10. Ceza Dairesi 2023/8575 E. , 2023/10199 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sa…
**10. Ceza Dairesi 2023/8575 E. , 2023/10199 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2012 tarihli ve 2011/279 Esas, 2012/215 Karar sayılı kararı ile sanıklar Caner, Fatih, Mehmet Emin, Sefer'in uyuşturucu üretiminde kullanılan madde ticareti yapma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanıklar ..., ..., Seyfettin, Hasan ve Suat'ın uyuşturucu üretiminde kullanılan madde ticareti yapma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin yedinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mahkûmiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesin kararının, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 09.09.2013 tarihli ve 2013/4559 Esas, 2013/7358 Karar sayılı kararı ile; "1- Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ve CMK'nın 230. maddesinin 1. fıkrası gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığının açıklanması ve gerçekleşen somut olgularla bağlantısı varsa gösterilmesi, 2- 26.04.2010 tarihinde Van ilinde 06 BZ 7707 plakalı araçta ele geçirilen 1 ton asetik anhidrit ile ilgili olarak Filit Çeçen hakkında Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 2010/304 esas sayılı dava açıldığı UYAP üzerinde yapılan incelemeden anlaşılması karşısında, kesinleşmiş ise bu dava ile ilgili dosyanın, derdest ise onaylı örneğinin getirtilerek dosya içine konması, Tüm deliller birlikte tartışılarak, sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2012/218 Esas, 2013/366 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/372 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/372 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2013/372 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı ile sanıklar Ali Fuat, Caner, ..., Fatih, Hasan, İskender, Mehmet Emin, Sefer'in uyuşturucu üretiminde kullanılan madde ticareti yapma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanıklar Abdulkadir, Bülent, ..., ..., Dilaver, Özcan, Seyfettin ve Suat'ın uyuşturucu üretiminde kullanılan madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin yedinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar ... hakkındaki beraat hükümleri ile sanıklar ...hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanması ve sanık ... hakkındaki hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının sanıklar ... hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz sebepleri özetle; sanıkların mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanıklar ... ve ..müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; vekalet ücretine ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. D. Sanıklar ...müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik araştırma yapıldığına, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. F. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bozma ilamına riayet edilmediğine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Savunma hakkının kısıtlandığına, 2. Eksik inceleme yapıldığına, 3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 4. Delil değerlendirilmesinin hatalı yapıldığına, 5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıklar ... için salt tape kayıtlarında imalı olduğu düşünülen beyanlarla mahkûmiyet hükmünün verilmesinin mümkün olmadığı, tapelerde yer alan konuşmaların açık ve net olmadığı, tapelerde sanık savunmalarının aksini gösterir herhangi bir delilin de elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatlerine, Temyiz dışı sanık ... (1953 doğumlu)'ın Macaristan'da tır parkı, nakliye ve gümrük işleri ile uğraştığı, işin başında oğlu sanık ...'ın (1981 doğumlu) olduğu, tape kayıtları ve hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık Murat'ın beyanları dikkate alındığında sanıklar ...'in Macaristan'da sanık ...(1981) ile irtibatlı olarak iki kez iki tır yakıt katkı maddesi olduğu söylenen kimyasalları getirdikleri, bu kimyasalları sanık Murat'ın deposunda sakladıkları, ...'in yanında çalışan ve hakkında verilen mahkûmiyet kararları kesinleşmiş olan temyiz dışı sanıklar ...in de haberinin olduğu ve kimyasalların buradan dağıtımının yapıldığı, depolanan kimyasalların pazarlanmasından sonra teslim işlerinin nakliyecilik yapan sanık ... ve hakkında mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan temyiz dışı sanık ... tarafından yapıldığı, 21.03.2011 tarihli operasyon sırasında sanık ...'in aracında 4 varil asetik anhidrid maddesi ele geçirildiği, yine sanıklar ...'ın kontrolünde bulunan depoda 119 varil asetik anhidridin daha ele geçirildiği, teknik ve fiziki takip tutanakları dikkate alındığında maddenin Kilis, Van ve Hakkari illerindeki alıcılar ile irtibat kurulması ve pazarlanması işinin sanıklar ...., ..., ...ve ... tarafından bizzat gidilerek görüşme ve telefon görüşmeleri ile sağlandığı kabul edilen olayda; sanıkların birbirleri ile olan irtibatlarının savunmalarda geçen konuların kapsamına göre fazla sık olduğu, hayatın olağan akışı içerisinde arsa alım-satım, tekstil, araba tamiri gibi nedenler ile bu denli sık görüşme yapılmasının mümkün olmadığı, soruşturma konusu ele geçen deliller ile kesinleşen mahkûmiyet kararları ele alındığında sanıklar ... (1981 Doğumlu), ..., Seyfettin Ayhan, ..., Suat, Özcan, Bülent ve Dilaver'in eylemi birlikte gerçekleştirdikleri hususunda kanaat oluştuğu gerekçesi ile mahkûmiyetlerine, IV. GEREKÇE A. Sanıklar Ali Fuat ve İskender hakkındaki beraat, sanıklar Abdulkadir, Bülent, Dilaver ve Özcan hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, sanıklar Abdulkadir, Ali Fuat, İskender, Dilaver, Bülent ve Özcan hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle verilen mahkeme kararının ilk defa 26.05.2022 tarihinde açıklandığı, daha önce de Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçmediği ve 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından; sanıklar hakkında verilen hükümlere karşı kanun yolu başvurularının istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen dosyanın görevli bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, incelenmeksizin iadesine, karar vermek gerekmiştir. B. Sanıklar Caner, ..., Fatih, Hasan, Mehmet Emin, Sefer hakkındaki beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebine yönelik incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanıklar ... ve Sefer müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz talebine yönelik incelemede; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasında "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçiminde düzenleme bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.11.1979 tarihli ve 1979/2-229 Esas, 1979/477 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olduğu, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı dikkate alındığında; kendilerini tek vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar ... ve Sefer yararına Hazine aleyhine ayrı ayrı maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığından, tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanıklar ..., Seyfettin ve Suat hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı üretiminde kullanılan madde ele geçirilemeyen, temyiz dışı sanık ...'in aracında ve temyiz dışı sanıklar Murat ve Kadir'in kullanımında olan depoda ele geçen asetik anhidrit ile ilgisi saptanmayan sanıklar hakkında, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın, UYAP’tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.05.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanıklar Ali Fuat ve İskender hakkındaki beraat, sanıklar.... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, sanıklar ...ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle verilen mahkeme kararının ilk defa 26.05.2022 tarihinde açıklandığı, daha önce de Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçmediği ve 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından; sanıklar hakkında verilen hükümlere karşı kanun yolu başvurularının istinaf olarak kabulüyle, esası incelenmeyen dosyanın görevli BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar... hakkındaki beraat ile sanıklar ... ile Sefer hakkında vekalet ücreti bakımından kurulan hükümlerin; Gerekçe bölümünde (B) ve (C) başlıklı bentlerde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2013/372 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ... ile Sefer müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ... ile Sefer müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., Seyfettin ve Suat hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin; Gerekçe bölümünde (D) ve (E) başlıklı bentlerde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2013/372 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, sanıklar ...yönünden istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine, sanıklar... yönünden ise Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.