İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 21.08.2013 tarihinde ... Limi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1041 KARAR NO : 2026/2 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2022 NUMARASI : 2021/506 Esas - 2022/171 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 21.08.2013 tarihinde ... Limited Şirketi’ni kurmuş olduğunu, 04.11.2015 tarihinde şirketin %50 hissesini davalı-borçluya devrettiğini, her ne kadar işbu davanın konusu olmasa da, %50 hisseye ait bedel dahi müvekkiline ödenmediğinden ilgili tutara ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, sonrasında müvekkili, ilgili şirkette ortaklıktan ayrılarak mevcut %50 hissesini de 02.05.2019 tarihinde davalı-borçluya 10.05.2019 tarihine kadar 150.000,00 TL ödenmesi karşılığında Beşiktaş 6.Noterliği’nin 02.05.2019 Tarih, ... Yevmiye No’lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile devrettiğini, davalı-borçlu tarafından ilgili hisse bedeline ilişkin her ne kadar 100.000,00 TL ödenmiş ise de bakiye 50.000,00 TL’lik kısımın ödenmediğini, bu nedenle taraflarınca İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkilin işbu hisse devri alacağı için geçmiş gün faizi ile birlikte icra takibi başlatıldığını, fakat davalı-borçlu işbu takibe haksız yere itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, işbu dava hususunda asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan huzurdaki davayı ikame etmeden önce TTK m.5/A hükmünce tarafımızca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk sürecinde davalı-borçlu ile anlaşma sağlanılamadığını, ayrıca davalı-borçlu yukarıda izah olunan ve dayanakları gösterilen borcunu muaccel olmasına rağmen ödemediği gibi aleyhine başlatılan takibe haksız ve kötüniyetle itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle davalı-borçlunun itirazının iptali ile işbu takibin devamına, davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, davalı-borçlu, işbu icra dosyasına itirazında imzaya itiraz etmediğinden dava konusu 02.05.2019 tarihli protokolün geçerliliği hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin rehinle teminat altına alınmamış alacağının muaccel olduğu açık olup, müvekkili davalı-borçlu tarafından mağdur edildiğini, ayrıca taraflarınca internet üzerinden yapılan harici araştırmada davalı-borçlunun kendi üzerinde bulunan motosiklet, pasta-börek fırını gibi maddi değeri yüksek taşınır mallarını satmaya çalıştığını, hatta bazılarını da sattığı bilgisine ulaşıldığını, buna rağmen davalı-borçlu tarafından müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı-borçlunun mal kaçırma kastından dolayı müvekkilinin alacağını elde etme ihtimali her geçen gün güçleştiğini, davalı adına kayıtlı taşınır-taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiğini, davalı-borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’ne ait ... esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan takibin devamına, davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tüm ödemenin gerek nakden elden, gerekse banka yolu ile yapıldığını, ortada resmi hisse satış senedi mevcut olduğunu, bu senetteki beyan ve ifadelerin aksinin ancak aynı derecede yazılı, imzalı resmi belge ile kanıtlanabileceğini, bunun dışında iradeyi sakatlayan "hata, hile ve ikrah" gibi bir nedenin bulunmasının gerektiğini, bu konudaki itirazlar ise belirli süreye tabi olduğunu, ayrıca davacının iradeyi sakatlayan herhangi bir iddiada bulunmadığı da açıkça ortada olduğunu, resmi hisse satış senedine bakıldığında görüleceği gibi davacının beyan ve ifadesinde aynen;"... devir bedelini kendisinden nakden ve tamamen aldım..." şeklinde resmi senede geçirildiğini, hatta devamında davalının 2. paragraftaki beyanında aynen; "... devir bedelini kendisine nakden ve tamamen ödedim..." ibarelerinin mevcut olduğunu, bu durumda müvekkilinin / davalının resmi senede konu hisse devri ile ilgili hiçbir borcu kalmadığı kesin olarak anlaşıldığını, çok önemli bir başka konu ise, davacı İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olduğunu, kendisinden beklenen özeni göstereceği konusunda hiçbir tereddüt olamayacağını, açıklanan nedenlerle gerek davacının avukatlık mesleğini icra ettiği, gerekse resmi satış ve devir senedinde bulunan beyanının ne anlama geldiğini bileceği ve bilmesi gerektiği, gerçekte de tüm devir bedelini eksiksiz aldığı resmi satış senedinde tartışmasız ve net olarak yazılı olduğu da göz önüne alındığında, haksız ve yersiz açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili aleyhine haksız, yersiz ve mesnetsiz başlatılan icra takibi ve dava nedeni ile talep ve iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,davacı ile davalının dava dışı ... Limited Şirketi’nin hissedarları iken davacının ilgili şirketteki ortaklıktan ayrılarak mevcut %50 hissesini 02.05.2019 tarihinde davalıya 10.05.2019 tarihinde 150.000,00 TL hisse bedeli karşılığında Beşiktaş 6.Noterliği’nin 02.05.2019 Tarih, ... Yevmiye No’lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile devrettiğini, davalı tarafından ilgili hisse bedeline ilişkin 100.000,00 TL ödenmiş fakat geriye kalan 50.000,00 TL'nin ödenemediğini ve bu bedelin tahsli amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafında dava konusu hisse bedelinin ödenmediğine dair adi yazılı belge sunulmuşsa da söz konusu belgenin incelenmesinde ödeme miktarları ve tarihleri belirtilmediği gibi dava konusu hisse devir sözleşmesinde hisse bedelinin nakden ve tamamının teslim alındığı belirtilerek imzalandığı, dolayısıyla davacının dava konusu hisse bedeli devir sözleşmesindeki beyanının