11. Hukuk Dairesi 2024/3822 E. , 2024/9086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/88 E., 2023/235 K. HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip ger
**11. Hukuk Dairesi 2024/3822 E. , 2024/9086 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/88 E., 2023/235 K. HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış “...” markalarının ve bu markaların kullanıldığı özgün ambalaj dizaynlarının sahibi olduğunu, davalının poşet çay ürünlerini “...” markası altında satışa sunduğunu, ancak çayların satışa sunulduğu ambalajlardan “... EARL GREY", "... BLACK LABEL", "... GELENEKSEL RİZE ÇAYI", "... ROYAL BREAKFAST” ürün ambalajlarının müvekkiline ait ambalaj kompozisyonuna ayniyet derecesinde benzediğini ve müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasına ve tecavüz sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu doğrultuda davalının tecavüz teşkil eden dava konusu ambalajlarının satışa arzının yasaklanmasına, toplatılmasına ve ürün ambalajlarının imhasınına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının renk ve şekiller üzerinde tekeli olamayacağını, davacı tarafın ürün ambalajları ile müvekkili ürün ambalajları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı yana ait "... Black Label demlik poşet siyah çay" ambalaj tasarımlarının, davacı tarafa ait 2009/55252 tescil numaralı marka ve tescilsiz "yellow label tea" şeklindeki ambalaj tasarımlarına keza davalı yana ait "... earl grey süzen poşet siyah çay bergamot aromalı" ambalaj tasarımlarının, davacı tarafa ait tescilsiz ... earl grey bergamot aromalı ambalaj tasarımlarına, davalı yana ait "... Royal Breakfast süzen poşet siyah çay" ambalaj tasarımlarının, davacı tarafa ait tescilsiz "... English Breakfast Tea" ambalaj tasarımlarına tecavüz teşkil etmediği, haksız rekabete neden olmadığı, davacının "... yellow label tea" ambalajlarının davaya konu görselinin "... earl grey" ve "... English Breakfast" ambalajlarının davacı yanca zaman zaman farklı unsurlar eklenip çıkarılarak kullanıldığı, ancak bu ambalaj kullanımlarının tek başına hiçbir zaman yoğun, yaygın biçimde kullanım yolu ile tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanmadığı, yani "..." markasından bağımsız olarak salt ambalaj tasarımlarındaki renk de dahil olmak üzere tali unsur niteliğindeki görsellerin tüketici zihninde hemen refleks olarak hatırlanacak şekilde ortalama tüketici zihninde davacı işletmesi ile özdeşleşen ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırılmış tescilsiz bir şekil markası olarak algılanmadığı, tüketici nezdinde davacı işletme ile özdeşleşen bir marka algısına sahip olmadıkları, davalının kullanımların kötü niyetli olduğu yönündeki iddianın kanıtlanmadığı, davalı kullanımlarının kendi esas unsurlu markası olan "..." markası altında kullanılması nedeniyle haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığı, bilirkişilerin de isabet ile işaret ettiği üzere; ihlal iddiasına konu ürünlerin piyasada benzer türden genel olarak çayların sarı, kırmızı, yeşil, siyah renklere hâkim şekilde tüketiciye takdim edildiği, zaman zaman reklam politikası gereği bu kullanımlarda renk değişikliği ya da görsel üzerinde konumlandırılması yönünden değişiklik yapıldığı, ürünlerin üzerlerinde çay poşeti resmi, çay bardağı, çay demliği, çay fincanı, çay porseleni resimlerinin olduğu, çay çiçeği, çay tarlası ya da bahçesi resimlerinin de olabildiği ve bu açıdan tüketicinin söz konusu tali unsur ve/veya tanımlayıcı unsur niteliğindeki çay ürününe işaret eden işaret ve resimlere, şekillere aşina olduğunun bilindiği, bu nedenle de görseller bu işle iştigal eden firmalarca ambalaj üzerinde çokça kullanılmakta olup, çoğu zaman firmaların ise 3 boyutlu marka tescili ile zaman içinde görsel üzerinde marka algısı yaratmak suretiyle tescil aldıklarının da bilindiği, oysa tüketicinin zihninin, şekilden ziyade kelimelerle hatırlamaya yönelik olduğu, özellikle şekil markalarının karmaşık unsurlardan oluşabilmesi ve akılda kalması bakımından daha zor olması nedeniyle tüketici zihninde ön plana çıkması ve tüketicinin bir şekli bir işletmenin markası olarak algılaması için söz konusu şeklin tüketici bakımından kolaylıkla ve rahatça hatırlanabilecek derecede ayırt edicilik kazanmıs olması ve o seklin doğrudan ve refleks halinde tüketici nezdinde o işletmeyi hatırlatması, bir diğer deyimle kuvvetli biçimde kaynak göstermesi gerektiği, bu anlamda şekil markalarında ayırt ediciliğin ispatı zor olduğu ve ayırt edicilik için bazı kriterlerin arandığı, bu kapsamda, somut olayda da davacının ambalajlarındaki esas unsurunun davalı ambalajlarında kullanılan esas unsurdan farklı olması, işaretlerin jenerik ya da piyasadaki alışılagelmiş zayıf nitelikteki figürlerden oluşması, davacıya gerek renk gerekse ürünlerin doğal yapısından kaynaklanan resimler üzerinde tekil hakkı verilemeyeceği, yine işaretlerin içerdiği tali unsurların ya jenerik ya da ayırt ediciliği zayıf imgelerden oluşması nedeniyle ortalama tüketici algılamasında bıraktığı genel izlenim itibariyle davacı ambalajlarının, davalı ambalajları ile bütünsel düzeyde karıştırma ihtimali ve iltibasa yol açmayacağı, söz konusu ambalajların tüketici zihninde doğrudan davacı işletmesi ile bir bağlantı kuracak nitelikte bir marka algısı yaratmadığı dolayısıyla marka hakkını ihlal ve hâksiz rekabete neden olacak şekilde bir kullanım bulunmadığı, bu kapsamda davalı yana ait kullanım ve ambalaj tasarımlarının, davacı tarafa ait gerek tescilsiz markalar ve ambalaj tasarımlarına marka tecavüzü ve hâksiz rekabet teşkil etmediği, her iki firmanın ambalaj üzerinde gerek kelime, gerek şekil ve gerekse renk unsurlarının bir arada bulunduğu şekli ile kullanımda bulundukları ve ambalaj üzerinde "..." ve "..." esas unsurunun baskın olarak ilk bakışta marka algısı yaratacak şekilde kullanıldığı, dolayısıyla markaların karşılaştırılması yapılırken markayı oluşturan unsurlardan tüketicinin zihninde kalan ve markanın baskın unsurlarından olan kelime unsuru göz ardı edilmek suretiyle bütünsellik incelemesi yapılması marka hukukunun genel ilkelerine aykırı sonuçlar yaratacağından, işaretlerin bir bütün olarak yarattıkları izlenim bakımından iltibas tehlikesine yol açmadıkları, keza davalı kullanımlarının kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu ve 61 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V.SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.