11. Hukuk Dairesi 2011/413 E. , 2012/21096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2010 tarih ve 2008/253-2010/367 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
**11. Hukuk Dairesi 2011/413 E. , 2012/21096 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2010 tarih ve 2008/253-2010/367 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalının, dava dışı limitet şirketteki %20 payını eşit olarak müvekkillerine sattığını, satış bedeli olarak karşılığında dört ayrı senet aldığını, ancak payları TTK’na uygun devre yanaşmadığını, usulüne uygun şekilde başkalarına devir yaptığının ortaya çıktığını, senet bedellerini ödediklerini, geçersiz devir bulunduğunu ileri sürerek, ödenen 30.000.00 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, davalının ortak olduğu limitet şirketin işlettiği dershanede öğretmenlik yaptığı, davalının sahibi olduğu limitet şirketin %20 payını harici sözleşme ile eşit şekilde davacılara satış yaptığı, satış bedelinin ödenmesi sonrası resmi devir işleminin yapılacağının kararlaştırıldığı, bu aşamada şirketin mali durumunun bozulduğu, paylarının üçüncü kişilere devir edildiği, davalının devir işlemine veya devirden elde edilen paraya müdahalesinin olmadığı, satışa davacıların da bulunduğu hissedarların karar verdiği, elde edilen paranın davacılara ödendiği, tanık beyanlarıyla durumun belirlendiği, öğretmen olan davacıların harici satış sözleşmesinin sonuçlarını bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket pay devir vaadi sözleşmesi uyarınca verilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davalının dava dışı limited şirkette bulunan %20 payını eşit şekilde davacılara devir etmeyi vaad ettiği, buna ilişkin olarak tarafların kendi aralarında yazılı sözleşme imzaladıkları, davacının devir bedeli olarak tespit edilen 30.000 TL’nı tahsil ettiği, daha sonra sözleşme konusu payların davalı vekilince başkasına geçerli şekilde devrinin yapıldığı hususları çekişmesizdir. Dava konusu olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nun 520/son maddesi hükmü uyarınca, limited şirketlerde payın devri veya devir vaadini içeren sözleşme, noterde düzenlenmedikçe veya sözleşme ve imzalar noterce noterce tasdik edilmiş olmadıkça taraflar arasında dahi hüküm ve sonuç doğurmaz. Anılan şekil şartı, geçerlilik koşuludur. Şekil şartına uymadan yapılan sözleşmeler ise geçersiz olduğundan bu sözleşmeye bağlı olarak her iki taraf birbirlerine verdiklerini geri istemek hakkına sahiptir. Bu durum karşısında, taraflar arasında düzenlenen limited şirket pay devir vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacıların satış bedeli olarak dava ettiği tutarı davalıya ödediklerinin çekişmesiz bulunduğu, anılan bedeli talep etme haklarının olduğu, davalının ödemesini yazılı şekilde kanıtlaması gerektiği dikkkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.