19. Hukuk Dairesi 2013/1972 E. , 2013/18596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açık
**19. Hukuk Dairesi 2013/1972 E. , 2013/18596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava konusu icra takibinde borçlu olarak “... Ort. (... Vergi Dairesi*** *** ****)” gösterilmiş, keza ödeme emri tebligatı “... Ort.”ye hitaben düzenlenip, tebligat yapılmıştır. Bu ödeme emrine ... itiraz etmiştir. Yine iş bu itirazın iptali davasında davalı olarak “... Ort.” Gösterilmiş, ortaklık aleyhine dava açılmıştır. Davalı olarak davaya ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; “…5- İş bu davada husumet “... Ort.” olarak tevcih edilmiş ancak bu bir tüzel kişilik olmayıp, iki gerçek kişiden oluşan adi ortaklık olmakla husumet konusunda da usul ve yasaya uygunluk yoktur.” diyerek davanın reddini istemiştir. İİK’nun 67. maddesi hükmü gereğince açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında takibin ortaklık aleyhine yapıldığı ve davanın da ortaklık aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği (taraf ehliyeti) bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle üzerinde durulup, çözümlenmesi gereken husus takip borçlusu ve dava davalısı olarak gösterilen bu ortaklığın, adi ortaklık mı yoksa şahıs firması mı (şahıs firmasının ticari ünvanı mı) olduğunu belirlemek, bu belirlemeden sonra ise takibin ortaklığa yöneltilmiş olduğu gözetilip, bir karar verilmek gerekir iken, bu yönlerin göz ardı edilerek sadece “… husumette davalının belirttiği üzere ortaklığa yöneltilmiş olup…” denilerek işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.