İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; davalılardan ..…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1691 KARAR NO : 2025/1812 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2025 NUMARASI : 2018/1120 Esas - 2025/279 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin ZMM sigortacısı, davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı, davalılardan ... A.Ş'nin Zorunlu Kara Yolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı, davalılardan ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş.'nin işleteni olduğu ve mülkiyetinin ise; Siirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait bulunan davalılardan....ün sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı otobüsle İstanbul'dan Batman'a yapılan yolculuk sırasında sürücülerin kusuru neticesinde 21/02/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda bulunan vekil edenlerinin yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) yargılama sırasında müvekkilleri bakımından belirlenecek (-yol ve ulaşım giderleri, hastane ve konuklama masrafları, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı, sağlık hizmet bedelleri, maluliyet tazminatı vs gibi) uğranılan tüm maddi zararlar ile davacı Pembe ... için 30.000,00-TL, davacı Muhammed ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan (-yasal sorumluluk oran ve sınırlarıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan ve 2014/91 esasa kayıtlanan iş bu davanın yargılaması neticesinde mahkemece;-Davacı Pembe ... için; 360,74 TL maddi tazminatın SGK dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden, özel sigorta şirketlerinden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ve bu davacıya ödenmesine, -Davacı ... için; 1.400 TL maddi tazminatın SGK dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden, özel sigorta şirketlerinden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ve bu davacıya ödenmesine, -Davacı Pembe ... için 1.500 TL, davacı ... için 1.500 TL, davacı Gülçinnur ... için 1.000 TL ve Muhammet ... için 1.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketleri hariç, SGK hariç, diğer tüm davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine, Sigorta şirketleri ve SGK hakkındaki manevi tazminat isteminin tamamen reddine karar verilmiş ve bu karara karşı sadece davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece verilen 25/01/2018 gün, 2017/569 Esas - 2018/63 Karar sayılı ilamla; Davalılar arasında ZMM sigortacısının da bulunması nedeniyle, eldeki davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/3 hükmü kapsamında kaldırıldığı görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/73 esasına kayıtlanan davada müteakip verilen görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmaksızın kesinleşmesi neticesinde dosyanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1120 esasına kayıtlandığı anlaşılmıştır.İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde devam ettirilen yargılama neticesinde mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;Görülmekte olan davanın, trafik kazasından kaynaklı tedavi ve yol gideri, geçici iş göremezlik ve manevi tazminata ilişkin olduğu, 21/02/2013 tarihinde ... plakalı araç içerisinde yolcu durumunda bulunan davacıların ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde yaralandıkları ve çeşitli hastanelerde tedavi oldukları, olayla ilgili olarak yapılan soruşturmayı müteakip Ağır Ceza Mahkemesinde ayrıca dava açıldığı, bu aracın davalı sigorta şirketleri nezdinde sigortalı bulunduğu, kazanın davalılardan ... ... Şirketi bünyesinde taşımacılık yapan diğer davalı gerçek ve tüzel kişilerin hakimiyetinde iken meydana geldiği, davacıların kaza yapılan araçta yolcu durumunda bulundukları, kaza nedeniyle davacılara yapılan ödeme olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili yerlere, Sgk'na müzekkere yazıldığı, her ne kadar davacıların SGK'na karşı tedavi giderleri açısından dava açmış iseler de belgeli olan tedavi giderlerinden sorumlusunun SGK olması ve belgesiz tedavi giderlerinden de kazaya karışan (neden olan) kişi veya kişilere karşı dava açılabileceği anlaşıldığından SGK'na karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davacıların kaza nedeniyle maluliyet durumlarının tespiti amacıyla ATK raporlarının alındığı ve ATK raporları ile davacıların geçici işgöremezlik oranlarının tespit edildiği ve iyileşmelerinin 3 haftaya kadar uzayabileceği ile sürekli maluliyet kaybının bulunmadığının rapor edildiği, mahkememizce bilirkişi heyetinden davacıların kaza nedeniyle mahrum kaldıkları geçici işgöremezlik tazminatı ile yapılan tedavi ve yol giderlerinin belgeli veya belgesiz olup olmadığı noktasında rapor ve ek rapor alındığı, böylece davacıların uğradıkları geçici işgöremezlik tazminat miktarlarının tespit edilerek, hüküm altına alındığı, ayrıca belgesiz tedavi ve yol gideri olarak hesaplanan ücretin de kabulü gerektiği, davacıların kaza yapan araçta yolcu konumunda bulunmaları, herhangi bir kusurlarının bulunmaması, olayın meydana geldiği tarih üzerinden uzun bir süre geçmesi nedeniyle paranın alım gücünde düşme, ekonomik koşulları gibi hususlar dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin tam olarak kabul edilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacılar ... ve ...’