T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/11/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Maddi Hasarlı Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:30/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin g…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/11/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Maddi Hasarlı Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:30/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu bu değer kaybının davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada müvekkillerinin kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Davaya konu olay bir trafik kazası olup bu husus genel olarak haksız fiil kategorisi içerisindedir. Davalı asiller sürücü ve işleten olarak sigorta şirketi ise sigorta sözleşmesi gereğince bu haksız fiilden sorumludur. Yine davalıların sorumluluğuna gidebilmek için haksız fiilin unsurları olan kusurlu eylem zarar ve illiyet bağının olayda mevcut olması gerekir. Somut olay incelendiğinde kaza tespit tutanağı, kusur raporu ve olayın oluş şekli değerlendirildiğinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, bu kusurlu eylem neticesinde araçta hasar oluştuğu alınan rapora göre bu hasarın değer kaybına neden olmakla zarar şartının da yerine geldiği anlaşılmıştır. Değer kaybı haksız fiilin doğrudan neden olduğu zararlardan olmakla araç sürücüsü ve maliki bu zarardan sorumludur….” gerekçeleri ile; “Davanın Kabulü ile; 120.000,00 TL'nin 03.12.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarına tebliğ edilen kararın gerekçe içermediğini, dosyada ön inceleme duruşması yapılmadığını, hiçbir delil toplanmadan, taraflarına ait talepler değerlendirilmeden, delilleri hiçbir aşamada dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin iddia edildiği gibi davaya konu kazada kırmızı ışıkta geçmediğini, bu hususta görüntü kayıtlarının dosyaya alınması ile kusur durumunun netleştirilmesi gerektiğini, kırmızı ışıkta geçen ve müvekkiline çarpanın asıl davacı asil olduğunu, öte yandan dosya kapsamında bulunan trafik tespit tutanağının müvekkilinin yokluğunda hazırlandığını, soyut ve dayanaksız olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığını, davacının araçta değer kaybı oluştuğu iddiasının gerçek dışı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 27. maddesi hükmüne göre, davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının tarafların açıklamalarını dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda hakim, tarafları dinlemeden, açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için onları kanuna uygun biçimde duruşmaya davet etmeden karar veremez. (YHGK 2009/52 E., 2009/105 K.). Her ne kadar HMK'nın 320/1. maddesinde, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar vereceği belirtilmiş ise de; bunun ancak ön inceleme aşamasında ve mümkün olan hallerde olduğu belirtilerek uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir. HMK'nın 137. maddesinde; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön incelemede dava şartlarının ve ilk itirazların inceleneceği, uyuşmazlık konularını tam olarak belirlenip, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onların sulhe veya arabuluculuğa teşvik edileceği düzenlenmiştir. Bu bağlamda, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez. Somut dava dosyasında; mahkemece dosya üzerinden ön inceleme tensip tutanağı düzenlenerek emredici usul kurallarına riayet edilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Bu nedenlerle, mahkemece; ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesi, ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra, taraflarca bildirilen delillerin toplanması , gerekli görülmesi halinde tahkikat duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu hususlar göz ardı edilmek suretiyle tarafların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalılara İADESİNE, 5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Davalılar tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 28/11/2022 tarihli ve ... Esas numaralı ve 190.000,00 TL tutarlı nakdi teminatın yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 30/12/2025 ...