TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2022 NUMARASI : 2020/644 Esas 2022/861 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/12/2020 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/540 Esas 2025/1275 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/540 KARAR NO : 2025/1275 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2022 NUMARASI : 2020/644 Esas 2022/861 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/12/2020 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü döneme ilişkin dava dışı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/884 Esas sayılı dosyası ile elektrik faturalarının tarifeye aykırı düzenlenmesi nedeni ile tazminat (fazla ödenen bedelin iadesi) davası açıldığını,davada 25/09/2019 tarihli ve 2018/884 esas 2019/1296 sayılı kararla 1.051.515,59 TL'nin davacı tarafından ödenmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2020 tarih, 2020/57 E. ve 2020/2068 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğini, ilgili karar nedeniyle 73,10 TL tehiri icra harcı, 2018,50 TL temyiz yoluna başvuru harcı ve 18.128,03 TL temyiz karar harcının 25/11/2019 tarihinde Mahkemeler Veznesine ödendiğini, yargılama sonucunda, bakiye karar harcı 43.413,14 TL 30/12/2019 tarihinde Vergi Dairesine, onama harcı 54.384,00 TL ise 08/05/2020 tarihinde Mahkemeler Veznesi hesabına ödendiğini, mahkeme kararının Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2019/12941 E. Sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğinden 2.031.174,57 TL'nin 21/04/2020 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, 25.755,35 TL stopaj kesintisi tutarının 23/05/2020 tarihinde Vergi Dairesine ödendiğini, söz konusu dava sebebiyle müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan miktarın toplam 2.173.146,69 TL olduğunu bildirerek, 2.173.146,69 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’tan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın rücu davası olup Borçlar Kanunun 73'üncü maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, fazla ödenen bir miktarın bulunmadığını, dava konusu edilen rücu talebine konu ödemelerin davacı ve davalı şirketin bilançosuna yansımış olmasına bağlı olarak davalı ... tarafından yapılmış bir ödeme anlamına geleceğinden mükerrer ödemenin söz konusu olacağını, davacının sözleşmeden kaynaklanan bir talep hakkının bulunmadığını, bir an için davacının haklı olduğu kabul edilse dahi müvekkili kurumun yalnızca mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu olup icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflar ve faizden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/09/2019 tarih, 2018/884 Esas 2019/1296 Karar sayılı ilamında üçücü kişi lehine hükmedilen alacak tutarının taraflar arasındaki İşletme Hakkı Sözleşmesinin 7.4. maddesi gereğince dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen işlemlerden kaynaklandığından davalı ...'ın davalı tarafından ödenen tutarlardan sorumlu sorumlu olduğu, davacının ödediği tutarları ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği , davalı tarafın zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, 2.173.146,69 TL'nin; 18.128,03 TL'sinin 25.11.2019 tarihinden itibaren, 2.056.929,92 TL'sinin 21/04/2020 tarihinden itibaren, 73,10 TL'sinin 25/11/2019 tarihinden, 218,50 TL'sinin 25/11/2019 tarihinden, 54.384,00 TL'sinin 08/05/2020 tarihinden, 43.413,14 TL'sinin 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gerekçeli kararın yazımı sırasında, kısa kararın 1 nolu maddesinde yazım hatası sonucu hükmedilen toplam alacak tutarı olan 2.173.146,69 TL'nin içinde yer alan 18.128,03 TL temyiz karar harcı tutarının yazılmadığı bu hususun tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olduğu anlaşıldığından gerekçeli karar yazımı sırasında HMK.304.maddesi uyarınca hüküm bölümünün 1 nolu maddesindeki maddi hata düzeltilerek, davanın kabulüne, 2.173.146,69 TL'nin 2.056.929,92 TL'sinin 21/04/2020 tarihinden itibaren, 73,10 TL'sinin 25/11/2019 tarihinden, 218,50 TL'sinin 25/11/2019 tarihinden, 54.384,00 TL'sinin 08/05/2020 tarihinden, 43.413,14 TL'sinin 30/12/2019 tarihinden, 18.128,03 TL'sinin 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... ve dağıtım şirketleri arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmadan önceki ve sonraki süreç, özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, dolayısıyla özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...’