T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2202 Esas KARAR NO: 2026/726 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2021/684 Esas - 2022/764 Karar TARİHİ: 15/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istina…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2202 Esas KARAR NO: 2026/726 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2021/684 Esas - 2022/764 Karar TARİHİ: 15/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya fatura düzenlemek sureti ile ve dava dışı ... (...) adlı hastanın ameliyatın -da kullanılan... referans nolu ... .......adlı medikal ürünün satıldığını, söz konusu dava dışı hastanın adının müvekkilinin düzenlediği faturada yazdığını, ürüne ait Konsinye Hizmet Bildirim Formunun da hastane tarafından doldurularak müvekkiline verildiğini, faturanın teslim alındığına ilişkin hastane personeli dava dışı ...'ın imzasının da fatura üzerinde bulunduğunu, faturadan kaynaklı alacaklarının ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine İstanbul .... ..... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile duran takibin devamına, alacak miktarının likit olması ve itirazın haksız ve takibi durdurmaya yönelik olması sebebi ile takip miktarının %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkette görev yapan bir doktorun talep etmesi neticesinde, dava konusu faturaya konu ürün ile alakalı davacı şirketten fiyat teklifi talep edildiğini, satın alma yetkililerinin teklif edilen fiyatı yüksek bulunması üzerine, dava konusu ürünün davacı tarafa sipariş edilmeye-ceği hususunun açıkça belirtildiğini ve davacı şirkete söz konusu ürünle ilgili herhangi bir sipariş verilmediğini, davacı şirketin, müvekkili tarafından sipariş edilmemesine rağmen, dava konusu ürünün satın alım prosedürü ile alakası olmayan müvekkili şirketin bünyesinde çalışan doktora gönderildiğini, doktorun ürünün müvekkili tarafından satın alındığı düşüncesi ile kullandığını, müvek-kilinin ile daha öncede alım-satım ilişkisi olduğunu ve buna binaen davacının alım-satım prosedürünü bildiğini, ürünün müvekkili bünyesinde görevli doktora tesliminden sonra, davacı şirketçe kötü niyetli olarak ve fahiş fiyatla 03.11.2020 tarihli ... numaralı e-faturanın düzenlendiğini, söz konusu e-faturanın münderecatına itiraz edilerek .... Noterliğinin 28.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı yana iade edildiğini, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 7. maddesi gereği, sipariş edilmeyen malların gönderilmesi ya da hizmetlerin sunulması durumunda, tüketiciye karşı herhangi bir hakkın ileri sürülemeyeceğini, taraflar arasında herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen dava dışı doktora gönderilen ürün bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu ürünün kullanılmış olmasının bile sözleşmenin kurulması için kabul beyanı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, takip kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 15/11/2022 tarih ve 2021/684 Esas - 2022/764 Karar sayılı kararında; "........Davacı tarafından fatura düzenlenerek ürünün davalı tarafa gönderildiği, yine tarafların BA-BS formlarına bakıldığında, her iki taraf kaydında da bu ürün yönünden oluşturulmuş herhangi bir kaydın bulunmadığı, tüm bu hususların Mahkememizde bahse konu siparişin verilmediği kanaatini oluşturduğu, netice olarak, davacı tarafça, bahse konu siparişin verildiği hususunun ispat edileme-diği, davaya konu ürün yönünden davalı tarafça herhangi bir sipariş verilmemesine bağlı olarak sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, yasal koşullar oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 67/2. maddesindeki şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yolu ile) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava ile fatura alacağı konusu medikal ürünün davalı hastanesinde yapılan ameliyatta kullanıldığını, kullanılan medikal ürün bedelinin müvekkile ödenmediğini, ayrıca ürün kullanım formu olan 'Konsinye Hizmet Bildirim Formu'nun da hastane tarafından doldurulup müvekkile verildiğini, ameliyata giren doktor ve hemşirelerin isimleri ile hasta ismi ve faturada yazan ürün referans numaralarının da örtüştüğünü, ameliyatta kullanıldığına ilişkin belgelerin SGK kayıtlarında olduğunu ve davalı hastane kayıtlarında epikriz raporlarında mevcut olduğunu, zaten davalı tarafın söz konusu medikal ürünü hastasında kullandı-ğını inkar etmediğini, Bilirkişi raporu ile; davacının ticari defter kayıtlarına Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine ve VUK'a göre uygun olarak kaydedildiği, ticari defter kayıtlarına göre davalı yandan takip tarihi olan 06.01.2021 ve yine 31.12.2020 tarihi itibarıyla kaydi olarak 16.520,00 TL alacaklı göründüğü, söz konusu cihazın bir hastaya ameliyat sırasında kullanılmış olan tek kullanımlık bir cihaz olması nedeni ile iade edilemediği, davacının kullanılma zorunluluğu ve iade imkânı olmayan bu cihaz için fiyat farkı faturası düzenleyebilecekken iade faturası düzenlediği, dava konusu e-arşiv faturanın 8 günlük yasal süreden sonra noter marifeti ile iade edildiği, davalının 16.11.2020 tarihinde temerrüte düştüğü tespiti ve görüşünün sunulduğunu, Davalı hastanenin kullanılmış olan üründen haberi olmadığını ve sipariş