11. Hukuk Dairesi 2011/13470 E. , 2013/16820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/02/2011 tarih ve 2009/81-2011/32 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/09/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelen
**11. Hukuk Dairesi 2011/13470 E. , 2013/16820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/02/2011 tarih ve 2009/81-2011/32 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/09/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "Dr Beckmann" markası altında leke çıkartıcıların üretimini ve satışını yaptığını, özel formüllü kimyasal bileşiklerin "Stain Devil" (leke şeytanı) ve "Stain Magician" (leke sihirbazı) alt markaları ile farklı ülkelerde piyasaya sürüldüğünü, davalı ile başlattıkları distribütörlük görüşmelerinin Türkiye'deki 2001 yılı ekonomik krizi nedeniyle askıya alındığını, ancak davalının bir takım leke çıkarıcıları, "Dr. Clean" üst markası ve "Leke Sihirbazı" alt markası ile piyasaya sürdüğünü, "Leke Sihirbazı" ibaresinin müvekkilinin kullandığı "Stain Devil" ve "Stain Magician" ibarelerinin anlamdaşı olduğunu, davalının kullandığı broşür, etiket ve şişenin, müvekkilinin kullandıkları ile benzer bulunduğunu ileri sürerek, davalının yarattığı haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, 10.000,00 TL. maddi ve 40.000,00 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını ve bu marka iptal edilmediği sürece yasal korumadan faydalanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı vekilinin 24/09/2010 havale tarihli dilekçesi ve 12/11/2010 tarihli oturumdaki beyanı ile maddi tazminat taleplerini atiye terk ettiği, davacının tescilli “Dr. Beckmann + şişe şekli” ibareli 2001/18194 sayılı markasının, marka tescilindeki şişe görseline uygun şekilde emtia listesindeki ürünler için kullanıldığı, davalının ise tescilli Dr. Clean ibaresini taşıyan markasını kullandığını beyan etmesine rağmen, şişe ambalajı kullanımının, teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı ve markalarında da bu görselle ilgili bir şekil bulunmadığı halde, davacı ürünü ile iltibas oluşturur nitelikte bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, takdiren 5.000 TL. manevi tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir. Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının ürünlerinde “leke sihirbazı” ibaresini kullanmasının, ürünlerin broşür, etiket ve şişe kompozisyonlarının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüş, mahkemece kurulan hüküm kısmında ise sadece davalının ürünlerinde kullandığı şişe görselinin haksız rekabet yarattığına karar verilmiştir. Davacı tarafça gerekçe yönünden temyiz itirazında bulunulmadığına göre, gelinen aşama itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, şişe ambalajlarının benzer olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Bu konuda dosyaya sunulan tespit bilirkişi raporu ile mahkemece alınan 16.05.2005 tarihli ilk bilirkişi raporunda, tarafların şişe görsellerinin birbirine benzer görülmediği bildirildiği halde, 21.06.2010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, tarafların şişe ambalajları arasında açık şekilde benzerlik bulunduğu belirtilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasında, yukarıda belirtilen çelişki meydana geldiği halde, yeni bir bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yaptırılarak, tarafların şişe ambalajları arasında benzerlik bulunup bulunmadığının ve bu durumun haksız rekabet yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi, meydana gelen çelişkinin bu şekilde giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.