11. Hukuk Dairesi 2011/15307 E. , 2012/21372 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2010 tarih ve 2008/12-2010/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilek…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15307 E. , 2012/21372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2010 tarih ve 2008/12-2010/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, “Tadım Pizza” adı ile bilinen Franchise sistemi sahibi olduğunu, markanın, “Tadım Pizza” olarak TPE’de tescilli olduğunu ancak davalının, “Tadım Pizza” markasını, müvekkiline danışmadan, izin almadan kullandığını ileri sürerek tecavüzün men edilmesini, 2.000,00 TL Franchise giriş, 2.000,00 TL haksız kazanç üzerinden %5 isim hakkı bedeli, 2.000,00 TL reklâm katkı payı ve 2.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili, “Tadım Pizza” markasının, 03.08.1989 ile 03.08.1999 tarihleri arasında Restaş Gıda Zincir İşletmeleri tarafından kullanıldığını, davacının aynı marka ve logoyu 17.11.2003’ten beri kullandığını, müvekkilinin ise “... C.Y. Tadım” markasını 24.11.2006’dan beri kullandığını ve bir benzerlik bulunmadığını, logoların farklı olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kullandığı işletme adı ve markanın, şirket müdürünün fiili izni ile gerçekleşen kullanıma dayanması nedeniyle ve markanın ayırt edici karakteri değişmeksizin kullanma nedeni ile tecavüz olarak nitelenemeyeceği gerekçesiyle, davacı tarafın haksız rekabetin önlenmesi ve tazminata ilişkin istemlerinin reddine ve ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.