T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1340 - 2026/437 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/1340 KARAR NO : 2026/437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/04/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1340 - 2026/437 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/1340 KARAR NO : 2026/437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/04/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/1197E., 2021/466K. DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/02/2026 YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirkete İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan iş yerini ... Laboratuvar Hastane Malzemeleri Özel Sağlık Hizmetleri ve Ambalaj Temizlik Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Limited Şirketi'nin kiracı olarak kullandığı 29/08/2017 tarihinde ... ait su borcusunda yaşanan arıza nedeniyle sigortalı işyerinde bulunan malzemelerde maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilince 249.519,31 TL hasar ödemesi yaptığını, hasarın davalının ayıplı hizmet vermesi nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek yapılan ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle:Müvekkilinin bakım, onarım ve koruma ve arızalar sebebiyle oluşan hasarlardan da sorumluluğu bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... davacının sigortalısının işyerine 29/08/2017 tarihinde ... ye ait şebeke suyu borusunda gerçekleşen arıza nedeniyle duvardan su sirayeti gerçekleştiği, 249.519,31-TL zarar meydana geldiği, davacının meydana gelen zarar nedeniyle sigortalısına 249.519,31-TL ödediği, 10/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen olayda binanın yapımında projede görünen drenajın yapılması ve perde dış kısmında şartnamelere uygun su yalıtımının yapılması halinde bina bodrum katını su basmasının olmayacağı, olsa bile çok fazla hasara neden olmayacağı, suyun sızmış olsa da ölçülü olacağı bu bakımdan binada uygun imalatın yapılıp yapılmadığının dış cephenin kazılarak yalıtım ve drenajın olup olmadığınn görülmesi gerektiği, davalının su şebekesini şartnamelere uygun yapmadığı, şube yolu sorumluluğunun abonede olsa bile bunun uygun yapılıp yapılmadığının davalı kurumun denetiminde olması gerektiği, davalı kurumun su arızası nedeniyle hasarın oluşumunda kusurlu olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 1472. Maddesinde sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, davamızda sigortacının dava konusu tutar kadar sigortalısına ödeme yaptığı ve halefiyet ilkesi gereğince sorumlulara karşı dava hakkına sahip olduğu, mahkememizce iş yerinde oluşan hasarın oluşumunda binada su sızmasını önlemeye yönelik yeterli önlem alınıp alınmadığı hususunun tespiti için suyun sızdığı kot seviyesine yönelik kazı yapılması ve hasarın meydana gelmesinde bina yapımcısının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına yönelik hususların tespiti amacıyla keşif yapıldığı bilirkişi ek raporu alındığı, ek raporda hasarın oluşmasına su şebekesi ile şube yolu bağlantısında meydana gelen arıza nedeniyle sızan suyun neden olduğu, su şebekelerinin yapımı ve abonelerin uygun bağlantı yapmasının denetim sorumluluğu olan davalı kurumun uygun su şebekesi yapmadığı ve abone bağlantılarını denetleme görevini yeterince yerine getirmediği, bina müteahhidinin projeye uygun imalat yapmadığı ve yaptığı yalıtımın korunması için gerekli önlemi almaması nedeni ile hasarın artmasına neden olduğunun bildirildiği bunun da Türk Borçlar Kanunun 52. maddesi gereğince müterafık kusur oluşturduğu, tazminattan %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü..." yönünde karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tazminattan kusur indirimi yapılması halinde karşı taraf lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimin şartlarının oluşmadığını, zarar görenin müvekkili olmasına rağmen ve zararın artmasında hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen; binanın projesinin eksik ya da hatalı yapılmasından sanki müvekkili sorumluymuş ve zararın artmasına neden olmuş gibi TBK md. 52 kapsamında müterafik kusur indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu hasarın kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteahhidin projeye uygun