ın 24.07.2006 tarihinde Şirketlerle imzalamış olduğu İşletme Hakkı Sözleşmesi’nin İhale Şartnamesi ve Hisse Devir Sözleşmesi ile bütünlük arz ettiğinden, her üç doküman hükümlerinin birlikte yorumlanması gerektiğini, Diğer taraftan özelleştirme kapsam ve programında bulunan ... ve bağlı şirketler, tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, ...’ın kuruluş tarihi olan 01.03.2005’ten önce bölgede elektrik dağıtım faaliyetleri ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova Elektrik Dağıtım Müesseseleri tarafından yürütülmekte iken, 01.03.2005 tarihinden sonra müvekkil kurumdan ayrı tüzel kişiliğe sahip ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yürütüldüğünü, bilirkişi raporunda 2005 tarihinden önceki sorumluluğun kabul edilmediği belirtilmişse de değerlendirme kısmında bu hususa değinilmediğini, cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere hem Müesseseler hem de TEİAŞ yönünden husumet itirazları bulunduğunu, ayrıca raporda faturalara ilişkin bir açıklık bulunmadığı da belirtildiğini, bu hususun da irdelenmeden değerlendirilme yapıldığını, Kısa kararda yer verilmeyen bir kalemin ( temyiz karar harcı) gerekçeli karara usul ve yasalara aykırı olarak eklenmesi hususunda taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, gerekçeli kararda hükmedilen harçların ve vekalet ücretinin de tarafımızca kabulü mümkün olmayıp, davalı kurum aleyhine yüksek belirlendiğinden bu sebeple de kaldırılmasını talep ettiğini, davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin doğru olmadığını, davacı taraf icra takibine ilişkin bilgi vermediği gibi, daha önce dava konusu alacağın ödenmesi için bir talepte de bulunmadığını, davalı kurumun anılan icra takibi ve ödemeye ilişkin bilgisi dava açılması ile ortaya çıktığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesine dayanılarak talep edilen rücuen tazminat davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/09/2019 tarihli, 2018/884 E. ve 2019/1296 K. sayılı ilamı incelendiğinde; Davacı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından davalı ... ... Elektrik Dağıtım A.ş aleyhine ikame edilen dava ile davalının 01/04/2003–01/09/2006 döneminde iletim bedelini 1.200.00.-TL/ kwh yerine 4.040.00 TL / kwh olarak, 01/01/2004 - 01/09/2006 döneminde iletim bedelini 3.030.00.- TL/ kwh yerine 4.040.00.- TL/kwh olarak tahsil ettiğini, fazla bedel alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 10.000.00 TL ve ödenen KDV'nin ödeme tarihinden avans faizi ile tahsili talep edildiği, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/09/2019 tarihli, 2018/884 E. ve 2019/1296 K. Sayılı ilamı ile davacının ıslah talepli davasının kısmen kabulüne, 1.061.515,59 TL alacağın , 10.000,00 TL 'sinin dava tarihi olan 30/09/2011 tarihinden, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 29/01/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2020 tarih, 2020/57 E. ve 2020/2068 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2019/12941 E. sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı davacı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından, borçlu davalı ... ... Elektrik Dağıtım A.ş aleyhine 1.061.515,59 TL asıl alacak, 2.887,01 TL yargılama gideri, 29.329,41 TL harç, 55.795,7 TL ilam vekalet ücreti, 660.788,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.810.316,38 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı,takip dosyasında yapılan 21/04/2020 tarihli hesaba göre dosya borcunun 2.056.929,92 TL olduğu, davacı tarafından, vekalet ücretleri üzerinden 25.755,35 TL stopaj kesintisi yapılarak 21/04/2020 tarihinde icra dosyasına 2.031.174,57 TL ödendiği, 25.755,35 TL stopaj kesintisi tutarının 23/05/2020 tarihinde Vergi Dairesine ödendiği görülmüştür. Somut olayda, dava dışı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından davacı ... ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/884 E. Sayılı( eski esas 2014/724) dosyasında açılan dava ile 01/04/2003-01/09/2006 döneminde fazla tahsil edilen iletim bedelinin faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, davanın Türkiye Elektrik İletim A.Ş., Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na ihbar edildiği, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/884 E. sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2018 tarih ve 2016/8386 E. 2018/3327 K. sayılı bozma ilamı doğrultusunda, davanın kabulüne,1.061.515.59 TL alacağın. 10.000,00 TL 'sinin dava tarihi olan 30/09/2011 tarihinden, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 29/01/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 72.512,13 TL karar harcından, peşin ve ıslahla alınan 29.329,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 43.182.72 TL harcın davalıdan tahsiline, davacı tarafından yapılan 2.887.01 TL yargılama giderinin ve 29.329.41 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 55.795,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2020 tarih ve 2020/57 E. 2020/2068 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş olduğu, davacı tarafından 18.128,03 TL Temyiz Karar Harcının 25/11/2019 tarihinde ödendiği, bakiye karar harcı 43.413,14 TL 30/12/2019 tarihinde Vergi Dairesine, onama harcı 54.384,00 TL ise 08/05/2020 tarihinde Mahkemeler Veznesi hesabına ödendiği, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan ilamının Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2019/12941 E. sayılı dosyasından ilamlı icraya konu edildiği, toplam 1.810.316,38 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takip dosyasında yapılan 21/04/2020 tarihli hesaba göre dosya borcunun 2.056.929,92 TL olduğu, davacı tarafından, vekalet ücretleri üzerinden 25.755,35 TL stopaj kesintisi yapılarak 21/04/2020 tarihinde icra dosyasına 2.031.174,57 TL ödendiği, 25.755,35 TL stopaj kesintisi tutarının 23/05/2020 tarihinde Vergi Dairesine ödendiği ihtilaf konusu değildir. Dava konusu uyuşmazlık davacının ödediği iş bu miktarları davalıdan rücu edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. ... Genel Müdürlüğü ile Müessse Müdürlüklerinin ayrı tüzel kişi oldukları ve Müessese ile ilgili davalarda ...'a husumet düşmeyeceği yerleşmiş Yargı içtihadı haline gelmiştir. Bu konudaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/03/2010 tarih 2010/13-89 Esas 2010/134 Karar sayılı ilamında; "Davalı ... A.Ş. 233 sayılı KHK.nin 3.maddesi uyarınca TEK kurumundan ayrılarak iki ayrı iktisadi devlet kuruluşu olarak 15.9.1993 tarihli 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, 26.1.1994 günlü 21830 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü ile organlarının görev alanlarının belirlendiği, 01.05.1994 gününde yöntemince tescili yapılıp ilan edildiği, bilahare kendi mevzuatı ve 233 sayılı KHK.nin 15 ve devamı maddeleri uyarınca müesseseler oluşturarak faaliyetine devam ettiği, bu müesseselerin de ticaret siciline kaydı yapılarak ilan edildiği ve tüzel kişiliğinin bulunduğu, kendine ait sermayesi ve yönetim organları bulunan müesseselerin kendi faaliyet alanlarında kalan işlemlerle ilgili olarak yasal hasım olarak gösterilmeleri gerekir. Davalılardan ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü izah edilen şekilde kurulan ve diğer davalıdan bağımsız tüzel kişiliği bulunması, kendi faaliyet alanındaki enerji nakil hatlarının bedellerinin tahsiline ilişkin davanın da bu ilgili müesseseye yöneltilmesi gerekir. Diğer davalı müessesenin faaliyet alanı içinde kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağı tahsili hakkında açılan davada davalı ...’a husumet yöneltilmesi mümkün değildir. (HGK. 2000/21-1668- 2000/1763) Açıklanan nedenle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." gerekçesiyle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnilmesi kararını aynı gerekçeye atıfla bozmuştur. Müessese Müdürlükleri faaliyetlerini sürdürürken bu kez; Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 28/05/2013 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne devredilerek 28/05/2013 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/11/2006 