İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın asıl davada davacı olan ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Asıl davada ve birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/660 Esas sayılı davasında davacı vekilleri dava dilekçesinde, 25.06.2025 tarihli genel kurulda alınan 3,4 v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/216 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2025/659 Esas (Derdest) DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın asıl davada davacı olan ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Asıl davada ve birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/660 Esas sayılı davasında davacı vekilleri dava dilekçesinde, 25.06.2025 tarihli genel kurulda alınan 3,4 ve 5. Kararların TTK 449. maddelerine göre yürütmesinin geri bırakılmasını talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 15.12.2025 tarihli ara kararı ile "..Anılan genel kurul kararlarından 3 ve 4 nolu kararların bilanço, kar zarar hesap onayı ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oldukları görülmektedir. Şirketin dava konusu genel kurulda onaylanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair kararı ile yöneticilerin ibrasına ilişkin kararı, şirket kayıtları, defterleri, tüm bilanço ve hesapları bilirkişi marifeti ile incelenmek sureti ile gerçeği yansıtıp yansıtmadığının anlaşılabilmesi mümkündür. Şu aşamada gerçeği yansıtmadığı yaklaşık olarak ispat edilemediğinden, bu maddelere ilişkin talep yargılama gerektirdiğinden talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; gündemin, bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 3. maddesi hakkında yaklaşık ispat gerekliliği yerine getirildiğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi zaruri olduğunu, davalı şirket ile aralarında “şirketler topluluğu” yapılanması olmadığı halde, dava dışı şirketlerle kanuna aykırı tasarruflar yapıldığını, davalı şirketin kanuna aykırı olarak başka bir şirketten garanti aldığı ve garantörlük komisyonu ödediğini , bu tür hukuki dayanak olmaksızın, garantörlük adı altında komisyon ödenmesinin, açıkça ttk’nın temel ilkelerine aykırı olup, örtülü kaynak aktarımı niteliği taşıdığını, şirketin ihtiyacının üzerinde sayıda personel istihdam etmekte olup bu personelin bir kısmı, pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı ...’ın oğlu ... ... adına kayıtlı şirketlerin yurtdışındaki yatırımlarında görevlendirildiğini, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/347E. ve 2020/557K. sayılı kararı ile 06.01.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararına aykırı olarak yöneticilere ödeme yapıldığını, şirketin karı hakkında hem pay sahiplerine yeterli bilgi verilmediğini hem de kar dağıtımı gündeme eklenmeyerek pay sahiplerinin kar hakkından mahrum edildiğini, 2024 yılı içinde yapıldığı belirtilen 73.398.090.-TL tutarındaki yatırım hakkında yeterli açıklama yapılmadığını, TTK 436/2 maddesinde oldukça açık bir şekilde şirket yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında kendi paylarından doğan haklarını kullanamayacaklarının, yani oy kullanamayacakları belirtildiğini, oydan yoksunluğun sadece yönetim kurulu üyesinin kendi ibra oylaması ile sınırlanmadığını, yönetim kurulunun diğer üyelerinin ibra oylamasında da kendi payından doğan hakkını kullanamayacağının açıkça belirtildiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın 440.790 adet red oyu ile ibra edilmediğini, aynı şekilde ve nedenlerle diğer Yönetim Kurulu Üyesi ... A.Ş.’nin de ibra edilmemesi gerekirken, Yönetim Kurulu başkanı ...’ın sahip olduğu tüm paylara ilişkin olarak oy kullanma yasağına rağmen oy kullanması neticesinde 440.790 adet red oyuna karşılık 1.028.509 kabul oyuyla oy çoğunluğu ile ibrası yönünde karar alındığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin ihtiyati tedbir ile ilgili olarak verdiği 15.12.2025 tarihli ara kararın (3) nolu ve (4) nolu genel kurul kararları yönünden kaldırılmasına, 25.06.2025 tarihli genel kurulda alınan 2024 yılına ait “bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin (3) nolu ve Yönetim Kurulu üyelerinden ... A.Ş.’nin ibrasına ilişkin (4) nolu kararların HMK’nun 389. maddesi ile TTK’nun 449. maddesi uyarınca yürütmesinin geri bırakılması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, davalı şirketin 25.06.