İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... A.Ş arasında 22/04/2020 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili bankaca davalı borçluya ticari kredi tahsis edildi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/788 KARAR NO : 2026/172 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2021/155 Esas - 2021/804 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... A.Ş arasında 22/04/2020 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili bankaca davalı borçluya ticari kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, iş bu kredi sözleşmesini şirket ortağı olan ... müteselsil sıfatıyla imzaladığını, müteselsil kefil olarak kredi sözleşmesini imzalayan ...'ın eş muvafakati, şirket ortağı olması sebebiyle kredi sözleşmelerinde aranmadığını, kredi borçlusu ve müteselsil kefil tarafından kullandırılan kredinin taksitlerinin vadesi gelmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmayarak kredi koşullarına uyulmaması , borcun zamanında ödenmemesi ve temerrüde düşülmesi sebebiyle kredi hesaplarının kat edildiğini, borçlulara Büyükçekmece 15. Noterliğinden 04/11/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek borçlulardan toplam 1.761.725,90 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, dava dışı borçlu ... Makine....A.Ş hakkında verilmiş konkordato geçici mühlet kararı bulunması sebebiyle davalı borçlu müteselsil kefil ... hakkında İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/640 D.iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının esas takibi yapıldığını, müvekkili bankanın kredi alacağının tahsili amacıyla yapılan haklı ve hukuki icra takibi üzerine davalı borçlunun borca, işlemiş faize, faiz oranına, vergilere ve tüm ferilerine 04/01/2021 tarihinde itiraz ettiğini, itirazın yerinde olmadığını, alacağın usulü dairesinde kat edilerek icra takibine başlanılmasının, kredi sözleşmesine, usul ve yasaya, bu konudaki yargı içtihatlarına uygun olduğunu, müteriz borçlunun itirazlarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, takipte talep edilen faiz ve faiz oranına da taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, davalının işlemiş faize ve faiz oranına itirazlarının da haksız olduğunu, itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı niteliğinde olan arabuluculuk başvurusunun yapılığını, anlaşmaya varılamadığını belirterek davalıların İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin Arnavutköy/İstanbul olduğunu, dava konusu takipte ödeme emrinin belirtilen adreste müvekkiline tebliğ edildiğini, yetkili icra müdürlüğünün Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü olduğunu, davacı yanın Büyükçekmece 15. Noterliği'nin 04/11/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muaccel hale geldiğini beyan ettiği 1.761.725,90 TL tutarındaki bedelin 1 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, davacı yanın ihtarnamesinin tebliğ edildiği 06/11/2020 tarihinde müvekkilinin yetkilisi olduğu asıl kredi borçlusu ... .......A.Ş hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/600 Esas sayılı dosyasından tesis edilen ara karar ile 30/10/2020 günü saat 11.03 tarihiyle 3 ay süre ile geçici mühlet kararı tesis edildiğini, iş bu kararın 2 ay süre ile uzatıldığını, 19/03/2021 tarihli duruşmada müvekkilinin yetkilisi olduğu asıl kredi borçlusu şirkete 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiğini, müvekkili şirketin kendisine tanınan kesin mühlet içerisinde davacı yan tarafından başlatılan takip konusu borçlar da dahil olmak üzere tüm alacaklılara %100 oranında ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/600 Esas sayılı dosyada devam eden konkordato yargılamasının iş bu dava bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı kefil asıl borçlu şirketin yöneticisi olduğunu kefalet için eş rızası alınmasına gerek bulunmamaktadır. Davacı ile dava dışı ... arasında 22/04/2020 tarihinde 5.000.000 limitli sözleşme imzalandığı, davalının sözleşmeyi 5.500.000 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı görülmektedir. Kefalet sözleşmesi Borçlar Kanunundaki şekil şartına uygun olarak yapılmıştır. Davacı banka Büyükçekmece 15. Noterliğinin 04/11/2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kredi cari hesabını 04/11/2020 tarihi itibariyle keserek kat ettiği ve ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde 1.653.875,90 TL tutarındaki nakdi borcun ödenmesi ayrıca çek yaprağı sorumluluk bedelinden kaynaklanan 107.850,00 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesini istemiştir. Kat ihtarı banka kayıtları ile uyumludur. Kat ihtarı asıl borçluya ve kefile 06/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı kefil 08/11/2020 tarihinde temerrüde düşmüştür. Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650 Esas 2019/507 Karar nolu ilamına göre akdi faiz oranının tespitinde bankaca fiilen uygulanan miktarın esas alınması gerekmekte olup tespit edilen %19,50 oranındaki akdi faizin sözleşmenin 4/c bendi gereğince %100 fazlası olan %39 oranında temerrüt faizi istenebilecek iken banka tarafından %26 oranında temerrüt faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalmak gerekmektedir. Bilirkişi temerrüt tarihi itibariyle 1.597.511,19 TL asıl alacak saptamıştır. Takip tarihi itibari ile ise nakdi alacak yönünden 1.597.511,19TL asıl alacak, 50.069,94TL temerrüd faizi, 2.503,50TL BSMV , 414,10TL ihtiyati haciz masrafı, 755TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere, toplam 1.651.253,73TL alacak saptamıştır. Gayrinakdi alacağın deposunun kefilden istenmesi için sözleşmede açık hüküm