T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/642 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1241 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/444 E - 2025/65 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/642 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1241 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR.... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/444 E - 2025/65 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 23/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında 2015/Temmuz ayında bir kısım malzemelerin teslim edildiğini, ancak bedellerinin ödenmediğini, müvekkili tarafından davalı şirketin teslim aldığı malzemelere ilişkin olarak 19.12.2016 tarihli 044471 No'lu, 19.12.2016 tarihli 044472 No'lu, 19.12.2016 tarihli 044473 No'lu, 16.12.2016 tarihli 044474 No'lu ve 16.12.2016 tarihli 044475 No'lu faturaların düzenlenerek posta yolu ile davalıya gönderildiğini, faturaların tarihinde teslim edildiğini, ancak iade edildiğini, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen faturalar ve teslim belgeleri kapsamında davacı şirkete borcunun bulunduğu sarih ise de anılan faturalar iade edildiğinden tespitinin yargılanmaya muhtaç hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin 25/07/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde müvekkilince düzenlenen faturalara konu ürünlerin tamamının davalı şirket personeli imzasını havi teslim listelerindeki malzemelerle örtüşüğü ve bedelinin müvekkiline ödenmediğinin sarih olduğunu, ek raporda yer alan mevcut hesaplamalar doğrultusunda başlangıçta 1.000,00 TL olarak talep edilen bakiye alacağın 644.632,63 TL artırıldığını, toplam 645.632,63 TL'nin ürünlerin teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davanın yetkili olmayan mahkemede ikame edilmiş olduğunu, müvekkilinin adresine göre Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca davalı şirket hakkında davacının keşide ederek davalıya verdiği 45.000,00 TL tutarlı çekle ilgili olarak 02.06.2016 tarihinde İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün 2016/17806 E sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, icra takibi kesinleşmiş olmasına rağmen, davacı tarafın takibine itiraz veya menfi tespit davası açılmadığını, müvekkili tarafından davacı hakkında icra takibi başlatıldıktan altı ay sonra faturaların müvekkiline gönderildiğini, söz konusu faturaların Bakırköy 40. Noterliği’nin 29.12.2016 tarih 35737 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, davacı vekilinin, faturalara konu malların 23.07.2015 ve 25.07.2015 tarihlerine şirkete teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak teslim tutanağı bulunmadığını, mallar Temmuz/2015’de teslim edildiyse neden bir buçuk yıl sonra faturanın düzenlendiğini, ayrıca davacı vekilinin dilekçesinde sunduğu malzemenin birim fiyatlarını gösterir listede imza ve tarih bulunmadığını ve istenildiği zaman düzenlenebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, faturaya dayalı alacağın istemine ilişkin olduğu, davalı ise davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, fatura konusu mal alışverişinin olmadığını ileri sürdüğü, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere, faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiği, teslim belgelerinde davalı yanın çalışanı olan ...'in teslim alan olarak isim ve imzasının bulunduğu, bu şahsın imzayı inkar etmediği, teslim belgeleri ile fatura muhteviyatları karşılaştırıldığında ise malzemelerin birebir örtüştüğü, bahsi geçen faturaların celbedilen vergi kayıtları uyarınca davacı tarafından BS formuyla vergi dairesine bildirildiği, bu haliyle davacı tarafın davaya konu olan faturadaki malları davalı tarafa teslim ettiği hususunu ispatladığı, bu defa ispat yükü üzerine geçen davalı tarafın ise ödeme olgusunu ispatlayamadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece ürünlerin teslim tarihinden, olmadığı takdirde tüm alacak için dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini; İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, faturalardaki ürünlerin fiyatlarının fahiş olduğuna dair iddialar üzerinde durulmadığı, zira faturalardaki birim fiyatlara dair taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı, bir kısım malların teslim alınmadığına dair itirazların karşılanmadığı, davacı yanca ticari kayıtlarının ibraz edilmediği, müvekkili tarafından ibraz edilen ticari kayıtlar dikkate alındığında müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıktığı, müvekkili tarafından davalı yanca düzenlenen faturaların süresinde iade edildiği bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafça davalı tarafa satılıp, teslim edilen malzemelere ilişkin olarak; 19.12.2016 tarihli 044471 No'lu, 19.12.2016 tarihli 044472 No'lu, 19.12.2016 tarihli 044473 No'lu, 16.12.2016 tarihli 044474 No'lu, 16.12.2016 tarihli 044475 No'lu faturaları düzenleyerek, posta yoluyla davalıya gönderdiğini, faturaların 27/12/2016 tarihinde davalı şirkete teslim edilmiş ise de aşamalarda davalı tarafça iade edildiğini, faturalarda