İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının borçlu ...'nın T.C. ... Bankası Moda Şubesi'nden kullandığı 250.000,00TL'lik 24/06/2015 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak müteselsil kefil olduğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/395 KARAR NO : 2025/1360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2021 NUMARASI : 2021/113 Esas - 2021/1080 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının borçlu ...'nın T.C. ... Bankası Moda Şubesi'nden kullandığı 250.000,00TL'lik 24/06/2015 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye teminat olarak mülkiyeti davacı ...'e ait olan İstanbul Kadıköy, Osmanağa Mah. ... Parselde bulunan 9 nolu taşınmazı kefalet gereği banka adına ipotek tesis edildiğini, davalının ...'nın eşi olan Sait Kaya'nın davalıya olan kefilliğine teminat olarak davacıya ...Moda Şubesi'nde ... nolu 350.000,00 TL meblağlı 30.06.2017 tarihli çekin keşide edilip teslim edildiğini, davalının kullandığı krediyi zamanında ödeyemediğinden, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacıya müteselsil kefil sıfatı ile icra emri tebliğ edildiğini, davacının icra tehditi altında taşınmazını piyasa değerinin altında bir değere satmak zorunda kaldığını, 248.800,00 TL borcun ödenerek dosyanın haricen tahsil ile kapandığını, davacının satmak zorunda kaldığı taşınmaz için birçok maddi zarara uğradığını, davalı, davacının tüm taleplerine rağmen uğranılan maddi zararları ödemediğinden İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kredi sözleşmesi ve 30/06/2017 tarihli çek kaynaklı asıl borçlu ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptalini ve %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunmaları ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının borçlu ...'nın T.C. ... Bankası Moda Şubesi'nden kullandığı 250.000,00TL'lik 24/06/2015 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye teminat olarak mülkiyeti davacı ...'e ait olan İstanbul Kadıköy, Osmanağa Mah. ... Pafta, ... Parselde bulunan 9 nolu taşınmazı kefalet gereği banka adına ipotek tesis ettiğini, davalının ...'nın eşi olan ...'nın davalıya olan kefilliğine teminat olarak davacıya ...Moda Şubesi'nde ... nolu 350.000,00TL meblağlı 30.06.2017 tarihli keşide edilip teslim edildiğini, davalının kullandığı krediyi zamanında ödeyemediğini, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacıya müteselsil kefil sıfatı ile icra emri tebliğ edildiğini, davacının icra tehditi altında taşınmazını piyasa değerinin altında bir değere satmak zorunda kaldığını, 248.800,00 TL borcun ödenerek dosyanın haricen tahsil ile kapandığını, davalının davaya cevap vermediği, usul hükümleri gereğince davacının tüm iddialarını inkar ettiği, cevap dilekçesi süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde davaya konu kredinin şahsına ait olmadığını, kredi bedelinin 40.950,00 TL miktarlı kısmının davacının hesabına gönderdiğini ve davacının kendi payına düşen kısmı ödemediğini savunduğu, davalı tarafça ödemeye ilişkin dekontun sunulduğu, davalı tarafın ödemeyi kabul edip ödemenin sebebini değiştirdiği, gerekçeli inkarda bulunduğu, gerekçeli inkarın ispat külfetini değiştirmeyeceği, bu paranın davaya konu alacak için gönderildiğini ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının iddiasını her türlü delille ispatlayabileceği ancak davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı gibi delil listesi de sunulmadığı ve yemine de dayanılmamış olduğundan davacının davasını ispatladığı anlaşılarak davanın kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, arabuluculuk başvurusu yapmaksızın itirazın iptali davası açtığını, davanın öncelikle dava şartı noksanlığından reddi gerektiğini, davacının, eksik harç ödediğini ve mahkemece davacıya harç bedeli ikmal ettirilmediğini, bu hususa yazılı beyanla itiraz edildiğini, ancak itirazın haksız bir biçimde dikkate alınmadığını, davacının, 351.776,37 TL takip çıkışlı icra dosyasına yapılan tüm itirazların reddini talep ettiğini, mahkemece, takibin 252.850,00 TL üzerinden devamına karar verildiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulünün hatalı olduğunu, davacının, davalının eşinin kendisine ipoteğe karşılık teminat olarak verdiğini beyan ettiği 350.000,00 TL bedelli çeke istinaden icra takibi başlattığını, itirazın iptali davasına ise kendi yaptığı masrafları konu ettiğini, ancak itirazın iptali davasının, ilgili icra dosyasıyla bir bütün olduğunu, icra dosyasına konu edilmeyen bir alacağın, hukuki dayanağın ve talebin itirazın iptali davasında ileri sürülme olanağının bulunmadığını, davacının, davalı tarafından gönderildiği ispatlanan 40.950,00 TL bedeli ilk olarak "kredi tahsisinden önce gönderildiği" gerekçesiyle