15. Ceza Dairesi 2015/3327 E. , 2015/29137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. T
**15. Ceza Dairesi 2015/3327 E. , 2015/29137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Sanık ...'ın annesinin rahatsızlandığını öğrenmesi üzerine diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte sanık ...'ın annesinin evine gittikleri, sanık ...'ın annesinin rahatsızlığının ciddi olduğunu fark edince 112 acil servisi aradıktan sonra zaman kazanmak için ambulansı karşılamak üzere araçla yola çıktıkları, yakındaki bir sokakta o gün pazar kurulması nedeniyle yolun sağında ve solunda park halinde araçlar olduğu, bu sırada karşıdan gelmekte olan katılanın kullandığı belediye otobüsünün durakta yolcu indirmek için durması üzerine yolun sağındaki ve solundaki park halinde olan araçlar nedeniyle yolun kapandığı, sanıkların katılana selektör yaparak ve korna çalarak yolu açmasını istedikleri, katılanın ise yolun dar olması nedeniyle yolu açamadığı, bunun üzerine sanıkların araçtan inerek katılana hastamız var, yolu niye açmıyorsun diyerek sinkaflı sözlerle küfür ettikleri, sanık ...'in belediye otobüsüne tekme atarak otobüsün sağ ön farını kırdığı, çevredeki vatandaşlar ve otobüsteki yolcuların müdahale ettikleri, bu sırada ambulansın da geldiğini görünce katılanın otobüsü ileri geri yaparak güçlükle yolu açtığı, sanıkların ...'ın annesini ambulansa bindirerek hastaneye götürdükleri olayda, hakaret suçu yönünden, sanıkların daha sonra beyin kanaması geçirdiği anlaşılan sanık ...'in annesini hastaneye yetiştirme çabası içinde oldukları sırada yolun katılanın kullandığı belediye otobüsü nedeniyle kapandığı görmeleri üzerine katılanın yolu kasten açmadığını düşünerek sinirle işlemiş olmaları, sanık ...'ın annesinin olay günü beyin kanaması geçirmiş olması ve kaldırıldığı hastanede 16 ay yoğun bakımda yattıktan sonra vefat etmiş olması göz önüne alındığında, sanıkların atılı suçu katılanın kendilerine karşı işlediğini düşündükleri bir haksız fiile tepki olarak işledikleri kabul edilerek sanıklar hakkında TCK nun 129/1 maddesi gereğince takdiren ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar ... ve ...'ın atılı suçu işlemediklerini savunmaları, belediye otobüsü içinde bulunan kamera görüntülerinin incelenmesinde bu sanıkların belediye otobüsüne vurduklarına dair bir görüntü olmaması nedeniyle sanıkların mala zarar verme suçunu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanıkların hakaret suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.