T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2024/1837 - 2026/1360 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1837 KARAR NO : 2026/1360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29.02.2024 NUMARASI : 2021/247 Esas, 2024/224 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : Türkiye Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. DAVA…
T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2024/1837 - 2026/1360 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1837 KARAR NO : 2026/1360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29.02.2024 NUMARASI : 2021/247 Esas, 2024/224 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : Türkiye Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 28.04.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28.04.2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.02.2024 tarih ve 2021/247 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.03.2015 tarihinde ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde bulunan müvekkili sürücü ...'ın sevk ve idaresine bulunan ... plaka sayılı motosikleti ile yolun 3.450 km'sine geldiği esnada aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracıyla öndeki araca çarpmamak için sol manevra yaptığı sırada aracının sol ön kısımlarıyla müvekkili yönetimindeki motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve bu kazada müvekkili ...'ın yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 250,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 10.01.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 290.000,00 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tarafça hükmedilecek tazminattan %20 oranında müterafik kusur indimi yapılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının bulunduğu motosiklette gerekli koruyucu tertibat ve ekipmanı bulundurmaması da dikkate alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle sürekli iş göremezlik zararının 478.222,08 TL olduğu, talep olunabilecek maddi tazminat tutarının ise poliçe üst limiti olduğu anlaşılmakla, davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi zararı olan 290.000,00 TL'nin 2914 sayılı KTK'nın 99/1 maddesi gereğince 25.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin, kazanın oluş şekline uygun olmayan kusur raporuna karşı itirazlarını gidermeden karar verdiğini, dava öncesinde müvekkili kuruma usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, usulden red kararı verilmemesi halinde ise davacının geçici, sürekli ve bakıcı gideri zararının ne olduğunun tespiti davası olarak bakılarak aleyhlerine faiz, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesine karar verilmesinin gerektiğini, 04.03.2015 tarihli kazaya bağlı olarak açılan savcılık dosyasının getirtilmesine karar verilmesinin gerektiğini, hükme esas alınan ATK maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlenmiş olduğunu ve maluliyet raporuna itirazları giderilmeden karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Eldeki dosyaya baktığımızda iş bu eldeki tazminat davası açılmadan önce 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı ile 05.02.2021 günlü arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup, 05.02.2021 günlü son tutanağın düzenlendiği, yapılan görüşme neticesinde tarafların uzlaşamadığı, ayrıca davalı tarafından davacının başvurusu üzerine vermiş olduğu 14.12.2020 günlü cevabı yazı dikkate alındığında davacının usulüne uygun şekilde başvuru şartını sağladığının anlaşıldığı, davalı vekili her ne kadar kusuru kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut aksi davalı tarafından ispat edilinceye kadar geçerli olan kaza tespit tutanağına göre ve yine kaza tespit tutanağı ile uyumlu 08.12.2021 günlü kusur raporuna göre ... plakalı araç sürücüsününü %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda verilen Yargıtay 4. Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereğince ZMMS poliçe teminatı içerisinde kabul edilmiş olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmadığı, hükme esas alınan ATK tarafından düzenlenen 10.04.2023 günlü maluliyet raporunun kaza tarihi olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, yaralanmasının ayak bileği ve çevresinde oluştuğunun belirtildiği, bu nedenle davacının kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağının bulunmadığından mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, davacı vekili tarafından davalıya 14.12.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihi olan 25.12.2020 olduğu dikkate alındığında tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.809,90 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.952,50 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 14.857,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 28.04.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır