11. Hukuk Dairesi 2023/5587 E. , 2024/7181 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/984 Esas, 2023/945 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/303 E., 2023/61 K. BİRLEŞEN DAVA : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/357 E. Taraflar arasındaki asıl tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat birleşen tecavüzün tespitine ve manevi tazminat davasından d…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5587 E. , 2024/7181 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/984 Esas, 2023/945 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/303 E., 2023/61 K. BİRLEŞEN DAVA : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/357 E. Taraflar arasındaki asıl tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat birleşen tecavüzün tespitine ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halen Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsünde Yardımcı Doçent kadrosuyla çalışmakta olduğunu, 2003 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı programında yüksek lisans eğitimine başladığını, 2004-2005 döneminde “Kendi Belgeleri Işığında Amerikan Board'ın Osmanlı Ülkesindeki Teşkilatlanması” başlıklı yüksek lisans tezini tamamladığını, müvekkilinin tez danışmanlığına davalı ...’ın atanmış olduğunu, hazırlanan tezin 2005 yılında gerçekleşen savunma sınavı sonrasında jüri tarafından olumlu karşılanarak başarılı sayıldığını ve Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'ndeki "başarılı tezler" arşivine dahil edildiğini, Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nde elektronik ortama yüklendiğini ve erişime açıldığını, böylelikle tezin telif haklarının bütünüyle müvekkiline ait olduğunun ve tezde intihal yapılmadığının sabit hale geldiğini, müvekkilinin 2017 yılının Temmuz ayında Türk Tarih Kurumunun kitap satış ofisinde, davalı ...'ın yazmış olduğu, “Osmanlı İmparatorluğunda Amerikan Protestan Okulları” başlıklı kitabı gördüğünü, söz konusu eserin müvekkilinin yüksek lisans tezinden pek çok kısmının bilimsel metotlara aykırı şekilde kopyalama-yapıştırma yapmak (intihal) suretiyle davalı tarafından alındığını fark ettiğini, davalının davacının tezine bilimsel metotlara uygun atıf yapmadığını ileri sürerek davalının tecavüzlerinin ref'ini, satışa arz edildikleri yerden toplatılarak imha edilmesini, hüküm özetinin ilanını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 70 inci maddesi uyarınca 20.000,00 TL manevi tazminatın, eserin basım tarihi olan 2015 yılından itibaren değişir oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalıya ait "Kendi Belgeleri Işığında Amerikan Board'ın Osmanlı Ülkesindeki Teşkilatlanması" adını taşıyan yüksek lisans tezinin, müvekkiline ait daha önce yapılmış çalışma ve tezlerden, şekli ve esasa ilişkin koşullara uyulmaksızın ve usulsüz iktibas (intihal) suretiyle oluşturulduğunun tespitine, 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tespit edilen tecavüzün men ve ref'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının tezi ile müvekkiline ait dava konusu eser arasında intihal oluşturduğu iddia edilen metinlerin davacının tezinin jüriye sunulmasından önce, müvekkili tarafından kamuya arz edilen yüksek lisans ve doktora projeleri, tezleri, makaleleri ve Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü bünyesinde gerçekleştirilen, “Osmanlı Toplum Yapısında Amerikan Müesseselerinin Etkisi (1820-1921)” isimli araştırma projesi çalışmaları/sonuç raporundan oluştuğunu, bu nedenle dava konusu eserin davacının tezinden herhangi bir usulsüz alıntıyı içermediğini, müvekkilinin hazırladığı metinlerden istifade edilerek yazılan davacı tezinin, lisans eğitimini tamamlayıp yüksek lisans yapmaya yeni başlayan bir öğrencinin kendi birikimiyle ve 1 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştiremeyeceği nitelikte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili, dava konusu kitap içeriğindeki tarihi ve resmi bilgilerin kimsenin tekelinde olmadığını, kitapta davacının yüksek lisans tezinden yapılan alıntının da usulüne uygun bir şekilde belirtildiğini, Kurumun üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından dava konusu “Kendi Belgeleri Işığında Amerikan Board’ın Osmanlı Ülkesindeki Teşkilatlanması” isimli yüksek lisans tezi üzerinde davacı ...’in, yine dava konusu “Osmanlı İmparatorluğu’nda Amerikan Protestan Okulları” isimli kitap üzerinde birleşen davacı ...’ın eser sahibi olarak manevi ve mali haklarının bulunduğu, davacı tarafından hazırlanan yüksek lisans tezinin, Erciyes Üniversitesi’nde bir kopyası bulunduğu anlaşılan Papers of the American Board of Commissioners for Foreign Missions (PAMBCFM) arşiv belgelerinin okunması ve yorumlanması ile oluşturulduğu, tezin hazırlanmasında bu alanda yazılmış önceki kitap, makale ve yapılmış tezlerden büyük ölçüde yararlanıldığı, ayrıca davacı ...’in “Kendi Belgeleri Işığında Amerikan Board’ın Osmanlı Ülkesindeki Teşkilatlanması” isimli yüksek lisans tezinin, davalı ...’ın ...’in yüksek lisans tezinin kabulünden önce yayımladığı, asıl davadaki intihal iddialarına yol açan aynen ya da kısmen kullanımların karşılıklı olduğu, her ne kadar Üniversite tarafından aslı ibraz edilemese de ortada bir proje sonuç raporunun bulunduğu, ...’in tezinin büyük bölümünün ... tarafından kopyası sunulan proje sonuç raporundaki ifadelerle örtüştüğü, proje sonuç raporu ile yüksek lisans tezi arasında aynılık derecesinde benzerlik olduğu, bu durumun her iki çalışmanın da kaynağının aslı ibraz edilmemekle birlikte proje sonuç raporundan yararlanılarak, ya da ortak bir çalışmayla yapıldığının, hem davacı ...’in "Kendi Belgeleri Işığında Amerikan Board’ın Osmanlı Ülkesindeki Teşkilatlanması" başlıklı yüksek lisans tezinin, hem de davalı ...’ın "Osmanlı İmparatorluğu’nda Amerikan Protestan Okulları" adlı kitabının hazırlanmasında bu belgeden yararlandığının anlaşıldığı, dolayısıyla tez ve kitabın birbirine benzer metinlerden oluştuğu, aslı ibraz edilemeyen sonuç raporundaki bazı bölümlerde ...’ın önceki çalışmalarından alıntıların yer aldığı, dolayısıyla bu alıntıların hem dava konusu yüksek lisans tezine hem de kitaba yansıdığı, her iki çalışmada ifade edilen görüşlerin karşılıklı intihal iddiasında bulunulan ifadelerin, arşiv belgelerinin değerlendirilmesinden ve yorumlanmasından ibaret olduğu, bu eserlerin birer tarih çalışması olarak aynı belgelerin taranmasından, incelenmesinden ve yorumlanmasından yola çıkılarak ve daha önce bu alanda yapılan çalışmalardan da yararlanılarak hazırlanması cihetiyle "tarihi ve resmi bilgilerin kimsenin tekelinde olmayacağı" genel prensibinden hareketle, yorumlama ve değerlendirme üsluplarında benzeşme olsa da bunların her iki yazar tarafından yaratılmış, icat edilmiş, keşfedilmiş, müelliflerinin hususiyetini taşıyan ifadeler olmadığı, büyük ölçüde özgün birer çalışma vasfından uzak olduğu, bu değerlendirmeler ışığında akademik prensipler doğrultusunda alıntılarda kaynak gösterme zorunluğu bulunmakla birlikte gerek dava konusu yüksek lisans tezinde ve gerekse kitapta bu hassasiyet gösterilmemiş olsa da her iki taraf açısından birbirlerinin çalışmalarından yaptıkları ve kaynak göstermeden kullandıkları atıflar için aynı kaynaklardan yararlanma hususu da göz önünde bulundurularak, intihal iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, birleşen dosyada davalı ...’in intihal niteliğindeki eyleminin dava tarihine kadar süreklilik arz edecek biçimde devam ettiği, tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımının cereyan etmeyeceği, eylemin süreklilik arz etmesi sebebiyle manevi tazminat talebinin de zamanaşımına uğramayacağı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, ancak dava konusu yüksek lisans tezini davalı ...’in 2005 tarihinde yazıp teslim ettiği, davacı ...’ın da davalının tez danışmanı olduğu ve tezden haberdar bulunduğu, eser sahipliğine dayalı hakların ihlali iddiasını havi davanın ise 18.09.2018 tarihinde açıldığı, davacı ...’ın söz konusu eylemleri bilmesine ve eserden haberdar olmasına rağmen, tezin sunum tarihi olan 2005 yılından işbu davanın açılış tarihi olan 2018 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya 2018 yılına kadar ihtarname göndermediği, herhangi bir hak talebinde bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açılmayacağına dair güven oluşturduktan sonra iş bu davayı açarak eser sahipliğine dayalı hakları talep etmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğundan, davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı gerekçesiyle asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacının da içinde görev aldığı "proje raporunun" sonuç kısmından, kendi tezini tamamlamasından önce haberdar olduğunun kanıtlandığı, bu durumda mahkemece asıl davada intihal iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, birleşen davada da mahkemece tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımının cereyan etmeyeceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, yine birleşen dava konusu yüksek lisans tezini davalı ...’in 2005 yılında yazıp teslim ettiği, davacı ...’ın da davalının tez danışmanı olduğu, birleşen davanın ise 18.09.2018 tarihinde açıldığı, davacı ...’ın söz konusu eylemleri bilmesine ve eserden haberdar olmasına rağmen, tezin sunum tarihi olan 2005 yılından 2018 yılına kadar sessiz kaldığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açılmayacağına dair güven oluşturduktan sonra dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, 5846 sayılı Kanun'a dayalı tecavüzün ref'i, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesi. 3.5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.