11. Hukuk Dairesi 2022/2200 E. , 2023/4426 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/157 Esas, 2021/470 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne kar…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2200 E. , 2023/4426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/157 Esas, 2021/470 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Ruhsatnamesinin devri hakkında sözleşme yapıldığını, davacının bilgisi dışında davalı tarafça işletme hakkının devri sözleşmesi yapılarak işletmenin iki farklı kişiye devredildiğini iddia ederek, hukuken ve fiilen imkansız olan işletme ruhsat devri hakkında ödenen toplam 90.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği halde davacının bilinçli olarak işletmenin devrini üzerine almak istemediğini, davacının kötü niyetli olarak davayı açtığını, işletmenin devredildiği .... ile davacının kardeş olduklarını, sorunun kardeşler arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI 1.Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli kararı ile uyuşmazlığın ilçenin yargı çevresinin Silivri Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanı içinde kalması nedeniyle mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 06.12.2016 tarih ve 2016/13533 E., 2016/9381 K. sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş, dosya bunun üzerine görevli ve yetkili Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. 2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında dershanenin devri amacıyla sözleşme yapıldığının sabit olması, bu sözleşmeyi hükümsüz kılacak şekilde taraflar arasında yeni bir sözleşme olmaması davalı tarafından buna ilişkin yazılı delil sunulmaması, daha sonra davalı tarafından davacının kız kardeşi ile de benzer nitelikte sözleşme yapılarak ruhsatın davacının kız kardeşine devredilmesi karşısında davalının sözleşmeye uymadığı ve davacı tarafından sözleşme gereği ödenen paranın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, davalı tarafından senetlerin ödendiği kabul edildiğinden ve davacı tarafça ödemeye ilişkin dekont sunulduğundan her bir senet bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş ancak elden ödeme iddiasının yazılı belge ile kanıtlanmaması ve davalı tarafça ödeme olmadığına dair yemin edilmesi karşısında elden ödendiği belirtilen 11.000,00 TL ödemenin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile 27.06.2008 tarihinde devir sözleşmesi yapıldığını ancak davacının kusuru ile devrin gerçekleşmediğini, devir bedeli alınmadığını, daha sonra davacının kardeşi ile 13.11.2008 tarihinde yeni bir devir sözleşmesi yapıldığını ve davacının vermiş olduğu bonolar ile devir bedelinin ödendiğini, bonoların keşide tarihlerinin de 02.12.2008 olduğunu, ödemelerin davacı ile yapılan devir sözleşmesine istinaden yapıldığını gösteren emare bulunmadığını, davacının bono bedellerini öderken sözleşmenin ifasını talep etmediğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işletme devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 179 uncu maddesi 3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.