İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; davacı müvekkilleri tarafından, müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı ve alacaklı lehine ipotekli Bolu İli Göynük İlçesi Hacıabdi Mah. ... Ada 1 Parselde kayıtlı taşınmazdaki ipoteklerin fekki talebiyle Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/190 esas sayılı dosyada görüldüğünü, do…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1832 KARAR NO : 2025/2082 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/10/2025 NUMARASI : 2025/344 Esas - 2025/643 Karar DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 13/05/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; davacı müvekkilleri tarafından, müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı ve alacaklı lehine ipotekli Bolu İli Göynük İlçesi Hacıabdi Mah. ... Ada 1 Parselde kayıtlı taşınmazdaki ipoteklerin fekki talebiyle Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/190 esas sayılı dosyada görüldüğünü, dosya kapsamında yapılan yargılamada ... A.Ş'nin adresinin tespiti amacıyla ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığını, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere cevabında ... AŞ'nin sicilden re'sen terkin edildiğinin belirtildiğini, akabinde Göynük Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/190 Esas sayılı dosyasından taraflarına ilgili şirket hakkında ihya davası açılması için 2 haftalık süre verildiğini,şirketin, TTK nın ilgili hükümleri gereğince 16.07.2014 tarihli 8613 sayı 201 sayfa numaralı Türkiye Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini, Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/190 esas sayılı dosyasında yargılamaya devam edilebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ... A.Ş'nin (Mersis No: ...) ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; “... Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin ancak mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğini, taraf teşkilinin sağlanması istenen, yani huzurdaki davanın sebebi olan dava dosyasın da, şirket re'sen terk edildikten sonra dava açıldığını, terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından; müvekkili Müdürlük tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı işlem yapılmadığını, sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... AŞ'nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı iken, 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği, Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/190 Esas sayılı dosyası ile davacı vekiline ihya davası açmak için süre verildiğini, davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğunu, ... Ticaret Sicilinin 165727-0 sicil numarasına kayıtlı ... AŞ'nin Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/190 Esas sayılı dosyasında ve işbu kararın infazına yönelik işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla ihyasına,davanın niteliği dikkate alınarak Av. ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili; yargılama neticesini doğrudan etkileyen ve kamu düzeninden kaynaklanan bir husus, ticaret sicili kayıtlarına yansımadığı için huzurdaki davaya cevap verildiği aşamada ve hatta re'sen terk işlemi sırasında gözden kaçırıldığı;mahkeme tarafından da re'sen gözetilmesi gereken bu hususa vâkıf olunması üzerine ve bu gerekçeyle; huzurdaki davada verilen kararı,hukukun re'sen uygulanması ve sicil kayıtlarının kamu düzeniyle ilişkisi nedenleriyle istinaf etmek zarureti doğduğunu, ihyasına karar verilen şirketin, 24 Kasım 1983 tarih ve 18231 sayılı RGde yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararıyla, TC ... Bankasına devredildiği ve devrolma suretiyle sona erdiği ticaret sicili kayıtlarına yansımadığından;şirketin 07.07.2014 tarihinde müvekkili Müdürlükçe re'sen terk edilmişse de, tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devredilen dava konusu şirketin ihyasına/ek tasfiyesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, 27.6.1995 tarihli, 22326 sayılı RGde yayınlanarak yürürlüğe giren 559 sayılı KHK nın geçici 1. maddesi gereğince, ... ve Kadıköy Ticaret Sicili Müdürlüklerinin, 11.6.1996 tarihinde, İTO tarafından devir alındığı; bu tarihten itibaren de ... olarak İTO bünyesinde faaliyete başladığı, devir ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile TOBB arasında yapılan protokolde, devir alınan ticaret sicili müdürlüklerinin (memurluklarının) dosyalarının teslim edilen şekliyle kabul edileceği belirtildiğini, yine, müvekkili müdürlüğe ticaret sicili kayıtlarının intikali sırasında, dava konusu şirketin ... Bankasına devrine dair belge aktarılmadığı, müvekkili müdürlüğün ticaret sicili kayıtlarına da işbu devir hususu ile ilgili bilgi-belge intikal etmediği gibi dava konusu şirket re'sen terk kapsamına alınarak kaydı terkin edildiğini, davalı bankanın tüm aktif ve pasifleriyle ... Bankası'na devredilmiş olması karşısında, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hâli olduğundan, devrolunan şirket (dava konusu şirket) sona ermesine rağmen, malvarlıkları tasfiye edilmediğinden; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet ilkesine göre, tasfiye edilmeksizin birleşilen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak, kül halinde kendiliğinden geçtiğinden; şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; davalı tarafça TTK nın geçici 7maddesi uyarınca terkin edilen ... AŞ nin ihyası istemine ilişkindir. 24 kasım 1983 tarih ve 18231 sayılı RG'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararında, "haklarında 7129 sayılı Bankalar Kanunu'nun mülga 60 ıncı maddesi ile 70 sayılı KHK nın 63 üncü maddesi hükümleri uygulanarak geçici yönetim kurulları ile yönetilen ... Bankası AŞ, ... AŞ ve ... Bankası AŞ nin TC ... Bankasına, ilişikte belirtilen esas ve usullere göre devrolunması; Maliye Bakanlığının 23/10/1983 tarihli ve 73086 sayılı yazısı üzerine, 28/6/1983 tarihli ve 70 sayılı KHK nın 63 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulunca 27/10/1983 tarihinde kararlaştırılmıştır." denilmiştir.6762 sayılı TTK nın 150.maddesinde birleşme kararına alacaklıların, ilan gününden itibaren üç ay sonra hüküm ifade eder. Külli halefiyet başlıklı 151.maddede ise "tayin olunan müddet içinde itiraz edilmemişse, birleşme muamelesi kat'ileşir ve kalan yahut yeni kurulan şirket, ortadan kalkan şirket yerine geçer.Bunların bütün hak ve borçları kalan veya yeni kurulan şirkete geçer" hükmü haizdir. İhyası talep edilen ... AŞ nin 24 kasım 1983 tarih ve 18231 sayılı RG'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla devrolma suretiyle sona ermiş olup; tasfiyesiz şekilde infisah ederek külli halefiyet ilkesine göre devamı olan ... Bankası AO ya intikal ettiği anlaşılmaktadır. Ticaret Sicili kayıtlarında devir olunan bankanın kayıtlarının kapatılmadığı anlaşılmakla yapılan re'sen terkin işleminin hukuki bir sonucu bulunmamaktadır. Halen varlığı ... Bankası'na devredilen tasfiyesiz infisah eden şirketin ihyası mümkün olmadığı, esasen yapılan hatalı re'sen terkin işlemi nedeniyle elde ki dava açılmış ise de hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. HMK nın 327 maddesi; "gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa dahi, karar ve ilam harcı dışında kalan yargı giderinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkem edilebilir." hükmünü haizdir. Davacı tarafın hatalı dava açmasına davalı işlemleri nedeniyle neden olduğundan taraflarca yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılması somut olaya uygun olacaktır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddine; davalı tarafça yapılan giderin üzerinde bırakılmasına, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 Tarih 2025/344 Esas - 2025/643 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Peşin harcın karar harcına mahsubuna; başkaca harç alınmasına gerek olmadığına,Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına ,Davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davalı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025