye değerinin hesaplanarak tazminattan düşülmesine yönelik taleplerinin mahkemece değerlendirilmediği, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği, güncel değerler üzerinden hesaplama yapılması nedeniyle faiz isteminin yersiz olduğu, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı gelişen cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; yargılama aşamasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01/08/2014 tarihli raporda; sağ dirsek eklemindeki hareket kısıtlılığı için genel beden gücü kayıp oranının %8.1 olduğu kanaatine varıldığının, ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09/11/2016 tarihli 20763 sayılı raporda; trafik kazasına bağlı gelişen arızası nedeniyle sürekli maluliyet oranının %15,2 olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, mahkemece, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01/08/2014 tarihli rapora davacı tarafça itiraz edilmemesi nedeniyle davalı taraf yararına maluliyet oranı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile, %8,1 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan tazminata hükmedildiği, mahkeme kararına karşı davacılar vekilinin istinaf talebinin, Dairemizin 15/11/2018 tarihli 2017/1213 Esas ve 2018/1309 Karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararının, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 08/07/2020 tarihli 2019/446 Esas ve 2020/4560 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine kesinleştiği görülmüştür.Eldeki davada, ilk derece mahkemesince ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 11/06/2018 tarihli 10618 sayılı raporda; trafik kazasına bağlı gelişen arızası nedeniyle sürekli maluliyet oranının %15,2 olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacıya % 8.1 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, maluliyette gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.Taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı davası kesinleştiği için bu davada alınan maluliyet raporları taraflar için bağlayıcı olup artık aynı hukuki sebeplerle ikinci bir dava açılamaz. Ne var ki gelişen durumların varlığı halinde artık yeni ortaya çıkan durumlar açısından kesin hüküm söz konusu değildir. Zira daha önceki yargılamada sonradan gelişen bu durumlar yargılama konusu yapılmamıştır. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Mahkemece hükme esas alınan ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 11/06/2018 tarihli 10618 sayılı raporunda gelişen durum olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle anılan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.Bu durumda mahkemece, davacıya ait tüm tıbbi belgeler celbedilerek taraflar arasında görülen davalarda alınan maluliyete ilişkin raporlar arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, yaralamasına bağlı arazların hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, ilk davada, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01/08/2014 tarihli rapor ve ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09/11/2016 tarihli 20763 sayılı raporda saptanan ve değerlendirmeye alınan tıbbi bulgular ile ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 11/06/2018 tarihli 10618 sayılı raporda; dikkate alınan tıbbi bulguların aynı olup olmadığı, ilk davada alınan raporlardan sonra ortaya çıkan arazların bulunup bulunmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, gelişen durumun bulunmaması halinde İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2138 Esas sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi, gelişen durumun bulunması halinde ise yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 18/10/2022 tarihli, 2021/13692 E. - 2022/12447 K. sayılı, 4. HD'nin 08.05.2025 tarihli 2024/713 E. 2025/7392 K. Sayılı ilamları) Açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 tarih ve 2017/795 Esas 2022/172 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025