İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasındaki Saklama sözleşmesinden kaynaklanan malların teslimi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davac…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/161 KARAR NO : 2025/1635 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2024 NUMARASI : 2023/936 Esas - 2024/999 Karar DAVA: Saklama sözleşmesinden kaynaklanan malların teslimi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasındaki Saklama sözleşmesinden kaynaklanan malların teslimi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait malzemelerin 15.10.2023 tarihinde 100.000,00-TL değerindeki 13 palet malzemenin davalının deposuna yurtdışından girişinin yapıldığını, bu ürünlere ait antrepo ücretinin davacı tarafından davalıya ödendiğini, davalının haksız olarak ürünlerin davacıya teslim etmediğini, ticari anlamda ürünlerin üçüncü kişilere teslim edilmesinin gerektiği aksi takdirde zarara uğrayacaklarını, iş bu ürünlerin teminatsız olarak davacıya teslim edilmesine karar verilmesini aksi takdirde uygun görülecek bir teminat mukabilinde davacıya teslim edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Arabuluculuk şartının yerine getirilmediği ve usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalı tarafa serbest depo ardiye geliri borcunu ödemediğini, davacının davalıya toplam 683.268,00 TL borcunun olduğunu, davacının iş bu borcu ödemekle yükümlü olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmeden dava açtığını beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderlerini ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,davacıya ait ürünler yurt dışından getirilerek antrepo ve serbest depolama hizmeti kapsamında davalı deposuna alınmış, antrepo bedeli davacı tarafça davalıya ödenmiştir. Davalı taraf davacının serbest depo bedelini de ödenmesi gerektiğini ancak ödenmediğini belirterek hapis hakkı kapsamında davacıya ait ürünleri davalıya teslim etmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının serbest depo bedeli ödemek zorunda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı tarafından alacağa konu olduğu ifade edilen serbest depo bedelinin belirlenmesine dayanak serbest dolaşıma giriş beyannameleri ve tarihleri ile bu eşyaların fiili olarak depodan çıkış tarihlerinin faturalarda belirtilmediği, keza bunlara dayanak olabilecek evrakların vs dosyada yer almadığı, serbest depo tarihlerinin (giriş tarihleri) ve fiili olarak depodan çıkış tarihlerinin (hesap tarihi) genel olarak aynı günlü olduğu ve fakat bununla ilgili ispatlayıcı bir husus olmadığı, bazı faturalarda yer alan antrepo beyanname numaralarının (...) gerçekçi olmadığı hususları dikkate alındığında davalının talebine konu serbest depo bedeli talebinin dayanaksız olduğu, mevcut bilgi ve belgeler ile bu faturalara konu hizmetlerin gerçekliğinin net olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından davanın kabulü ile; Halen mahkememizce keşif yapılan adreste bulunan ve bilirkişi raporunda belirtilen 13 palet davacıya ait eşyanın davalı tarafından davacıya teslimine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLE İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada verilen kararı kabul etmemekle beraber, öncelikle gerekçeli kararda davacıya teslim edilmesine karar verilen 13 palet eşyanın niteliği ve özelliklerinin belirtilmediğini, kararda yalnızca 13 palet eşya denerek bilirkişi raporuna atıf yapılmasının kabul edilemeyeceğini, bu hali ile verilen kararın istinaf incelemesi ile öncelikle bu husustan bozulması gerektiğini, davacının Müvekkil Şirket’e olan “serbest depo ardiye geliri” borcunu ödemediğini, müvekkili Şirket’in davacıdan alacağı olması nedeni ile, işbu borç ödenene kadar ürünler üzerinde hapis hakkı kullanma yetkisine haiz olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından, işbu konuda dosyada yer alan belgeler incelenmeden eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin vermiş olduğu hizmet nedeni ile davacıya borçlu değil, aksine alacaklı konumda olduğunu, alacaklı olan her ardiyecinin hapis hakkını kullanma yetkisi bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin hapis hakkının kullanılamayacağına dair kararında herhangi bir detaylı gerekçeye yer vermediğini, davacının serbest depo ardiye bedeli ödeme zorunluluğu olup olmadığına