11. Hukuk Dairesi 2016/12451 E. , 2018/4255 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2015 tarih ve 2014/1222-2015/1025 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2016/12451 E. , 2018/4255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2015 tarih ve 2014/1222-2015/1025 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının eczacı olduğunu, davalı bankanın şubesinde hesabının bulunduğunu, eczacılık faaliyetleri sırasında bu hesap üzerinden ödemeler yapıldığını, 21/03/2014 tarihinde havale yapmak istediğinde banka ekranında internet sitesinde bakım olduğuna dair uyarı çıktığını, bankayı araması üzerine internet sitelerinde bakım olduğunun bildirildiğini ve banka şubesine gitmesinin istendiği, bankaya gittiğinde davacının hesabından bilgisi dışında ... isimli bir kişinin ... Bankası’daki hesabına EFT yapıldığını öğrendiğini, aynı şahıs tarafından paranın çekildiğini, çekilen paranın müvekkilinin hesabına iadesinin gerektiğini iddia ederek 28.350,00 TL'nin talep tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının banka sisteminde kayıtlı olan cep telefonuna doğrulama mesajı ve onay şifresinin gönderildiğini, davacının sisteme güvenli giriş yaptığını, EFT işlemini kendisinin gerçekleştirdiğini, müvekkili bankanın sistemle ilgili güvenlik tedbirlerini aldığını, kusuru bulunmadığını, belirtilen tarihlerde banka sistemine bir saldırı da bulunmadığını, davacının parayı çeken kişiden talepte bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.