İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; ... Uluslararası Nakliyat ve İnşaat Ltd.Şti. aleyhine, davalı TMSF tarafından, tasfiye halinde ... (...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1699 KARAR NO : 2025/1750 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 30/10/2025 NUMARASI : 2025/760 Esas (Derdest) DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; ... Uluslararası Nakliyat ve İnşaat Ltd.Şti. aleyhine, davalı TMSF tarafından, tasfiye halinde ... (...Bankası A.Ş.) lehine tanzim edilmiş bono nedeniyle İstanbul 23. İcra Müdürlüğü ... E.(Yeni esas:... E.) sayılı dosyada icra takibi başlatıldığını, müvekkilleri ... ve ... de müteselsil kefil sıfatıyla takibe dâhil edildiğini, bu takipte takibe konu edilen tutarın 198.583,99 TL olduğunu, yine aynı borçtan kaynaklı olarak davalı tarafından dosya borçlularından ... Uluslararası Nakliyat ve İnşaat Ltd.Şti.'ye karşı İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi ... Esassayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, bono nedeniyle başlatılan takip ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin kaynağının aynı olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığını, işbu davaya konu takibin ise rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte kefiller yönünden icrai işlemler yapılamadığından, kefiller de eklenerek bono takibi yapıldığını, müvekkillerinin takibe konu edilen bu alacak yönünden borçlu olmadığı kısmın tespiti için İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/190 E. sayılı dosyasında menfi tespit davası açtıklarını, mahkemede yapılan yargılama sonucunda: "Davalı Banka tarafından takip tarihinde talep edilen borç tutarının 157.936,81 TL olduğu, kalan 40.647,18 TL yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine" karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 19. HD’nin 2015/13587 E., 2015/13535 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğini, bu karar uyarınca, müvekkillerinin borcunun yalnızca 157.936,81 TL ile sınırlı olduğunu, kalan kısım icra yoluyla tahsil edildiğini, zira müvekkiline ait 3 adet aracın İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi ... esas sayılı dosya kapsamında 08.02.2016 tarihinde: ... plakalı araç – 37.050 TL, ... plakalı araç – 56.100 TL,... plakalı araç – 54.550 TL TMSF tarafından satışa çıkarılıp ve satılıp tahsil edildiğini, borcun aslı alacak kısmındaki fahiş talebe binaen açılan önceki menfi tespit kararı ile asıl borç miktarının düştüğü dikkate alındığında, aynı alacağı dayalı başlatılan İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında satıştan elde edilen fiilî tahsilat, borcun ortadan kalktığını/azaldığını gösterdiğini , davalı tarafça bu tahsilatlar İstanbul 23. İcra Müdürlüğü ... E. (eski esas ...) sayılı dosyaya bildirilmediğinden, borç sanki hiç ödenmemiş gibi göründüğünü, bunun da borçsuzluk ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu edilen icra takibinde borcun fiilen ödenmiş olmasına ve hatta bir kısmının borç olmadığına dair kesin mahkeme hükmü bulunmasına rağmen, icra işlemlerinin devam ettirilmesi, müvekkil yönünden haksız icra tehdidi oluşturduğunu bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince, " İİK'nun 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla dahi icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğinden, icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE , ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanları tekrar ile, mahkemenin, borç miktarına dair kesin hüküm ve önceden başka icra dosyasında araç satışından kaynaklı tahsilat söz konusu olduğu halde bu hususların hiçbirini dikkate almadan İİK m.72/3’ü gerekçe göstererek ihtiyati tedbir talebini reddetmiş bu reddin gerekçelendirilmesinde hukuka aykırılık, eksik inceleme ve delillerin değerlendirilmemesi mevcut olup dosya kapsamında davacılara ait 3 aracın TMSF tarafından satıldığı ve satıştan elde edilen bedellerin tahsil edildiğine dair belgeler dilekçeye eklenmiş; bu tahsilatların diğer icra dosyalarına intikal edip etmediği mahkemece celp edilerek araştırılmamış; İİK m.72/3’ün dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir yasağına ilişkin sınırlı hükmü olup aynı madde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunu açıkça öngördüğünü, mahkeme bu alternatif tedbir imkanını değerlendirmemiş, müvekkilin borçlu olduğu tutara dair kesin hüküm mevcut iken bu hükme aykırı şekilde başlatılmış icra takibinde kesin hükmü aşan miktar yönünden dahi ihtiyati tedbir kararı verilmemesi açık bir şekilde kanuna aykırılık teşkil ettiğini, İşbu hukuki gerekçeler çerçevesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından, İİK m.72/3’ün uygulanması hususunda hatalı değerlendirme yapıldığını, somut olayda satış henüz kesinleşmemiş/teminatlandırılmamış ise Orantılılık ve telafisi güç zarar kapsamında mahkeme satışın devamını engelleyecek tedbir değerlendirmesini yapmak zorunda olduğunu, somut olayda müvekkillerin taşınmaz/haklarının cebri satışla geri döndürülemez biçimde elden çıkması riski bulunduğunu, davacıların menkul ve özellikle gayrimenkul varlıklarının haczi ve satışı halinde telafisi güç zarar doğacağını, mahkeme reddederken bu zarar olasılığını ve sundukları mevcut belgeleri (satış şartnamesi, araç satış kayıtları, kesinleşen menfi tespit kararı vs.) karşılaştırıp gerekçelendirmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep; derdest İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili süresinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İİK 72/3.maddesi " İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesini içermektedir.6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."Şeklinde düzenlenmiştir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır....Bankası A.Ş. tarafından İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... E (eski ... E) dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile dava dışı şirket ve davacılar hakkında icra takibi başlattığı, davacılar tarafından borcun başka icra takiplerinde yapılan satışlar ile ödenmiş olduğu gerekçesiyle ile eldeki menfi tespit davacının açıldığı anlaşılmaktadır.Somut olayda eldeki davanın icra takibi başlatıldıktan sonra açılmış olduğu, icra takibinin ve gayrimenkul satışının durdurulması talebinin İİK 72/3 hükmü gereği mümkün olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.27/11/2025