11. Hukuk Dairesi 2015/5458 E. , 2015/12446 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 49. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2014 NUMARASI : 2014/75-2014/165 Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/06/2014 tarih ve 2014/75-2014/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ta…
**11. Hukuk Dairesi 2015/5458 E. , 2015/12446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 49. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2014 NUMARASI : 2014/75-2014/165 Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/06/2014 tarih ve 2014/75-2014/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, son olarak 01.05.2008 tarihinde yapılan genel kurula katıldığını, hissesini devretmediği halde 2009 ve 2010 tarihli genel kurullara çağrılmadığını ve katılmadığını, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait genel kurulların çağrısız yapıldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespitine, durumun pay defterine kaydına, 04.05.2009, 03.05.2010 ve 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalı Şirket'in hakim ortağı R. S.Y.tarafından anonim şirket asgari ortak sayısını tamamlamak için davacıya sembolik hisse verildiğini, hissenin inançlı işlem ile devredildiğini, davacının şirketten ayrılırken aldığı payı gerçek sahibine iade ettiğini, şirket hisse senetlerinin nama yazılı olduğunu, davacının ortak olduğunu senetleri ibraz ederek kanıtlaması gerektiğini, dava konusu genel kurulların tüm hissedarların katılımı ile yapıldığını savunarak davaların reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı N.. Ö..'un 01.05.2008 tarihli genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle davalı Şirket'in 2625 hisseli ortağı olduğunun pay defteri ve hazirun cetvelinden anlaşıldığı, sonraki genel kurullarda davacının hazır bulunmadığı ve bu genel kurulların ortakların %100 katılımı ile ve çağrısız yapıldığı, anonim şirket olan davalının paylarının nama yazılı olduğu, TTK'nın 416. maddesine göre nama yazılı hissenin devrinin, ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olacağı, pay defterinde, davacıya ait 2625 hissenin 09/05/2008'de D. Dış Tic. A.Ş.'ye satıldığının kayıtlı bulunduğu, ancak davacının 01/05/2008 tarihli genel kurula katıldıktan sonra hissesini devrettiğini ileri süren davalı tarafın iddiasını ispatlaması gerektiği, somut uyuşmazlığa göre ispat vasıtasının, ancak davacının cirosunu ihtiva eden hisse senedi olabileceği, pay senedi çıkarılmadığı durumlarda dahi nama yazılı hisselerin devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu ve BK'nın 163. maddesi hükmüne göre tahriri (yazılı) olmadıkça muteber olmayacağı dikkate alındığında dava konusu olayda başka bir delille ispata imkan bulunmadığı, buna göre davacı hisselerinin devralınmış olduğunu ispat yükünün davalı tarafta olduğu, ancak payın ciro ve teslim edildiğinin kanıtlanamadığı, TTK'nın 370. maddesine göre çağrısız toplantı yapılabilmesi için tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması gerektiği, ortaklardan birinin hazır bulunmaması veya itiraz etmesi durumunda çağrısız toplantı yapılmasının mümkün olmayacağı gibi alınan kararlarında da geçerli olmayacağı, davalı Şirket'in ortağı olduğu sonucuna ulaşılan N.. Ö..'a çağrı yapılmadan, onun veya vekilinin katılımı olmadan yapılan genel kurulların yok hükmünde, alınan kararların da yoklukla malûl olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2625 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı Şirket'in 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, diğer taleplerin reddine, birleşen Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/304 Esas sayılı davası yönünden; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Şirket'te 2625 pay sahibi olduğunun tespiti ile davalı D.. A.. adına kayıtlı 2625 payın terkini ile davacı adına kayıt ve tesciline, diğer davalılar hakkında açılan dava ile Genel Kurul Kararlarının iptali taleplerinin pasif husumet yokluğundan reddine, diğer taleplerin reddine, birleşen İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 Esas sayılı davası yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine, pay tespit talebinin dava şartı yokluğundan reddine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.