imalat yapmamasından değil, su hattındaki borunun patlamasıyla meydana geldiğini, illiyet bağının başlangıcının su hattındaki borunun patlaması olduğunu, bu nedenle yerel mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu olayın ...'nin kusurlu davranışı neticesinde meydana geldiğini, binanın projeye uygun yapılmaması ya da yalıtımın korunması için gerekli önlemlerin alınmamasının hiçbir şekilde kusur olmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: içermektedir. Dava konusu adreste arızanın oluştuğunu yerin içme suyu şebeke hattının şube yolu da denilen abone hattı üzerinde bulunduğunu, bu hususun tartışmasız olduğunu, dolayısıyla şube yolu olarak tanımlanan bu bölüm ile ilgili olarak Genel Müdürlüklerinin bakım, onarım, koruma ve arızalar sebebiyle oluşan hasarlardan da sorumluluğunun bulunmadığını, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında "Davalı ...'nin su şebekesini şartnamelere uygun yapmadığı ve yapılan işlere yönelik yeterli denetim yapmadığı ve su arızalarına neden olduğu" şeklinde ifadeler yer almakta ise de bu ifade ve tespitlerin doğru olmadığını, şube yolu hattında oluşan arıza ile ilgili hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını, ... Genel Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığı yerde yeterli denetim yapmadığı ve su arızalarına sebep olduğu tespitinin de tamamen yanlış bir tespit olduğunu, yeterince araştırılıp değerlendirilmeden yapılan kusur değerlendirmesinin doğru olmayacağından tanzim edilen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu tazminat talebinin dayanağı olan davacı sigorta şirketinin gerçek zararı olması gerektiğini, zarar gören işyerinin sigortalanması amacıyla sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete ödenen primler toplamının hasar bedelinden düşülmek suretiyle tespit olunacak zararının gerçek zarar olacağını, ilk derece mahkemesi tarafından gerçek zararı tespit amacıyla bu araştırma yapılmaksızın talep üzerinden hüküm kurulduğunu, davaya ve bilirkişi raporlarına karşı verdikleri itiraz ve beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, TTK m 1472 uyarınca, İşyerim Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece alınan, bilirkişi heyet raporunda tapuda 9320 ada 13 parselde kayıtlı binanın 1 nolu iş yerinde meydana gelen hasarın oluşumunda binada su sızmasını önleyici yalıtım ve izolasyon işlerinin yapılıp yapılmadığı ve su sızmasını önlemeye yönelik yeterli önlem alınıp alınmadığı hususları keşif mahallinde suyun sızdığı kot seviyesine yönelik kazı yapılması halinde tespit edilebileceğinden, hasarın meydana gelmesinde bina yapımcısının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalı ... nin işe su şebekesini şartnamelere uygun yapmadığı ve yapılan işlere yönelik yeterli denetim yapmadığı ve su arızalarına neden olduğu ve bu arıza nedeni ile hasar meydana geldiği için hasarın oluşumunda kusurlu olduğu Sigorta şirketinin sigortalısına ödediği 249.519,31TL yönünden TTK 1472 maddesine göre halefiyet ilkesi gereğince rücu şartlarının oluştuğu görüşü mütala edilmiş olup mahkemece, kök ve ek rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Davacının rücu imkanının bulunduğu belirlendikten sonra ise rücunun kapsamı, yani sigorta şirketi tarafından sigortalısına rücu edebileceği rakamın belirlenmesi gerekmektedir. Rücuen tazminat davalarında, davalının sorumlu olduğu miktar, yapılan ödeme miktarı olmayıp, gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlerin gerçek zarar miktarı tespit edilerek, davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da, davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle mahkemece, öncelikle yapılan ödemenin gerçek zarar olup olmadığının usulüne uygun olarak tespiti gerekmektedir. Somut olayda, Mahkemece alanında uzman bilirkişiden rapor alınarak uğranılan gerçek zararının belirlenmesi gerekirken ekspertiz raporunda belirtilen zarar miktarı esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma nedenine göre davacının tüm, davalının sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1197E., 2021/466K. sayılı 15/04/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Kararın kaldırma nedenine göre davacının tüm, davalının sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/02/2026 Başkan Üye Üye Katip