6. Ceza Dairesi 2012/1 E. , 2012/20147 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya ayk…
**6. Ceza Dairesi 2012/1 E. , 2012/20147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCY'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için satın alanın zararının giderilmesi gerekmemektedir. Duruşmanın yargılama evresinde ilkin iddia, varsa müdahil ve savunma tarafların katılımı ile mahkemenin yargılama faaliyeti tam olarak gerçekleştirilir. Duruşmanın ikinci evresinde son karar devresi yani yargıcın son kararı vermesi aşamasıdır. Hüküm mahkemenin duruşma sonunda verdiği ve uyuşmazlığı çözen birinci yargılamayı sona erdiren karardır. Yani mahkemenin duruşma sonunda işten elini çektiği karardır. Son karar çeşitlerinden biride mahkumiyet kararıdır. Yargılama tarafları bu kararın değiştirilmesini istediklerinde, yasanın kendilerine tanıdığı yasal çarelerden yararlanmaları gerekir. Bu yasa yollarından biride temyiz davası açmaktır. Yargıtay belli bir olayda doğru ve gerçeğe uygun karar verilmesi amacını izler ve son kararda hukuk normlarının uygulanmasında eksiklik ya da yanılgı olup olmadığının üzerinde durur. Temyiz yasa yoluna başvurmanın etkisi ise kesin hükmün doğmasını engel olma ve incelemeyi karar verenden başka bir makamın yapması olarak ortaya çıkar. Yargıtay'ın son kararı ise; temyiz davasını kabule şayan bulunup inceleme yaparak verdiği karardır. İşte bu kararlardan biride, “Bozma” kararıdır. Yani; bozulan karar tümüyle ortadan kalkacağından Hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Karar dava gibi bir bütün oluşturur. Kısmi kesinleşmeden bahsedilemez. Yargıtay ilgili özel dairesince kararın bozulması üzerine mahkeme yeni bir tensip kararı ile duruşma günü belirler ve ilgilileri duruşmaya çağırıp bozmaya karşı diyeceklerini sorduktan sonra, bozmaya uyulmasına ve /veya uyulmamasına dair bir karar verir. Eğer mahkeme bozmaya uyulmasına karar verirse o zaman bozma doğrultusunda işlem yapar. Yani genel yargılama faaliyeti yeniden başlar bunun sonunda kurulan hüküm yeni bir hükümdür. Zira önceki hüküm bozulmakla ortadan kalkmış ve hukuki geçerliliğini yitirmiştir. Böylece yargıtay bozma kararından sonra ilki ile bağdaşık yeni bir yargılama süreci işlemeye başlamıştır.