aksini ispat edemediğinden davacının alacağının ispat edilemediği anlaşıldığından, davanın reddine ve her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi ve takibin durdurulmamış olması nedeniyle davalının, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alacağın varlığını ispat yükünün taraflarına yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkil ile davalı-borçlu arasında akdedilen Beşiktaş 6. Noterliği'nin 02.05.2019 tarih, ... yevmiye No'lu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin eki olan 02.05.2019 Tarihli Protokolün aslı taraflarınca Mahkeme'ye sunulduğunu, taraflarınca başlatılan İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takibinde ilgili noter evrakı ve 02.05.2019 tarihli protokol de dayanak olarak gösterilmiş olup, davalı-borçlu tarafından işbu protokolde yer alan imzaya itiraz edilmediğini, salt bu hususun dahi ilgili alacağın ispat edildiğini göstermekteyken Mahkemece bu husus göz ardı edilmiş ve ilgili borcun ödendiğine ilişkin ispat yükü davalı-borçluda olmasına rağmen hukuka aykırı olarak taraflarına yüklendiğini, mahkeme tarafından dosya kapsamında bildirilen bütün deliller toplanmadan, toplanan deliller üzerinde yeterli inceleme yapılmadan, taraflarınca sunulan protokolde ödeme tarihleri ve miktarı yer almasına rağmen aksine gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.03.2022 tarihli 2021/506 E. 2022/171 K. sayılı kararının kaldırılmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmil edilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, limited şirket pay devri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı, davalının devir bedelini ödeyip ödemediği noktalarındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "diğer alacak bilgisi,; 10.05.2019 tarihli 50.000,00 TL tutarında Beşiktaş 6. Noterliği 02/05/2019 tarih, ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinden kaynaklanan hisse devri bedeli " nedeniyle 50.000,00 TL asıl alacak,5.695,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.695,89 TL alacağın tahsili istemiyle 07.09.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 595/1. maddesi, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır, şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 29/2. maddesi ise, Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır, şeklindedir.Taraflar arasına, Beşiktaş 6. Noterliği 02.05.2019 tarihli ... numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmeye göre, davacı şirketteki 800 pay karşılığına isabet eden 20.000,00 TL'sini hisse payının şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldığını, davalı da nakten ve tamamen ödediğini beyan etmişlerdir.Davacı tarafından dosyaya sunulan 02.05.2015 tarihli belgede, '' ... Ltd. Şti. nezdinde bulunan % 50 hissemi ekte sunulu noter sözleşmesi ile devretmiş bulunmaktayım. İlgili bedelin nakden 10.05.2019 tarihine kadar ödeyeceği, ayrıca sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükümlerinin tarafınca uygulanabilir olmadığı karşılıklı bu haklardan feragat ettiğimizi kabul ve taahhüt ediyorum'' şeklinde düzenlenmiş, taraflarca da imzalanmış olup, davalının söz konusu belgedeki imzaya itirazı bulunmamaktadır.Davacı, dava dışı limited şirketteki hissesini davalıya devrettiğini, ancak bu hisse karşılığında, söz konusu belgeye göre ödenmesi gereken 150.000,00 TL'nin, 10.05.2019 tarihine kadar ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen, davalının 10.05.2019 tarihinde 100.000,00 TL ödediğini, kalan 50.000,00 TL'nin ödenmediğini ileri sürmüş olup mahkemece taraflar arasında noter vasıtasıyla düzenlenen hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin tamamının ödendiğinin yazılı olduğu ve aksinin usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda, tarafların kabulünde olan imzası inkar edilmeyen 02.05.2015 tarihli belgede, ekte sunulu noter sözleşmesi ile hissesini devrettiğini, ilgili bedelin nakden 10.05.2019 tarihine kadar ödeyeceği hüküm altına alındığı, noterden sözleşme yapıldıktan sonra, bu belgenin ekine noter sözleşmesi de eklenerek, bu sözleşmeye atıf yapıldığı, bu belgenin düzenlenmesinden sonra davalı tarafından da ödeme yapılarak, yapılan bu ödemenin başka hukuki ilişki için yapıldığının davalı tarafından iddia ve ispat edilmediğinden, belirtilen ilgili bedelin pay devri bedeli olan 150.000,00 TL olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında sözleşme yapılarak payın devredildiği sabit olup, davalı tarafça, pay devrinden kalan 50.000,00 TL'nin ödendiğini ispatlanamamış olmasına göre 50.000,00 TL asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; borçlu davalının İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, 50.000,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacağın % 20 'si olan 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 3.415,50 TL'den dava açılırken yatırılan 672,67 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.742,83 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 672,67 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu, 59,30 TL başvurma harcı, posta gideri 103,00 TL olmak üzere toplam 162,30 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 145,70 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TLvekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.695,89 TLvekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin,kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.185,00 TL 'sinin davalıdan, 135,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 40,00 TL olmak üzere toplam 260,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2026