tarih ve 2006/10-722 Esas 2006/730 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere anlatılan hukuki sürece göre 01/05/1994 tarihinden sonraki işlemler müessese müdürlüğü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında da belirtildiği üzere, ayrı bir tüzel kişilik olan dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde dağıtım şirketlerinin hisselerinin tamamının ... Genel Müdürlüğüne ait olması da şirketin ayrı bir tüzel kişiliği olduğu gerçekliğini etkilememiştir. Nitekim bu kapsamda dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan davalarda husumetin dağıtım şirketlerine düşeceği ve ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davaların husumet yokluğundan red edileceğine dair Yargıtay kararları yerleşmiş içtihat haline gelmiştir. Gerek özelleştirme öncesi dönemdeki müessse müdürlükleri gerekse özelleştirmeden sonra kurulan dağıtım şirketlerinin ayrı tüzel kişilikler olduğu ve kendi adlarına bağımsız iş ve işlemler yaptığı bunların iş ve işlemlerinden dolayı ... Genel Müdürlüğüne husumet düşmeyeceği açıktır. İHDS'nin 7.4. maddesindeki, "dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağı" düzenlemesi mevcut ise de, Dairemiz bu atfın ve özellikle her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğunun belirtilmesinin ayrı bütçelere sahip özelleştirme sonrasında kurulan şirketlerin kasalarına giren paraları da kapsamadığı düşüncesindedir. Sözleşme hükmü sorumluluğu kapsamakta, ancak kasadaki paranın sonuçlarını kapsamamaktadır. Dairemiz, ... Genel Müdürlüğü 7.4 ve 7.6 maddelerine göre 3. kişilerin açtığı dava ve takiplerin muhatabı ise de, ödenen para dağıtım şirketinin bütçesinde ve kasasında ise davacının bu tutarı davalıya rücu edemeyeceği görüşüne dayanmaktadır. Bu aşamada üçüncü kişiden fazla tahsil edilen iletim bedeli dağıtım şirketlerinin kurulması ve akabinde hisselerinin satılması sürecinde davalı ... Genel Müdürlüğüne aktarılmamış ise halen dağıtım şirketinin kasasında bulunmakta olup, davacı dağıtım şirketi bu parayı iade etmekle kasasına haksız girmiş paranın hak sahibine iadesini sağlamıştır. Anılan tutarın bu kez davalı ...'tan istenilmesi ise davacının bu tutar kadar sebepsiz zenginleşmesini sağlayacaktır. Davacı tarafından anılan tutarın davalı ... Genel Müdürlüğüne aktarıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi davalı ... da bu tutarların genel müdürlüğe gönderilmediğini savunmaktadır. Hal böyle olunca, fazla iletim bedeli tahakkukundan ötürü dava dışı 3. kişi tarafından dayanak davaya konu ödemenin müessese müdürlüklerinin kurulmasından sonra ayrı bir tüzel kişilik olan müessese müdürlüğüne yapıldığı, ancak davacının tahsil edilen tutarı davalı ... Genel Müdürlüğüne aktarıldığını iddia ve ispat etmediği, davacının kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, davacının kasasında bulunan ve davalıya aktarıldığına ilişkin iddia ve belge bulunmayan haksız tahsil edilmiş parayı hak sahibine iade etmekle kendi kasasındaki haksız tahsil edilmiş paranın iadesini sağladığı, kesinleşen ilam ile üçüncü kişiden haksız olarak fazla tahsil edildiği karar altına alınan tutarın davalıya önceden aktarıldığı ispatlanamadığına göre davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceği, iletim bedeli olarak fazla alınan paranın yerini bu kez davalıdan tahsil edilecek paranın alacağı, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bedeli daha sonra mahkeme ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkanı bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 tarih ve 2020/644 Esas 2022/861 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 37.111,92 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 36.496,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı tarafından bakiye karar harcı olarak yatırılan 111.335,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydı gerekmekte ise de, davalı tarafından istinaf aşamasında yatırıldığı anlaşılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesi yargılamasında yapılan gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 37.112,00 TL istinaf nispi karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -