11. Hukuk Dairesi 2022/5317 E. , 2023/127 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 g…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5317 E. , 2023/127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadiyle davalılara 118.000 Alman markı verdiğini, davalıların kanunlara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin ortak olmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 123.705,63 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defi, hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, dava dilekçesinde Almanya'da kurulu bulunan şirkete ortak olduğu belirtildiğinden müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, müvekkili ... hakkında ileri sürülen iddiaların dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkeme Kararı Mahkemenin 25.02.2014 tarihli ve 2012/116 E., 2014/140 K. sayılı kararı ile davacının özgür iradesi ile dava konusu hisse senedi talep formunu imzaladığı, bu belgedeki imzanın davacıya ait olduğu, belgenin imzalandığı sırada davalılar tarafından davacının belgeyi imzalaması için hile ile ikna edildiğinin kanıtlanamadığı, hisse talep tarihinden çok sonra hata ya da hileyi yeni/ilk kez öğrendikleri iddiası ile dava açılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, temsil olunan hissselerin gerçeği yansıttığı, pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık anasözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık defterlerinin ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın davalı şirketler yönünden ispat olunamadığından reddine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. B. Bozma Kararı