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların butlanının tespitine, olmadığı takdirde Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkin derdest davada, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 15.12.2025 tarihli ara kararın 1.maddesinde davalı şirketin 25.06.2025 tarihli genel kurulunda 5. nolu yöneticilere TTK 394 ve 395. maddelerine göre izin verilmesine ilişkin kararın TTK 449.m göre yürütmesinin geri bırakılmasına, 2.maddesinde diğer taleplerin reddine karar verilmiş, 2.maddede verilen ret kararına karşı asıl davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, 3 ve 4 nolu genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, davalı şirketin toplam 36.732.475,00 TL lik sermayesine tekabül eden 1.469.299 adet hissenin tamamının vekaleten toplantıda temsil edildiği, davalı şirket ortaklardan ...'ın 1.028.509 paya, ...'nin 220.395 paya, ...'in 220.395 paya sahip olduğu, toplantının 3 nolu gündem maddesinde 2024 mali yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına 440.790 adet ret oyuna karşılık 1.028.509 adet kabul oyu ve oy çokluğuyla karar verildiği, 4 nolu gündem maddesinde 440.790 adet ret oyuna karşılık 1.028.509 adet kabul oyu ile ve oy çokluğuyla ... A.Ş.'nin ibra edilmesine karar verildiği, ... kendi ibra oylamasında oy kullanmadığı icin ibra edilmediği, 5 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle, ... A.Ş, .... A.Ş, ... ... A.Ş, ... A.Ş, ... A.Ş, ...A.Ş ve ... Üretim A.Ş'den oluşan ... Topluluk Şirketleri'nde ve topluluk içerisinde iştigal etmelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesine, şirketler topluluğu dışında ise TTK.m. 395 ve 396'ya göre izin verilmemesine 440.790 adet ret oyuna karşılık 1.028.509 adet kabul oyu ve oy çokluğuyla kabul oyu ve oy çokluğuyla karar verildiği, davacıların alınan bu kararlara muhalif kaldıkları ve red oyu verdikleri görülmüştür. Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi görüşü alınmış, olumsuz görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Davalı şirketin 25.06.2025 tarihli genel kurulunda alınan 3 nolu karar yönünden yapılan incelemede; kararın 2024 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin olup, yaklaşık ispat kuralına ve dosyadaki mevcut duruma göre yapılan değerlendirme neticesinde davanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece davaya konu genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın TTK.nın 449. maddesi uyarınca yürütmenin tedbiren durdurulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur .Davalı şirketin 25.06.2025 tarihli genel kurulunda alınan 4 nolu karar yönünden yapılan incelemede; 4 nolu karar yönetim kurulu üyelerinden ... A.Ş.'nin ibrasına ilişkindir.Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'ın , ... A.Ş.'nin yöneticisi olduğu görülmüştür. TTK'nın 436. maddesinde oydan yoksunluk hali düzenlenmiş olup, belirtilen maddede, "(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında paydaş olan yönetim kurulu üyeleri, TTK'nın 436. maddesi uyarınca kendi ibralarında ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oydan yoksun olup, somut olayda yönetim kurulu üyesi ...'ın pay durumu dikkate alındığında dava konusu 25.06.2025 tarihli genel kurulun 4 nolu kararı bakımından icranın geri bırakılması için yaklaşık ispat koşulu oluşmuştur. Anılan karar hakkında icranın geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;genel kurulda alınan 2024 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair 3 nolu karara yönelik Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli ise de aynı genel kurulda alınan 4 nolu karara yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle asıl davada ihtiyati tedbir talep eden davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 15.12.2025 tarihli ara kararının 2.maddesinin kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada ihtiyati tedbir talep eden davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2025 tarihli ara kararın 2. Maddesinin HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davalı şirketin 25.06.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan ... A.Ş.'nin ibra edilmelerine dair 4 nolu karara yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile bu kararın İCRASININ GERİ BIRAKILMASINA , 2024 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair 3 nolu karara yönelik ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE 2-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı taraflarca karşılanmasına, 3-Masrafı yatırıldığında tescil ve ilan için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-Tedbirin mahiyeti ve gerekçede açıklanan nedenlerle HMK'nın 392. maddesi uyarınca takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, 5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-İhtiyati tedbir talep eden asıl dava davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-İstinaf aşamasında yapılan masrafların, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026