7. Hukuk Dairesi 2022/4505 E. , 2023/5409 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/463 E., 2021/1580 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/849 E., 2019/203 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A…
**7. Hukuk Dairesi 2022/4505 E. , 2023/5409 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/463 E., 2021/1580 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/849 E., 2019/203 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı idare vekili; Mersin ili, Mut ilçesi, Ballı Mahallesi, ... Kalfe mevkii, 101 ada 3095 parsel, Konya ili, ... ilçesi, Yazıbelen Mahallesi, Kağnıbelen mevkii 1867 parsel ve Konya ili, ... ilçesi, Tepekent Mahallesi, Dedeçamı mevkii, 280 ada 172 parselde kayıtlı tarla vasıflı tarım arazilerinin; Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/668 Esas, 2018/109 Karar sayılı hükmü ile ... ... ... adına kayıtlı iken dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı biçimde, kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı olarak 6100 sayılı HMK'nın 375/1-h hilafına hileli davranışlarla diğer davalılar adına hükmen tescilinin sağlandığını belirterek, hükmün iptali ile taşınmazların eski malik üzerine tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... Ögüt vekili; yargılamanın iadesi yoluna HMK 376 ncı maddesi gereği ancak kesin hükmün tarafları, tarafların halefleri, alacaklıların başvurabilceklerini, davacının bu şartları taşımadığını, bu nedenle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili istinaf başvurusunda özetle; 3083 ve 5403 sayılı Yasa'ların, tarım arazilerinin bölünmemesine yönelik hükümlerini ve ilgili diğer mevzuatı dolanmak amacıyla, tarım arazilerinin muvazaalı cebri satış, tapu iptali ve tescili davalarına konu edilerek bölünmelerinin sağlandığını belirterek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararında; ''...HMK'nın 376 ncı maddesinde davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler." denilmekte olup Tarım ve Orman Bakanlığının Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/668 Esas, 2018/109 Karar sayılı dosyasının tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm verilen ... ... ...'un herhangi bir şekilde alacaklısı, borçlusu veya başkaca bir hukuki kurum itibariyle yerine geçen değildir. Bu nedenle 5403 sayılı Yasa itibariyle davacının "aleyhine hüküm verilen yerine geçen" kavramı içerisine girmesi mümkün değildir. Eldeki davada aynı zamanda yargılamanın yenilenmesi ile birlikte tapu iptal ve tescilde talep edilmişse de bir mahkeme kararının başka bir mahkeme kararı ile ortadan kaldırılması mümkün olmadığından, yargılamanın iadesi talebi de yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekir. '' gerekçeleri ile talebi esastan ret etmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden ... temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı Bakanlık vekili özetle; 3083 ve 5403 sayılı Yasa'ların, tarım arazilerinin bölünmemesine yönelik hükümlerini ve ilgili diğer mevzuatı dolanmak amacıyla, tarım arazilerinin muvazaalı cebri satış, tapu iptali ve tescili davalarına konu edilerek bölünmelerinin sağlandığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptal ve tescil istemli davada, davanın kabulüne dair verilen hükmün yargılamanın iadesi yoluyla yenilenmesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık talep edenin yargılamanın yenilenmesini talep etmeye hakkı olup olmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Yasa'nın amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin ... öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup, anılan Yasa'da 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m) 2. Kanun'un; “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 ... maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, ... ürün arazileri, ... tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m) 3. Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve ... ürün arazilerinde 2 hektar, ... tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan ... belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014-6537/4.m) 4. Kanun'un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, ... ürün arazisi, ... tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.4.2014-6537/3.m) 5. Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin üzerinde olan tarım arazileri yukarıda belirtilen miktarların altında ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın hisseli olarak satılabilir. 6. Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasa'nın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır. 7. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesi uyarınca; "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler". Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır. 3. Değerlendirme 1. Somut olaya gelince; iptali istenen hükme esas dava dosyasında 48 tane davacı; Mersin ili, Mut ilçesi, Ballı Mahallesi, ... Kalfe mevkii, 101 ada 3095 parsel, Konya ili, ... ilçesi, Yazıbelen Mahallesi, Kağnıbelen mevkii 1867 parsel ve Konya ili, ... ilçesi, Tepekent Mahallesi, Dedeçamı mevkii, 280 ada 172 parselde kayıtlı tarla vasıflı tarım arazilerini inançlı işlem gereği birlikte aldıklarını ve ... ... ... adına kaydının yapıldığını, tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir. 2. Dava konusu taşınmazlar tarla vasfında olup ... ... ... adına tam hisse ile kayıtlıdır. İptali istenen yargılamada, davalı tapu kayıt maliki davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, tarafların kararı istinaf ve temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiştir. 3. Hükmün kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazlardaki davalı adına olan hisse, davacılar adına 1/48'... hisse ile tapuda intikal etmiş; davacı vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile davalı ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir. 4. Anayasa, kanun koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi verdiğinden kanun koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u çıkarılmış bulunmaktadır. Mevcut kurallar tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirilmektedir. 5. Bu amaç doğrultusunda asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve ... ürün arazilerinde 2 hektar, ... tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan ... belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin arttırılamayacağına dair hüküm, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce res'en dikkate alınması gerekmektedir. 6. Hal böyle olunca mahkemece 5403 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın davalının davayı kabulü hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmesi halinde kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralı ihlal edilmiş olmakta, davacılar ve davalı iyiniyet kuralına aykırı olarak kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir. 7. Her ne kadar davalının davayı kabulü ve hükmü temyiz etmemesi üzerine tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair hüküm kesinleştirilmiş olsa da; davacılar ve davalı arasında bu danışıklı durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından, davacının yargılamanın yenilenmesini kamu yararı adına talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. 8. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesinde yer ... "aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçen" olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.