yer alan malzemelerin 23/07/2015 ve 25/07/2015 tarihlerinde davalı tarafça şirket personeli ... isimli şahıs tarafından imzalanan teslim listesi ile teslim alındığını, ancak davalı tarafın teslim edilen ürünlerin bedelini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin 25/07/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesini talep etmiş olup davalı tarafından davanın reddi talep edilmiştir. Bakırköy 1. ATM aracılığıyla talimat yoluyla bilirkişi ...'tan alınan bilirkişi raporunda, davaya konu faturaların davalı tarafından Temmuz 2015 dönemine ait kesilmesi gerekirken, 16/12/2016 ve 19/12/2016 tarihinde kesilip davalı firmaya posta yoluyla gönderildiği, davalı tarafından teslim edildiği tarihten sonra 7 günlük süre zarfı içinde davacı tarafa noter kanalı ile iade ettiği, bu nedenle faturaların usulüne uygun olarak reddedildiği ve davalının defter ve kayıtlarına bakıldığında, davacı firmanın borçlu olduğu Aralık 2016 dönemine ait davalının BA formunda beyan edilmediğinin belirlendiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerine fiziki ve elektronik ortamda ulaşılamadığı, davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin incelenemediği, davacı şirketin söz konusu dönemler Mali Müşavirlik hizmetlerini yerine getiren SMMM ...'un elektronik ortamda göndermiş olduğu muavin defter dökümü üzerinde yapılan incelemede, davalı şirketin 20/12/2016 tarihinde 552.510,30 TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, Seğmenler Vergi Dairesi'nden alınan yazı cevabında, davacı şirketin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılı BS formları üzerinde yapılan incelemede, davacı şirketin davalı adına düzenlemiş olduğu (KDV hariç) beş adet 547.146,00 TL tutarındaki faturaları BS formu ile vergi dairesine bildirdiğinin belirlendiği görülmüştür. Dairemizin 15/05/2023 tarih ve 2021/144/ E, 2023/717 K sayılı kararı ile “…İspat yükü üzerinde olan davacı yanca faturalara konu malların davalı yana teslim edildiği ve alacaklı olduğu hususunun usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı yanca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında malların teslim edildiği, ancak aradan geçen uzun zaman sonra bedelinin ödenmemesi nedeniyle faturaların sonradan tanzim edildiği iddia edilerek ... tarafından imzalanan teslim belgelerine dayanılmıştır. Dosya kapsamında ...’in davalı yanında çalışıp çalışmadığı anlaşılamamaktadır. Teslim olgusu tanık ile ispat edilemez ise de teslim belgesi üzerinde imzası bulunan ...’in davalı çalışanı olup olmadığı, söz konusu belge üzerindeki imzasını kabul edip etmediği, belge içeriğine dair itirazının olup olmadığı hususunda beyanı alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Ayrıca davacının alacak talebine konu 5 adet fatura muhteviyatı ile teslim belgesinde yer alan teslime konu malzemelerin muhteviyatının da karşılaştırılmadığı anlaşılmakta olup davalı yanın teslim belgesine ilişkin beyanları alınarak gerektiğinde ... dinlenerek teslim belgeleri ile fatura muhteviyatı karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir” gerekçesiyle mahkemece davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/3 Talimat sayılı dosyasında, 22/02/2024 tarihli duruşmasındaki beyanında ..., "ben ... Uydu Güv. Sis ve San. Tic. Ltd. Şti'de satış pazarlama sorumlusu olarak ilk önce 2012-2016 yılları arasında, sonrasında kendi şirketimi kurmam sebebiyle 2016 yılında ayrıldıktan sonra 2019 yılında tekrar çalışmaya başladım ve halen çalışmaya devam ediyorum. Dava konusu uyuşmazlığı biliyorum. Mahkemece dava dilekçesi ekinde bana gösterilen faturaları gördüm. Faturalara konu malları bilmiyorum. Zaten faturalarda imza yoktur, kendi imzam da yoktur. Faturaların düzenlendiği tarihte ben davalı şirketten ayrılmıştım. Yine dava dilekçesi ekinde teslim alınan karartılmış tam okunamayan belgelerdeki imza bana aittir. Bu belgelerdeki teslim alınan ürünler ben işten ayrılmadan önce tarafların mutabakatı sonrasında cari hesaptan düşülen bedeli küçük malzemelere ilişkin olup dava konusu faturalara ilişkin değildir. Daha açık bir ifade ile dava dilekçesi ekinde imzalı olan belgelerdeki teslim alındığı iddia olunan malzemeler faturaya konu malzemeler değildir. Aradan uzun bir zaman geçse de işten ayrıldığım dönemde cari hesaptan düşülen malları hatırladığım için bu hususları biliyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Yine kaldırma kararı sonrasında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen 5 adet faturadan 547.146,26 TL (KDV dahil 645.632,63 TL) tutarındaki malzemelerin teslim listesinde bulunan malzemeler ile bire bir örtüştüğü, yapılan tespitlere göre; Davaya konu 5 adet fatura İle teslim listesindeki malzemelerin birebir örtüştüğü, örtüşmeyen herhangi bir malzemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davaya konu tüm malzemelerin bedellerinin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44.103,16 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.025,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.077,36 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."