11. Hukuk Dairesi 2011/7001 E. , 2013/10839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ 3-YAPI KREDİ A.Ş. Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 tarih ve 2001/2006-2010/635 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen 2001/628 Esas ve 2001/528 Esas sayılı davalarda davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... v
**11. Hukuk Dairesi 2011/7001 E. , 2013/10839 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ 3-YAPI KREDİ A.Ş. Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 tarih ve 2001/2006-2010/635 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen 2001/628 Esas ve 2001/528 Esas sayılı davalarda davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... ve Arkadaşları vekili Av. ... ile davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... arafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: .../... -2- Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirket nezdinde yangın rizikolarına karşı sigorta ettirilen dava dışı Tekno Matbaa Mürekkepleri San. ve Tic. A.Ş'ye ait fabrikada 28/07/2000 tarihinde çıkan yangın sebebiyle sigortalının ve 3. kişilerin zarar gördüğünü, yangının çıktığı fabrika olan Tekno A.Ş. yetkilisi Jak Koen hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yangına sebebiyet vermekten dolayı ceza yargılaması sonuçlanmadan, 3. kişilerin ısrarlı tutumları ve ekonomik zorlukları nedeniyle yangın poliçesinin komşuluk mali mesuliyet teminatı miktarınca davalılara çeşitli ödemeler yapıldığını, TTK'nın 1309. maddesi uyarınca, sorumluluk sigortasında kusur esasının kabul edildiğini, ancak sigortalı şirket yetkilisi Jak Koen hakkında ceza mahkemesince sonradan verilen beraat kararı uyarınca, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığının anlaşıldığını, davalılara iyi niyetle ödenen meblağların iadesi için başlatılan takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davacının, zararın tazminine ilişkin aleyhine açılan davalar devam ederken tüm zarar görenlere kendi isteğiyle hazırlanan bir protokol çerçevesinde ödeme yaptığını, yangın ve infilak mali sorumluluğu başlığı ile yapılan düzenlemede kusurdan bahsedilmediği, mali mesuliyet poliçesinin ana poliçenin ayrılmaz parçası olduğunu, ana poliçe yönünden ödeme yapıldığını, burada kusurlu ve kusursuz ayrımı yapılmadığını, ceza dosyasında beraat kararı verilmesinin davacının kendi rızasıyla davalılara yaptığı ödemeyi geri istemesinin dayanağı olamayacağını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yangında davacının sigortalısı ...nin bir kusurunun bulunmadığı, TTK'nın 1304. maddesinde, yangın sigortası ve TTK'nın 1309. maddesinde de mesuliyet sigortasının düzenlendiği, anılan madde hükmüne göre yangın nedeniyle sigortacının sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurundan doğan hasarı kapsadığı, sigortalının her hangi bir kusurunun olmadığı bu hususun ceza mahkemesi kararı, açılan diğer davalardan anlaşıldığı, davacı sigortacının dava dışı sigortalısıyla arasındaki yangın poliçesindeki mali mesuliyet teminatı gereğince davalılara yaptığı ödemeyi geri istemesinin mümkün bulunduğu, zira ödemenin dayanağının kalmadığı, asıl ve birleşen davada itirazlarının tespit edilen miktarlar bakımından likit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen (Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/628 Esas ve Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/592 Esas sayılı dosyası) davalarda davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve yukarda belirtilen birleşen davalarda davalılar vekillerinin kesin hükme ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Asıl ve birleşen davalar, dava dışı sigortalı ...nin fabrikasında çıkan yangın nedeniyle zarar gören davalılara komşuluk mali mesuliyet teminatı uyarınca davacı sigortacının serbest iradesi ile yaptığı ödemelerin, sigortalı yetkilisinin ceza yargılaması sonucunda yangında kusursuz olmasının ortaya çıkması nedeniyle iadesi amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir. Dava dışı Tekno Matbaa A.Ş. lehine düzenlenen yangın poliçesindeki komşuluk malii sorumluluk teminatı kapsamında, limit dahilinde yangından zarar gören davalılara yapılan ödemelerin varlığı ve miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının taraflar arasında düzenlenen protokole göre davalılara yaptığı ödemelerin, sigortalısı yetkilisinin ceza yargılaması sonucunda kusursuz olduğunun saptanması sonucu, iadesini isteyip istemeyeceği, bu bağlamda davacının sigortalısının kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, ceza yargılamasından ve işbu dosyada alınan bilirkişi kurulu raporlarından hareketle sonuçta davaya konu yangının meydana gelmesinde davacının sigortalısının kusurunun bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. .../... -3- Oysa, öncelikle ifade etmek gerekir ki, ceza hukuku ve medeni hukuk arasındaki ilişki mülga Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde; “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” şeklinde düzenlenmiş ve kural olarak bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir. Madde bu yönüyle irdelendiğinde; hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır. Burada hemen vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak delilleriyle tespit edilip edilmediği olmalıdır. Yasadaki açık düzenleme, yerleşen yargısal uygulama ve bilimsel görüşler karşısında; kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararın, diğer söyleyişle fiilin işlendiği sabit olduğu halde kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptamanın tek başına hukuk hakimini bağlayacağını kabule olanak bulunmamaktadır. Bu bağlamda mahkemece de isabetle belirtildiği üzere ceza mahkemesince verilen beraat kararı kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini konusunda hukuk mahkemesini bağlamayacağı, kaldı ki ceza mahkemesinin hükme dayanak yaptığı bilirkişi kurulu raporunda dahi yangının büyük olasılıkla hava sıcaklığının normalin üstünde ve öğle saatlarinde maksimum duruma gelmesi nedeniyle çıktığına işaret edilmiş olunması, esasen yangının davacının sigortalısının fabrikasında başlayarak davalı işyerlerine sirayet ettiğinin dosya kapsamı ile sabit bulunması karşısında işbu dosyada alınan ve yeterli dayanakları dahi gösterilmeden davacının sigortalısının kusurunun bulunmadığını belirten denetime elverişli bulunmayan ve soyut bilirki raporlarına dahi itibar edilemez. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, sigortalının fabrikasında çıkan yangının hava sıcaklığının artmasına bağlı olduğu kabul edilse bile basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacı sigortalısının bu halde dahi gerek yangının çıkmasını ve gerekse davalı işyerlerine sirayetini engelleme konusunda gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu, bu bağlamda yangının çıkması ve sirayeti konusunda kusurlu bulunduğunun ilke olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye ve yetersiz bilirkişi kurulu raporlarına dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, asıl ve yukarıda anılan birleşen davalardaki hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda mümeyyiz davalılar vekillerinin kesin hükme ilişen temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve anılan birleşen davalardaki hükmün, mümeyyizler yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı... Sigorta A.Ş'den alınarak davalılar ..., M. ..., M. ..., M. ... ... ile davalı ... ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen 2001/628 Esas ve 2001/528 Esas sayılı davalarda davalılara iadesine, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.