Hukuk Genel Kurulu 2009/12-382 E. , 2009/415 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/05/2009 Taraflar arasındaki “şikayet” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;İstanbul 9.İcra Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.05.2008 gün ve 2007/238 E., 2008/587 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 23.12.2008 gün ve 19378-22779 sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekili tarafından bonoya …
**Hukuk Genel Kurulu 2009/12-382 E. , 2009/415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/05/2009 Taraflar arasındaki “şikayet” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;İstanbul 9.İcra Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.05.2008 gün ve 2007/238 E., 2008/587 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 23.12.2008 gün ve 19378-22779 sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekili tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlulara örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine adı geçenler vekilinin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, müvekkillerinin borcu olmadığını ve onlara ait olmayan imzalar bulunduğunu, ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda grafolog bilirkişi Hüseyin Şahin'in düzenlediği 12.11.2007 tarihli raporunda bonoda keşideci imzalarının borçluların eli ürünü olduğunu bildirmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi'nde düzenlenen 27.03.2008 günlü raporda ise, (imzanın basit tersimli, önemli ayırt edici karakteristik ve yazı unsuru içermeyen imza olması nedeni ile söz konusu imzaların borçluların eli mahsülü olmadığının açıklandığı görülmüştür. Böylece her iki bilirkişi raporu arasında aykırılık oluşmuştur. Adli Tıp Kurumunun Fizik İhtisas Dairesi’nin imza incelemesinde son mercii olarak kabulü mümkün bulunmadığından bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemez. Bu durumda, mahkemece yeniden oluşturulacak ve yazı biliminden anlar 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak iki rapor arasındaki aykırılık giderildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde mutlaka yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmamakla birlikte alınan bilirkişi raporları hükme esas alınabilecek nitelikte değil ise yeniden bilirkişi görüşüne başvurulması zorunludur. Somut olayda uyuşmazlık, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin hazırlamış olduğu raporun hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.