11. Hukuk Dairesi 2025/3645 E. , 2026/1145 K. "" MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1244 Esas, 2025/733 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/361 E., 2023/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar ve…
11. Hukuk Dairesi 2025/3645 E. , 2026/1145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1244 Esas, 2025/733 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/361 E., 2023/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 13.01.2011 tarihli protokol uyarınca teminat mektubunun, 13.01.2012 tarihine kadar müvekkiline ya da garantör bankaya ibraz edilmesi gerekirken bu tarihten 3 yıl 5 ay 13 gün sonra iade edildiğini, sözleşmede teminat mektubunun iadesinde gecikme halinde aylık 50.000 USD ödeneceğinin kararlaştırıldığını, teminat mektubunun geç iadesi sebebiyle protokolün 8. maddesi uyarınca şimdilik toplam 2.071.666,00 USD tutarında cezai şart tahakkuk ettiğini, 12.06.2019 tarihli ihtara rağmen bu tutarın müvekkiline ödenmediğini, borçlular aleyhine... 28. İcra Dairesinin 2019/27883 E. sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, davalı aleyhinde alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;pay devri vaadinde bulunan ve devre konu şirketin pay sahibi olan ... Ltd.'nin protokolün tarafı olmadığını, pay devrine ilişkin sözleşme hükmünün şekil eksikliği dolayısıyla hükümsüz olması nedeniyle protokolün ceza koşuluna ilişkin maddesi de dahil olmak üzere tamamının kesin olarak hükümsüzlük içerdiğini, davacının kefil olarak gayrinakdi banka kredisi temin etmek konusundaki borcunu yerine getiremediğini, protokolde davacının vermesi öngörülen kefaletin müvekkili gerçek kişi ... tarafından sağlanmasıyla gayrinakdi kredinin alınmasının mümkün hale geldiğini, bunun dışında protokolün taraflarının protokol uyarınca davacıya devrinin sağlaması taahhüt edilen şirket hisseleri yerine başka bir şirketin hisselerinin verilmesi konusunda mutabık kaldıklarını, protokolde kararlaştırılan hisse devri ve devir tarihi yerine, müvekkil ...’un ... Limited'deki hisselerinin %17.16’sının 15.08.2011 tarihinde davacıya devredildiğini, davacının protokolde kararlaştırılan tarihte hisse devri yapılmamasına veya kararlaştırılandan farklı bir şirkete ait hisselerin devri konusuna, devir üzerinden yaklaşık 9 sene geçmiş olmasına rağmen herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, böylelikle protokolün tarafların ortak iradelerine uygun olarak sonlandırıldığını, zımnen ikale sözleşmesi oluştuğunu, tarafların ifa yerini tutan edimleri gerçekleştirmeleri üzerine sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, sona eren protokole dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğini, davacının cezai şart isteminin her halükarda dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, çelişkili davranış yasağın aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki teminat mektubunun bankaya iade edilmesine rağmen davacının ceza koşuluna ilişkin hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2 hükmü uyarınca alacağın sona erdiğini savunarak davanın reddini, alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde müvekkillerine kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokolde teminat mektubunun bir yıl içerisinde iade edileceği belirtilmesine rağmen, teminat mektubunun bir yıl içerisinde iade edilmemesine davacının itirazda bulunmadığı, bankaya komisyon giderlerini ödenmeye devam ettiği, protokolde teminat mektubunun en geç protokolün imzalandığı tarihten bir yıl sonra bankaya veya davacıya iade edileceği öngörüldüğü halde fiilen bir yıllık süreye herhangi bir itiraz söz konusu olmaksızın uyulmadığı, yine bu süreçte komisyon giderlerinin davacı tarafından bankaya ödenmeye devam edildiği, bu ödemelere ilişkin olarak davalılar nezdinde herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklının istemi varsa kötüniyet tazminatına hükmedileceği, davacının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddinin yerinde görüldüğü, davacıya 03.07.2015 tarihli dekontla komisyon iadesi yapılırken teminat mektubunun 26.06.2015 tarihinde iade edildiğinin dekonta açıkça yazılı olduğu, teminat mektubunun iadesine ilişkin bir çekince ileri sürülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, protokolün 8. maddesinde teminat mektubunun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) ibraz edilmemesi ve/veya bir yıl geçtikten sonra ilgili Bankaya veya davacıya iade edilmemesi halinde, bankanın teminat mektubu için aldığı komisyon ve ayrıca her geciken ay için 50.000,00 USD'nin cezai şart olarak davacıya ödeneceğinin öngörüldüğü, davacı tarafından teminat mektubunun EPDK'ya ibraz edilmediğinin ileri sürülmediği dikkate alındığında teminat mektubunun EPDK'ya ibraz edildiğinin kabulü gerekmesine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.