ve olması halinde müvekkil şirket’in bu nedenle hapis hakkını kullanıp kullanamayacağına, kullanabiliyor ise bu tutarın ne kadar olabileceğine ilişkin bir inceleme yapılmadan karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkil şirketin ticari defterlerine işlenmiş olan “serbest depo ardiye bedeli” açıklamalı faturalar, müvekkil şirket’in davacıdan alacaklı olduğunu ispat ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan gümrük beyannameleri, ürünlerin antrepoya girerek serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin düzenlendiği ve sonrasındaki süreçlere ilişkin belge ve faturalarının hiçbirinin incelenmediğini, bu hali ile eksik incelemeye dayalı kurulan hükmün istinaf incelemesi ile kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/936 E., 2024/999 K., 26.11.2024 tarihli kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, antrepoda bulunan malların teslimi talebidir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalının hapis hakkına konu alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarına ilişkindir. Davacı antreposuna 15/10/2023 tarihinde giriş yapan yurt dışından ithal edilen eşyaların mülkiyetinin davacıya ait olduğu, davalı tarafça bir kısım ardiye ücretinin ödendiği, davalı tarafça davacıya serbest depolama geliri açıklamalı düzenlenen faturaların davacı tarafça noter kanalı iade edildiği, ürünlerin davacıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı taraf telimden kaçınma gerekçesi olarak serbest depolama geliri alacağının bulunduğunu, 6098 sayılı TBK 574 uyarınca hapis hakkını kullandığını savunmaktadır.Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Davacının dayanağı kanıtlanmayan fatura düzenlemiş olması ve kendi ticari defterlerine kaydetmiş olmasının, davacı tarafça faturalar kabul edilmeyip iade edilmiş olmakla delil olarak bir değeri yoktur. Davacı faturaya dayanak alacağını ispatlamak durumundadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dosyaya kazandırılan denetime elverişli dosya içeriğine uygun bilirkişi raporu ile; davalı tarafça dava açılış tarihinden sonra geriye dönük serbest depo ardiye geliri açıklamalı faturalar düzenlendiği, depo da kalan malın değerinin 162.243,92 TL olduğu, davalı tarafından alacağa konu olduğu ifade edilen serbest depo bedelinin belirlenmesine dayanak serbest dolaşıma giriş beyannameleri ve tarihleri ile bu eşyaların fiili olarak depodan çıkış tarihlerinin faturalarda belirtilmediği, keza bunlara dayanak olabilecek evrakların, dosyada yer almadığı, serbest depo tarihlerinin (giriş tarihleri) ve fiili olarak depodan çıkış tarihlerinin (hesap tarihi) genel olarak aynı günlü olduğu ve fakat bununla ilgili ispatlayıcı bir husus olmadığı, bazı faturalarda yer alan antrepo beyanname numaralarının (...) gerçekçi olmadığı, dava tarihine kadar depo bedelinin 31.122 TL olabileceği rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetince belirlenen miktar kadri maruf olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesine davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davalının belirlenen alacak tutarı kadar hapis hakkı bulunduğu gözardı edilerek hüküm kurulması ise isabetli olmamıştır. İstinafa sadece davalı geldiğinden aleyhe kaldırma yasağı kapsamında davacı lehine ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücreti aynen bırakılmıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kurulan hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1- Davanın KABÛLÜ ile, dosyaya sunulan 23/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda resimleri bulunan 13 palet davacıya ait eşyanın, davalının hapis hakkına konu 31.122 TL (KDV dahil) alacağı ödendiğinde davalı tarafından davacıya teslimine,3-Alınması gerekli karar harcı 11.082,88-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harç ve 1.100,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.807,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.275,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 1.100,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.807,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 3.030,30-TL keşif harcı, 190,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.870,00-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 18.360,15-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025