11. Hukuk Dairesi 2010/6349 E. , 2011/17660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Honaz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2008/64-2009/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/6349 E. , 2011/17660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Honaz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2008/64-2009/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait iş makinesinin davalı tarafından sigorta edildiğini, sigortalı araçta motor arızası sonucunda meydana gelen hasarın, aracın şasi numarasının yanlış olduğu gerekçesiyle davalı tarafından karşılanmadığını, ancak sigorta acentesinin aracın şasi numarasını yanlış yazmasının müvekkili aleyhine sonuç doğuramayacağını, poliçede şasi numarası dışında kalan tüm bilgilerin hasara uğrayan araca ait bulunduğunu, aynı araçla ilgili olarak davalı şirketin başka bir hasar nedeniyle müvekkiline ödeme yaptığını, yine müvekkiline ait olan başka bir iş makinesinin daha davalı nezdinde sigorta ettirildiğini, işçilerin öğle tatili sırasında oluşan toprak kayması neticesinde bu aracın pert olduğunu, davalının bu araç yönünden de müvekkiline ödeme yapmaya yanaşmadığını ileri sürerek, Volvo marka iş makinesi için 20.220,30 TL'nin, diğer araç için ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, iki farklı poliçeye dayalı istemlerin tek davada ileri sürülemeyeceğini, poliçe primlerinin süresinde ödenmediğini, davacıya Volvo marka araç için ödeme yapıldığını, ayrıca bu araç ile ilgili bir hasarın söz konusu olmadığını, diğer aracı ise yetkisiz kişinin kullandığını, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Volvo marka aracın motor arızası sonucu hasar gördüğü, araçta meydana gelen hasarın teminat dahilinde bulunduğu, diğer araç yönünden ise poliçe genel şartlarının 3/g maddesinde kaya, taş ve sert cisimlerin verdiği zararların sigorta kapsamı dışında olduğunun düzenlendiği, somut olayda da yüksekten düşen taşların sigortalı araçta hasara yol açtığı, bu araçta meydana gelen hasarın teminat dışında kaldığı, her ne kadar geniş kasko teminatı başlığı altında yer kayması sonucu meydana gelecek hasarlar teminat içine alınmış ise de, park halindeyken zarar gören makinenin bu düzenlemeden faydalanamayacağı gerekçesiyle Volvo marka iş makinesi yönünden 7.633,74 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem ile diğer araca ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf, Volvo marka araçta meydana gelen hasarın aracın normal işlemesinden ve mutat kullanılmasından doğduğunu, ayrıca araç bakımının yetkili servis ve kişilerce yapılmadığını savunmuş olup, mahkemece hukukçu bilirkişinin bu konudaki sarih olmayan mütalaası esas alınarak hüküm kurulmuştur. Oysa, söz konusu araca ilişkin poliçede bulunan bakım sözleşmesi klozuna göre, sigortalı makinenin periyodik bakım sözleşmesinin bulunması ve sigorta poliçesi süresince yürürlükte bulunması şarttır. Aksi takdirde meydana gelecek hasarlar teminat dışı tutulmuştur. Ayrıca poliçenin bağlı bulunduğu genel şartların 3/h maddesinde de makinenin normal işlemesinden ve mutat kullanımından kaynaklanan hasarlar teminat haricinde bırakılmıştır. O halde, mahkemece uzman makine mühendisi bilirkişiden davalı savunmasını denetime elverişli biçimde değerlendirecek şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Öte yandan, davacı tarafından hangi tarihte davalı sigortacıya usulünce müracaat edildiği ve davalının temerrüde düşürüldüğü araştırılmadan hükmün infazında tereddüde yol açacak biçimde faturaların tebliği edildiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir. 4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece Komatsu marka yükleyici araç yönünden davanın reddine mesnet yapılan poliçe özel hükmü, kaya, taş ve sert cisimlerin düşmesi sonucu makinenin parçalarına verilen hasarlara ilişkin olup sigorta şirketince bir sonraki maddede geniş kasko teminatı ile toprak kaymasına bağlı hasarlara teminat verilmiştir. Somut olayda hasar, olay yeri görgü tespit tutanağında belirtildiği üzere 100-200 tonluk kütlenin kayması sonucu oluştuğundan ve bu olay da maden mühendisi bilirkişi raporunda toprak kayması olarak tanımlandığından mahkemece hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilmek ve buna göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddi doğru olmamıştır. 5-Diğer yandan, Volvo marka araca yönelik sigorta tazminatı belirlenirken eksik sigorta uygulaması yapılmıştır. Eksik sigorta bulunup bulunmadığının riziko tarihine göre hesaplanması gerekir. Davacı taraf, bilirkişi raporuna yaptığı itirazında, sigortalı aracın ikinci el olduğunu ve değerinin raporda belirtildiği miktarda olmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece bu itiraz üzerinde durulmamıştır. O halde, mahkemece makinenin riziko tarihindeki değeri saptanıp buna göre eksik sigorta bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken davacının bilirkişi raporuna ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına, (4) ve (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.