İN geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile ... için 1.400,00TL, davacı ... için 489,72TL’nin davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına-Davacıların tedavi ve yol gideri olarak yapmış oldukları 927,65TL’nin davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına,-Davacıların SGK karşı açmış oldukları davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine,-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile Davacı ... için 30.000,00TL, davacı Gülçinnur ... için 10.000,00TL, davacı Muhammed ... için 10.000,00TL ve davacı ... için 30.000,00TL’nin sigorta şirketleri dışındaki diğer davalılardan kaza tarihi olan 21/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; müteakip verilen 01/07/2025 günlü tavzih kararı ile de, hüküm fıkrasındaki davacı Gülçinnur, Muhammed ve Pembe'nin soyadlarına ilişkin gerçekleştirilen maddi hatanın düzeltildiği görülmüştür.Karara karşı davalı Siirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı Siirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; talep konusu olayla ilgili olarak Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2014/57 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin davanın, maddi olgu niteliğine sahip olması nedeniyle sonucunun beklenilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğu, ayrıca müvekkil şirket ve şoförleri hakkında madde tazminata hükmedilmiş ise de; aracın sigortalı olması ve kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmaması nedeniyle, diğer davalılarla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmesinin isabetsiz olduğu ve kabule göre de davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların çok fazla bulunduğuna ilişkindir.Davalı ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri ise; davacılar yararına hüküm altına alınan maddi tazminata ilişkin hesaplamaların ve tüm tespitlerin somut delillerle desteklenmemesi nedeniyle hatalı olduğu, tedavi giderlerinin karşılanmasından zaten devletin sorumlu bulunduğunun karar yerinde gözetilmediği, ayrıca hüküm altına alınan madevi tazminat miktarlarının çok fazla olduğu ve avans faizine hükmedilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğu, tüm bunlardan ayrı kusura ilişkin değerlendirme hatalı olduğu gibi davacıların müterafik kusurları üzerinde hiç durulmadan sonuca ulaşılmış olmasının da hukuka aykırı bulunduğuna yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zararlara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminata ilişkindir.1-Davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde;29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırı 40.000,00-TL'ye çıkartılmıştır.Görülmekte olan davada davacılar fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, maddi tazminat isteğinde bulunmuş ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacılar yararına toplam 2.817,37-TL maddi tazminata hükmolunmuştur. Maddi tazminata ilişkin karara karşı davacılar tarafından da istinaf yasa yoluna başvurulmamıştır.Bu durumda, istinaf eden davalılar aleyhine hükmolunan ve istinaf isteğine konu bulunan maddi tazminat tutarı 2.817,37-TL olup, maddi tazminata ilişkin karar miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğundan yasa yolu kapalı bulunmaktadır.HMK.m.346/1 hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalılar vekilleri tarafından maddi tazminata ilişkin olarak yapılan istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesinin kararının kesin olması nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.2-Davalılar vekillerinin manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik istinaf itirazlarına gelince;a-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kaza neticesinde yaralanan davacı ... ile davacı Pembe ...'ın geçirmiş oldukları tüm tedavi evrakları değerlendirilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan " Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca ATK 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği anlaşılan geçerli ve yeterli nitelik taşıyan raporların hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına; Ayrıca, 2918 sayılı KTK'nun 88 ve TBK'nun 61 ve devamı madde hükümleri ile yine TBK'nun 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlü olduklarından, kusursuz olan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kendi kusuru dışında kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebileceğinden, davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranlarının ne olduğunun zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olup, kusursuz olan zarar görene karşı ileri sürülemeyen, ancak rücuda dikkate alınabilecek bir durum olması ve somut olayda