(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/9508 E. , 2013/748 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmazlar üzerinde bulunan ev niteliğindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/9508 E. , 2013/748 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmazlar üzerinde bulunan ev niteliğindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece davaya konu 484 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tek katlı bina ile 467 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zemin ve üst kattan oluşan binanın mesken niteliğinde bulunan üst katının davacı tarafından kendi adına ve hesabına yaptırıldığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar ... ve arkadaşlarının bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; davacı 484 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin kendisine ait olduğunun tespitini istediği, taşınmaz üzerinde bulunan ahır hakkında bir talebinin olmadığı, yargılama sırasında bu yönde bir ıslahının da bulunmadığı halde mahkemece ahırın da davacı tarafından meydana getirildiği kabul edilerek talepten fazlaya karar verildiği gibi davacı muhdesatların mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini istediği halde, mahkemece bu talep hakkında da olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan 487 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mağaza olarak nitelendirilen zemin katın muris Hafiza'nın sağlığında davacı ile birlikte bir kısım kardeşlerinin bedenen çalışarak yapıldığı, söz konusu bedensel ve parasal katkılarının murise karşı ahlaki görev ve borç niteliğinde bulunduğu anlaşıldığına göre söz konusu zemin katın murisin nam ve hesabına yapıldığının kabulü gerektiği kuşkusuzdur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da .../....malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça da muhtesatların mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği, mahkemelerce de bu sonucu doğuracak şekilde hüküm verilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, böyle bir istemle dava açılması halinde "Çoğun içinde azı da vardır" kuralı gözetilerek diğer koşulların da varlığı halinde davanın kısmen kabulü ile muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca, az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetilerek mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 484 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tek katlı bina ile 467 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın mesken niteliğinde bulunan üst katının davacı tarafından kendi adına ve hesabına yaptırıldığının tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti ile 467 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın mağaza niteliğinde bulunan zemin kata yönelik istemlerin ise reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, bir kısım davalılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükme temyiz eden bir kısım davalılar ... ve arkadaşlarına iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.