11. Hukuk Dairesi 2013/15080 E. , 2014/9269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2013 tarih ve 2011/13-2013/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel
**11. Hukuk Dairesi 2013/15080 E. , 2014/9269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2013 tarih ve 2011/13-2013/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı “...” emtiasının davalı tarafından nakledilmek üzere tam ve sağlam olarak teslim alındığını ancak, söz konusu emtianın teslim edilmesi gereken yerlere teslim edilmediğinin, elden çıkarıldığının ve/veya satıldığının tespit edildiğini, işbu olay nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına 16.10.2002 tarihinde hasar tazminatının ödendiğini ve müvekkilinin ...'nın 1301. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 13.218.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı... vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, meydana gelen olayın müvekkili ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kaybettiği ehliyetinin üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek nakliyenin yapılıp, malların satıldığını, nakliye müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğinden müvekkilinin sorumluluğunun da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu rücu alacağının kabul edilebilmesi için öncelikle taşıma ilişkisinin varlığının ve davalı ... tarafından, taahhütnamedeki koşullarla yapılmış olup olmadığının tespitinin gerektiği, oysa davalı ...'ün taahhütnameyi kabul etmediği, İnegöl Cumhuriyet Savcılığı'ndaki beyanlarıyla da ısrarlı bir biçimde olayla ilgisinin bulunmadığını bildirdiği, ayrıca taahhütnamedeki telefon numarasının da ... adına kayıtlı olmadığı dikkate alındığında, bilirkişi raporuyla da 18.02.2002 tarihli taahhütname geçerliliği kapsamında (taahhütnamenin geçerli olup olmadığı tartışılmaksızın) hesaplama yapılarak rapor tanzim edildiği ancak, dayanak 18.02.2002 tarihli taahhütname ve sevk irsaliye asılları, dava dışı ... A.Ş'nin halefi sıfatıyla davacı ... şirketince sunulmadığından, dava konusu taşımanın dayanağını teşkil eden 18.09.2002 tarihli taahhütnamenin fotokopisi üzerinden imza inceleme yapılarak alınan grafolojik raporda imzanın ...'e ait olmadığı da anlaşılmakla, davacı vekiline davalı ...'ün 18.9.2002 tarihli taahhüde dayanarak taşıma yaptığı iddiasına ilişkin yemin teklif edip etmeyeceği yönünde kesin süreli ihtarat yapıldığı, davacı vekilince de 01.04.2013 tarihli dilekçe ile yemin teklif etmeyeceklerinin beyan edildiği, bu itibarla taşımanın davalı ... tarafından yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın ... yönünden ispatlanamadığından reddine, diğer davalı ... yönünden ise, davalının dava konusu taşıma yapılan araç maliki olmadığından ve asıl araç malikine karşı da dava açılmamış bulunduğundan pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı...'ün bir kısım beyanlarında ehliyetini kaybettiği ile ilgili farklı tarihler söylemesinin dava konusu eylemi kendisinin yaptığı sonucunu doğurmayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.