vermediğini iddia ettiğini, mahkemece bu kadar somut delil karşısında davalının bu savunma-sına itibar edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı düştüğünü, kaldı ki müvekkilin usulüne uygun olarak hazırladığı faturayı davalıya yine usulüne uygun olarak tebliğ ettiğini, tebliğden sonra yasal süresi içerisinde faturanın iade edilmediğini, faturanın tebliğine rağmen yasal süresi içerisinde iade edilmediğini ve fatura içeriğinin kabul edilmiş olmasına hiç değinilmediğini, Gerekçeli kararda somut ve lehe tüm delillerin ötelendiğini, BA-BS formlarınında iki tarafın da yer vermemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddedilme-sinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ KATILMA YOLU İLE İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; TBK 7. maddesine göre bu ürünün kullanılmış dahi olmasının sözleşmenin kurulması için kabul beyanı olarak değerlendirilemeyecek nitelikte olduğunu, işbu malın sipariş edildiğini davacı şirketin ispatlaması gerektiğini, böyle bir sipariş söz konusu olmadığından işbu takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da sipariş verilmeden ürün gönderildiğinin tespit olunduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkil şirket arasında daha önce de alım - satım ilişkisi kurulduğunu, davacı tarafından davalı müvekkil şirketin satın alım prosedürünün bilindiğini, ancak buna rağmen davacı şirketin satın alma prosedürlerine tamamen aykırı bir şekilde faturaya konu ürünü direkt olarak doktora gönder-miş olduğunu, doktorun da işbu ürünün satın alındığı kanısıyla ürünü kullandığını, ancak doktorun işbu ürünün satın alınıp alınmadı-ğını bilebilecek konumda olmadığını, ürün siparişi ve tedarikini yapacak olan birimin satın alma olduğunu, davalı müvekkil şirketin böyle bir siparişi ve fiyat konusunda mutabakatı da olmamasına rağmen, davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak fatura düzenlen-diğini, yerel mahkemenin davacı tarafın işbu eylemini kötü niyet olarak değerlendirmemesinin hatalı olduğunu, zira davacının siparişi verilmeyen bir ürünü, bu durumu bilebilecek durumda olmayan bir kişiye göndererek fahiş fiyatlarla gelir etme gayesi güttüğünü, işbu sebeple kötü niyet tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yolu ile) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda; davalı şirkete ait hastanede çalışan bir doktorun davalı hastanesinde tedavi olan ... (...) adlı hastanın ameliyatında kullanılmak üzere dava konusu faturada belirtilen ( .......... ...) medikal ürünün Konsinye Hizmet Bildirim Formu ile talep etmesine bağlı olarak dava konusu faturaya içeriği ürün ile ilgili davalı tarafça davacı şirket yetkililer-inden fiyat talep edildiği, taraflar arasındaki mail yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, davalı tarafça teklif edilen fiyatın kabul edilme-diği, ürün ile ilgili verilmiş herhangi bir sipariş kaydı bulunmadığı halde davacı tarafından fatura düzenlenerek ürünün davalı tarafa gönderilip davalı adına ürün almaya yetkili olmayan kişiye teslim edilip bu ürünün ilgili hastanın ameliyatında kullanıldığı ve davacı satıcının ürün bedelinin ödenmemesi üzerine davaya konu icra takibinin başlatıldığı ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşıl-mıştır.Davalı tarafça, davacı tarafın teklifi (icap ) kabul edilmediği için taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesinin kurulmadığı halde davacı tarafın fatura düzenleyerek içeriği ürünün yetkisiz kişiye teslim edildiğini ve faturanın iade edildiğini beyan ettiği halde yetkisiz kişiye teslim edilen ürünün iade edildiğine dair dosya kapsamı itibariyle herhangi bir delil olmadığı anlaşılmıştır. Bu durum da mahkemece ...(...) isimli hasta için sipariş verilen bu ününün ilgili hastanın ameliyatında kullanılıp kullanılmadığının tespiti yönün de ilgili hastaya ait epikriz belgeleri, ameliyat kayıt ve belgeleri ile SGK'ya sunulan hizmet dökümü ve SGK kayıtları da aralarında SGK Sağlık Uygulama Tebliği ve medikal malzemeler konusunda uzman kişiler ile mali müşavirin içinde bulunduğu heyete verile-rek, bilirkişi marifetiyle incelenerek dava konusu fatura içeriği ürünün davalıya ait hastanede ameliyat edilen dava dışı ...(...) isimli hastanın ameliyatında kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmışsa bu ürün bedelinin ilgili hastadan veya SGK'dan davalı tarafa ait has-tane tarafından tahsil edilip edilmediği, edilmişse ne kadar tahsil edildiği, fatura tarihi itibariyle fatura içeriği ürünün bedelinin ne kadar olduğu hususunda denetime elverişli rapor alınıp dosya kapsamı itibariyle davalının bu ürünün kullanılması sebebiyle sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca fatura bedelinin davalıdan talep edip etmeyeceğinin değerlendirip sonucuna göre gerektiğinde taraflara yemin delili de hatırlatılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı vekilinin kötüniyet tazminatının hükmedilmediğine yönelik istinaf sebebi değerlendirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle,Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki tespitler doğrultusunda davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin......./11/2022 tarih ve 2021/.... Esas - 2022/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.