inkar ettiğini, kredi tahsisi ile aynı gün ödendiği ispatlandığında "muhasebecilik ilişkisi nedeniyle başka alacaklarına binaen ödendiği" gerekçesiyle inkar ettiğini, fakat ispata yarar hiçbir delil sunmadığını, davacının, dava dilekçesinde 4.050,00 TL tapu gideri ödediğini beyan ettiğini, bu kalemden davalının sorumlu tululamayacağını, taşınmaz satışında davalının hiçbir talimatı veya dahili bulunmadığı gibi kredi borcu kapsamında olmayan tapu giderinin davalıdan talep edilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, kefil tarafından ödemenin asıl borçludan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davada arabuluculuk başvuru şartının bulunup bulunmadığı, harcın eksik yatırılıp yatırılmadığı, davalının davacıya ödeme yapıp yapmadığı, itirazın iptali davası ve rücu şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davalı ... ile dava dışı T.C. ... Bankası A.Ş. arasında 24.06.2015 tarihinde 250.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davacı da 250.000,00 TL limitle kefil olmuş, davalının 24.06.2015 tarihinde kullandığı krediye teminat olarak, davacıya ait İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Osmanağa Mah. ... pafta ... parselde kayıtlı 9 numaralı taşınmaza T.C. ... Bankası A.Ş. lehine ipotek tesis edilmiştir. Davalı tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine kat edilerek dava dışı banka tarafından, taraflara karşı İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında 21.02.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış, davacı tarafından 11.07.2018 tarihinde 248.800,00 TL ödeme yapılmış, alacaklı vekili haricen tahsil edildiğinden işlemden kaldırılmasının talep edilmiş olduğu görülmüştür.Söz konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun davacı kefil tarafından 11.07.2018 tarihinde ödendiği ihtilaf konusu değildir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında, "21.02.2018 tarihli kredi ve teminat" sebebine dayalı olarak 200.176,75 TL asıl alacağın 10.221,35 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 12.03.2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-945 Esas ve 2021/1069 Karar sayılı kararı) Eldeki uyuşmazlığa konu takip talebinde takip dayanağı olarak 21.02.2018 tarihli kredi ve teminat tarihli kredi ve teminat alacağı gösterilmiş ve davalı tarafından davacıya kredi ve ipotek için teminat olarak verilen çek eklenmiştir. Davacının, dava dışı banka tarafından 21.02.2018 tarihinde yaptığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle davacı tarafından ipoteğe konu taşınmaz satılarak, 11.07.2018 tarihinde 248.800,00 TL ve 10.07.2018 tarihinde 4.050,00 TL tapu harcı ödemesi yapılmış, davacı tarafından dava değeri olarak 252.850,00 TL göstererek bu tutar üzerinden harç yatırılmıştır. Davacı vekilinin 25.05.2021 tarihli duruşmada, davayı 248.800,00 TL kredi ödemesi ve 4.050,00 TL de harç ödemesi toplamda 252.850,00 TL üzerinden açtıklarını beyan etmiş olması karşısında Mahkemece dava değeri olan 252.850,00 TL üzerinden harç alınarak, karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 596/1. Maddesi, kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur, şeklindedir. Kredi borcunun bankaya davacı kefil tarafından ödendiği ihtilafsız ise de, davalı tarafça, 26.06.2015 tarihinde davacıya banka aracılığıyla gönderilen 40.950,00 TL EFT'nin, davalının kullanıldığı, toplam kredi tutarına oranına göre davacının bu tutara ilişkin borçtan sorumlu olduğunu ve 40.950,00 TL'yi ödediğini ileri sürmüştür. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmadığından ve takibe itiraz dilekçesinde bu böyle bir itirazı bulunmadığından Mahkemece 40.950,00 TL'lik kısmının davacı tarafından kullandığına ilişkin beyanı kabul etmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı 40.950,00 TL'yi ödediğini beyan etmişse de, dekontta ''... konut kredi kapama bak. İçin gönd. ... Sigorta Aracılık Faaliyetler'' yazdığı, dekontta konut kredisi kapama yazan açıklamanın aksinin yani davalının kullandığı ticari kredi borcu için ödendiği davalı tarafından ispat edilemediğinden Mahkemece söz konusu ödemeyi davalının borcundan mahsup etmemiş olmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir. 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur. Dava tarihi olan 09/11/2018 tarihi itibariyle davada arabuluculuk başvuru şartı bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Davacı kefil yönünden rücu koşulları gerçekleşmiş olup, davalı tarafın iddialarını ispatlayamadığı nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 4.588,05 TL harcın, alınması gerekli olan 17.272,18 TL TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.684,13 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025