11. Hukuk Dairesi 2013/1528 E. , 2013/17932 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2011/92-2012/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1528 E. , 2013/17932 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2011/92-2012/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait “Batakhane Güzeli” isimli tiyatro oyunun, müvekkilinin izini olmadan 20.02.2009 tarihinde davalı bünyesindeki Gençlik Merkezi Tiyatro Grubu tarafından sahnelendiğinin tesadüfen öğrenildiğini, müvekkilinin mali ve manevi haklarının davalı tarafça ihlal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK'in 68. maddesi uyarınca 4.800,00 TL tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın oyunun sahnelenme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu oyunun ücretsiz olarak sergilendiğini, davacının eser ile ilgili haklarına bir ihlalin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacı eser sahibi ile herhangi bir sözleşme yapmaksızın anılan eseri kendi kurumu dışında belediyeye ait sanat merkezi sahnesinde, kendi programlarına katılan kursiyerlere, eser sahibinin adı gösterilmeksizin oynatmak suretiyle temsil ettirdiği, temsilin umuma yönelik olarak gerçekleştirildiği, temsilin ücretsiz izlenmesine olanak verilmesinin eylemi umuma yönelik olmaktan çıkarmayacağı, FSEK'in 33. maddesindeki istisna kapsamına sadece eğitim öğretim kurumlarında yüz yüze eğitim ve öğretim maksadıyla yapılacak temsillerin girdiği, davacı eser sahibinin manevi nitelikteki umuma arz ile adın belirtilmesi haklarının ihlale uğradığı, FSEK'in 70. maddesi uyarınca eserin ve eylemin niteliği, ulaştığı çevre, tecavüzün kapsam ve ağırlığı, davalının kusurunun derecesine göre manevi tazminat miktarının tespit edildiği, mali hakkı tecavüze uğrayan eser sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca kendi emsaline göre tespit edilecek rayiç bedelin üç katını telif tazminatı olarak talep edebileceği, haksız fiil niteliğinde bulunan eylemin davacı tarafça, davalı kurumun Ankara 4 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/327 esas sayılı dosyasında vermiş olduğu 24.12.2010 günlü cevap dilekçesiyle öğrenildiği, bu tarihten sonra bir yıl geçmeden somut dava açıldığından zamanaşımı süresinin dolmadığı, her bir temsilin ayrı ihlal oluşturacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.124,00 TL telif tazminatı ile 2.000,00 TL manevi tazminatın 20.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, FSEK hükümlerine dayalı telif tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekiline 17.12.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup, karar aynı vekil tarafından 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 31.12.2012 günü temyiz edilmiştir. 1086 sayılı HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir. 2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, katılma yolu ile temyiz eden davacı vekilinin temyiz isteminin, HUMK'nın 432/4. madde hükmü gereğince süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA,aşağıda yazılı bakiye 220,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.