11. Hukuk Dairesi 2024/734 E. , 2025/1592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/154 Esas, 2023/833 Karar HÜKÜM : Usulden ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.03.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat... dinlenildikt
**11. Hukuk Dairesi 2024/734 E. , 2025/1592 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/154 Esas, 2023/833 Karar HÜKÜM : Usulden ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.03.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Mayıs 2004’ten bu yana davalı şirket ürünlerini Türkiye Bölgesi ile sınırlı olmak kaydıyla “münhasıran yetkiyle” distribütör olarak satmak şeklinde ticari ilişkisi bulunduğunu, son zamanlarda davalıdan satın alınarak müşterilerine satılan pompalarda arızalara yönelik sayısız şikayet ve ayıp bildirimi aldığını, davalının gizli ayıplı mal satmaya devam ettiğini, ticari ilişkinin haklı nedenlerle feshedildiğini, sürekli arıza yapan ve arızaları davalı tarafından giderilmeyen uzaktan kumanda ve alıcı (reciever) arızaları aşırı ısınma (hararet) sorunlarının müvekkilinin 5 yıl boyunca uğradığı zarar tazmin edilmeksizin sadece teknik açıdan ve kısmi şekilde çözüme kavuşturulan “Pumping Piston” (Pompalama Pistonu) arızalarının fazla gürültülü çalışma ve titreme sorunlarının ortaya çıkmasına neden olduğunu, müvekkiline zararların karşılanmasına yönelik taleplere ilişkin mutabakata rağmen ödeme yapılmadığını, ayıbın bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/71 D. İş sayılı dosyası ile davalının Yeşilköy CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenen Ankomak 2016 Uluslararası İş Makine ve İnşaat Teknolojileri Fuarı’nda Stetter marka beton mikserlerinin Beta İş Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. standında satışa sunulmak üzere sergilendiğinin tespit edildiğini, davalının üçüncü bir kişiyi yetkilendirdiğini ve tanınan tek satıcılık yetkisinin ihlal edildiğini, müvekkilinin davalı Schwing ürünlerini marka haline getirdiğini, portföy tazminatını hak ettiğini, ayıplı ve gizli ayıplı mallardan kaynaklı davalı tarafça kabul edilmesine rağmen ödenmeyen garanti ve ihtilaflı masraflar için şimdilik 60.311,51 euro karşılığı 371.651,58 TL, ticari ilişkinin davalı tarafın kusuru nedeniyle sona erdirildiğinden iade alınması gereken davacı stoklarında bulunan yedek parça bedellerinin karşılığı olarak 650.000,00 euro karşılığı 4.005.430,00 TL, davacının hak kazandığı portföy tazminatı için şimdilik 1.000,00 euro karşılığı 6.162,20 TL, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle tazminat tutarı için şimdilik 1.000,00 euro karşılığı 6.162,20 TL olmak üzere toplam 712.311,51 euro karşılığı 4.389.405,98 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm söylemleri ve istemlerinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine, maddi vakıaya, uygulanması gereken sözleşme hükümlerine ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, gerek usul gerekse de esas yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davanın öncelikle tahkim şartına göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının dürüst davranma ve doğruyu sözleşme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının dava dilekçesinin davalıya 03.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içinde verdiği cevap dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 28. maddesi gereği taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda davalı şirket tescilli merkezi olan Herne Mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek yetki itirazında bulunduğu, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 28. maddesinde, davacı ile davalı arasında çıkacak uyuşmazlıklarda davalı Alman menşeili firmanın tescilli merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu hususunun karşılıklı olarak müzakere edilerek karara bağlandığı, her ne kadar bu sözleşmede davalı Alman menşeili firmaya davacı Türk menşeili şirketin merkezinde de dava açma hakkı tanınmış ise de, bu hakkın tek taraflı olarak davalı firmaya tanındığı, davacıya kendi şirket merkezi ikametgahında dava açma hakkının tanınmadığı, her iki tarafın da ticari şirket olması sebebi ile taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu, Mahkeme yetkisinin münhasır yetki niteliği taşımadığı, yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması ve Türk Mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk Mahkemesinde görülebileceği, davalı tarafça yasal süre içinde yetki itirazında bulunulduğu gerekçesiyle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı portföy tazminatı, davacının stoklarında bulunan yedek parça bedellerinin tazmini, rekabet yasağının ihlali ve gizli ayıplı mallardan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesinin, Dairemiz bozma ilamından sonra davalının milletler arası yetki itirazını değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un "Yetki Anlaşması ve Sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, söz konusu uyuşmazlık yönünden kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında teati edilen ve imza altına alınan 2004 tarihli "Dağıtımcı Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin “Uzlaşmazlıkların Çözümlenmesi” başlıklı 28. maddesi, “Yetkili mahkeme mahalli TEDARİKÇİNİN tescilli merkezinin bulunduğu şehir olacaktır. Ayrıca, TEDARİKÇİ DAĞITIMCININ tescilli merkezinin bulunduğu şehirde bir mahkeme seçme hakkına da sahip olacaktır.” düzenlemesini içermekte olup dağıtımcı olan davacının ticari merkezi İstanbul'dur. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince seçimlik yetkilinin davalıya tanındığı, davacı olan dağıtımcıya tanınmadığı kabul edilerek davalının milletler arası yetki itirazı kabul edilmiş ise de, her iki tarafın da tacir sıfatını haiz olması, sözleşme hükmünün bu şekilde yorumlanması hâlinde sözleşmenin sadece bir tarafı yönünden ucu açık, çok seçenekli yetki şartının kabulü anlamına geleceği, bunun ise sözleşmenin diğer tarafı aleyhine haksız şart oluşturacağı gözetilerek davalının milletler arası yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.