davacılar kazaya sebebiyet veren araçta yolcu konumunda bulunduğundan, kazanın oluşumunda kendilerine atfedilebilecek bir kusurun varlığından da söz edilemeyecek bulunması nedeniyle herhangi bir kusur ayrımına gidilmeksizin tam kusura göre istinaf yasa yoluna başvuran davalıların diğer davalılarla birlikte sorumlulukları yoluna gidilmesinde de bir yanılgı tespit edilememesine; Her ne kadar istinaf yasa yoluna başvuran davalı Siirt ... Şirketi vekili tarafından, olayla ilgili olarak Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi' nde görülen ceza yargılamasına ilişkin dava sonucunun beklenilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; davacıların içinde yolculuk ettikleri ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği tek taraflı bir trafik kazasında, az yukarıda da açıklandığı üzere kazanın oluşumu bakımından davacılara yükletilebilecek bir kusurdan söz etmek olanaklı bulunmadığından, bir çok yolcunun yaralanması ve bu yolculardan üç kişinin de hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan böyle bir kazada, ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasının sonucunun beklenilmesinin, kazaya sebebiyet veren aracın işleteni olduğu konusunda duraksama bulunmayan Siirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hukuki sorumluluğunu etkileyecek bir sonuç doğurmasının da söz konusu edilemeyecek olmasına;Tüm bunlardan ayrı, davalı ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş vekili tarafından yolcu davacıların emniyet kemerlerinin takılı olmama ihtimali bulunduğu belirtilerek müterafik kusur incelemesi yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de; yukarıda da açıklandığı üzere, birden çok kişinin yaralanması ve ölümüyle sonuçlanan vahim bir trafik kazasında, kazaya sebebiyet veren aracın direksiyon hakimiyetinin yitirilmesi neticesinde yoldan çıktığı, bir süre bu şekilde ... ve taşlık alanda gittikten sonra sol tarafa yatmak suretiyle sürüklendiği ve ancak 51,5 metre sürüklendikten sonra aracın durabildiği dikkate alındığında, yaralanan yolcuların kendi yaralanmalarına engel olma bakımından alabilecekleri bir önlemin varlığından söz etmek olanaklı olmadığından, mahkemece müterafik kusur durumu üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olmasında herhangi bir yanılgı tespit edilememesine göre; davalılar vekilleri tarafından yapılan ve açıklanan hususları amaçlayan istinaf başvurularının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. b-)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda, her ne kadar talep konusu kaza neticesinde çeşitli biçimde yaralanan davacılar maluliyete uğramamış olmasalar dahi geçirmiş oldukları kazanın vahim boyutu, tüm sonuçları, davacılardan Pembe'nin anne, diğer davacılar Muhammed ve Gülçinnur'un ise Pembe'nin çocukları, davacı ...'in de Pembe'nin babası yani çocukların dedesi oluşu, birbirleri ile yakınlıkları, kaza tarihindeki yaşları (- Muhammed 5, Gülçinnur 3, Pembe 23 ve ... ise 44 yaşındadır), ayrıca baklavacı ustası olduğu ve kazada ellerinden yaralandığı anlaşılan Haci ...'in yaralanmasına bağlı olarak sağ ve sol elinde skar dokusu oluştuğu ve Pembe'nin yüzündeki yaralanmaların sabit iz niteliği taşıdığı dikkate alındığında, yaşam tecrübelerine göre tüm davacıların hiçbir kusurları olmaksızın meydana gelen böyle bir kaza neticesinde duyacakları korku ve endişenin boyutu ile böyle bir kazanın ilerideki yaşamları üzerinde bırakacağı etki ve kazaya sebebiyet veren aracın da ticari amaçla kullanılan yolcu otobüsü oluşu ile kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; aynı aileden dört kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre; fazla olmadığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin davacı taraf yararına belirlenen manevi tazminatın miktarlarının fazla belirlendiğine ilişkin istinaf istemlerinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2025 tarih ve 2018/1120 Esas - 2025/279 Karar sayılı kararın maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak davalı Siirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş. vekili tarafından tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle HMK'nın 341 ve 346/1 madde hükümleri uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE; -İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2025 tarih ve 2018/1120 Esas - 2025/279 Karar sayılı kararın manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak davalı Siirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş. vekili tarafından tarafından yapılan istinaf başvurularının ise yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıSiirt ... ... Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... ... Seyahat Organizasyon A.Ş.'den karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 5.464,80-TL harçtan peşin yatırılan 4.098,60-TL harcın düşümü ile bakiye 1.366,20-TL istinaf ilam harcının adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin; manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/11/2025