6. Ceza Dairesi 2011/17931 E. , 2014/5687 K. Tebliğname No : 6 - 2011/250533 MAHKEMESİ : Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 05/04/2011 NUMARASI : 2010/103 (E) ve 2011/10 (K) SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sa…
**6. Ceza Dairesi 2011/17931 E. , 2014/5687 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 6 - 2011/250533 MAHKEMESİ : Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 05/04/2011 NUMARASI : 2010/103 (E) ve 2011/10 (K) SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri ile uygulama yapılırken, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Hükümlünün, yakınanın çalıştığı balık üretme çiftliğinden, daha çok alma imkanı varken, sadece 10 adet balığı almak suretiyle suç kastını ve iradesini değer olarak da az olan miktara özgüleyerek yağma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesi ile cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü B.. C.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının ./.. Yağma suçunda yalnız mülkiyet veya zilliyet hakkı değil hürriyet hakkı ve beden tamlığı hakkına da taarruz edildiği ve ferdin kendisini müdafaası adede tahrip edilmektedir. Yağma suçu, 765 sayılı TCK'nun ve 5237 sayılı TCK'nun mal varlığına karşı suçlar bölümünde yerini almıştır. Yağma, mal varlığına karşı suçların en tehlikelisi ve özel şeklidir. 5237 sayılı TCK'nun 148. maddesinde basit yağma, 5237 sayılı TCK'nun 149. maddesi nitelikli yağma hallerini, 5237 sayılı TCK'nun 150. maddesi ise daha az cezayı gerektiren yağmanın nitelikli halini düzenlemiştir. 5237 sayılı TCK'nun 150/2. maddesi ise; yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza 1/3'den, 1/2'ye kadar indirilebilinir denilmektedir. 765 sayılı TCK'nun da yağma suçları dışında diğer mala karşı suçlarda hafif, pek hafif ölçüt ve yasada gösterilen belli oranda indirmeyi düzenleyen TCK'nun 522. maddesi bulunmaktaydı. Yağma suçları ile ilgili 765 sayılı TCK'da bulunmayan ve tamamen yeni bir yasa normu 5237 sayılı TCK'nun 150/2. maddesi ile getirilmiştir. (765 sayılı TCK'nun 522. maddesi ile tek benzer noktası cezayı indirmesidir.) 5237 sayılı TCK'nun 150/2. maddesi ile indirim yapılabileceği ve bu kuralın uygulanabilirliği (değer azlığını) takdir ve değerlendirme ile indirim oranının buna bağdaşık seçimi de tamamen hakimin takdirine bırakılmıştır. Ancak keyfilik yolu kapalıdır. Hakimin takdiri adalet ölçütü içinde olmalıdır. Hakim neyin hukuka aykırı olduğunu yasa koyucunun iradesine bakarak belirler. Çünkü hukuk ortak vicdanı yansıtmakta ve ortak vicdana aykırılık cezai müeyyideye bağlanmaktadır. Kanunların birinci işlevi yaşamsal menfaatleri korumak, toplumun huzurunu sağlamaktır. TCK'nun 150/2. maddesindeki değer azlığı kavramı bir şeyin para ya da benzer şeylerle ölçülebilen, gerekenden, alışılmıştan, umulandan her zamankinden eksik, çok olmayan nicelik ve nitelik değer bakımından düşük, yetersiz bir şeyin almasını içermekte ve vurgulamaktadır. Bu hali ile TCK'nun 145. maddesinden de ayrılmaktadır. Kanun koyucu yağma suçunun konusu malın değer azlığını belirleme gibi indirim oranının olaydaki mevcut koşullara göre seçip, tayin ve takdir yetkisini hakime bırakmıştır. O halde hakim olayın özelliği, sanığın ihtiyaç ve şiddetli arzusunun tatmin amacıyla değerin gerçekten az kabul edilecek malın yağması halinde veya özgülenerek ayrıştıran iradesinin saptanmasından sonra yasal ve yeterli gerekçeler ile TCK'nun 150/2. maddesindeki normu uygulayabilir. Suçun işlendiği tarihteki malın değerinin alışılmışın dışı, umulandan, her zamankinden eksik ve çok olmayan, nicelik ve nitelik bakımından düşük, yeterli kavramda kalmayan yakınanın malı yağmalaması olayında 5237 sayılı TCK'nun 150/2. maddesinin uygulama koşulları bulunmadığı inancı ile sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.