olması gerekmekte olup, genel kredi sözleşmesinde buna yönelik açık hüküm olmadığından depo ile ilgili davacı talebinin reddi gerekmektedir. Toplanan tüm deliler , alınan bilirkişi raporu doğrultusunda nakdi alacak yönünden davacının davasının kısmen kabulüne, gayrinakdi alacak yönünden depo talebinin reddine, nakdi alacak için başlatılan takibe yapılan itiraz haksız alacak da likit olduğundan hüküm altına alınan kısma %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabul kararı yerine kısmen reddine hükmedilmesi fiili duruma, yasa ve usule açıkça aykırı olduğunu, alacağın usulü dairesinde kat’edilerek icra takibine başlanılması; kredi sözleşmesine, usul ve yasaya, bu konudaki yargı içtihatlarına uygun olup mûteriz borçlunun itirazları haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, takipte talep edilen faiz ve faiz oranı da taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, davalının işlemiş faize ve faiz oranına itirazları da haksız olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı şekilde tahsilat anaparadan mahsup edilerek hesaplama yapıldığını, TBK 100. madde hükmü göz ardı edilerek hesaplama yapılması anapara, temerrüt faizi ve bsmv kalemlerinde açık hesap hatasına sebebiyet verdiğini, davacının banka tarafından takip talebinde, gayrinakdi krediden kaynaklı 96.175 tl riskin depo edilmesi istenmiş ancak yerel mahkemece, takip talebinde depo talep edilen gayrinakdi risk yönünden hatalı şekilde red kararı verildiğini, kefilin çek depo tutarından sorumlu olduğuna dair genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunduğunu, davalı ...'ın, müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu 22/04/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi'nde, sözleşme hükümlerinin tümünün kefiller hakkında da aynen uygulanacağına, kefillerin gayrinakdi kredilerden ve belirtilen hallerde çek bedellerinin davacı banka nezdinde depo edilmesinden sorumlu olacağına ilişkin pek çok kere açık hüküm bulunduğunu, mahkemece genel kredi sözleşmesi hükümleri detaylıca incelenmemiş ve eksik inceleme neticesinde isabetsiz şekilde kefalet sorumluluğuna ilişkin tespit hatalı şekilde yapıldığını, davalı kefil, genel kredi sözleşmesinin açık hükmü uyarınca çek depo bedelinden de sorumlu olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunun "sonuç ve kanaat" kısmında gayrinakdi çek depo talebi yönünden, "45.835+40.000=90.835 tl'nin faiz getirmeyen bir hesapta davalı kefilin depo etmesi gerekiği kanısına ulaşıldığı (sözleşmenin 20 m. ile kefalet hükmünü düzenleyen 9.m ve 9/f 9/i maddelerinin yanı sıra 5941 sayılı çek y. 2 ve 3.m uyarınca)" şeklinde tespitte bulunulduğunu, bilirkişi tarafında yapılan bu tespit, müteselsil kefillerin gayrinakdi çeklerden depo sorumluluğu olduğunun açık ispatı olduğunu, mahkemece verilen kısmen kabul kararının ve gayrinakdi risk yönünden depo talebinin reddine ilişkin verilen kararın usule aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, gayrinakdi krediden kefilin sorumlu olup olmadığı ve ödemelerin mahsubunda hata yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında 22/04/2020 tarihinde 5.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve kefillere çekilen Büyükçekmece 5. Noterliğinin 04/11/2020 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, hesabın kat edildiği ve muaccel hale gelen kredi alacağının ödenmesi gerektiği ihtar edilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı" sebebine dayalı olarak toplam 1.721.814,02 TL nakdi kredi alacağının tahsili, 96.175,00 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi istemiyle 22/12/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Davacı taraf ise, bilirkişi tarafından TBK'nın 100. Maddesi uygulanmaksızın ödemenin asıl alacaktan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmektedir. Bilirkişi raporunda bu husus değerlendirilmiş ve hesap kat tarihinden sonra 03.12.2020 tarihinde 59.941,23 TL tahsilatın davacı tarafından doğrudan anaparaya mahsup edildiği, uygulama birliğini sağlamak için TBK'nun 100 m. uygulanmaksızın fiili uygulama gibi aynen anaparaya mahsup edildiği ifade edilmiştir. Davacı banka, söz konusu tahsilatı ana paradan mahsup ettiğine göre, bilirkişi tarafından da mahsubun bu şekilde yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra kefil olunan gayri nakdi kredi nedeniyle asıl borçlunun yükümlülüklerinin kefilin kendi hakkında da uygulanacağını genel bir ifade ile kabul etmesinin, kefili, teminat mektubu bedelini depo etme yükümlülüğü altına soktuğunu da iddia etmek, kanun koyucunun kefili koruma amacı ile çelişmektedir. Zira kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan ve kefil açıkça teminat mektubunun bedelini ayrı bir garanti sözleşmesi ile garanti etmedikçe kefilin iradesinin dar olarak yorumlanması uygun olacaktır. Bu durumda müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmede açıkça gayri nakdi kredi bedelini depo etme yükümlülüğü bulunmadığından depo talebinden kefilin sorumlu olmadığının kabulü gerekmektedir(Yargıtay HGK'nın 25.10.2022 Tarih ve 2020/11-697 E. - 2022/1386 K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 12.03.2020 Tarih ve 2017/11-36 E. - 2020/290 K. sayılı kararı).Gerek bilirkişi raporunda gerekse davacı vekilince istinaf dilekçesinde dayanılan sözleşme maddelerinde, gayri nakdi kredinin depo edilmesinden asıl kredi borçlusunun yanı sıra davalı müteselsil kefilin de sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle gayri nakdi kredi tutarlarının depo edilmesinin davalı kefilden talep edilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026