11. Hukuk Dairesi 2024/1760 E. , 2024/8038 K. MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/350 Esas, 2023/363 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi ka…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1760 E. , 2024/8038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/350 Esas, 2023/363 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekileri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..., ..." esas unsurlu markanın sahibi olduğunu, davalının "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, iltibas, tanınmışlık, kötü niyet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markanın tescilinin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, emsal alınabilecek birçok kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu iddia ederek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından "..." ibaresini içeren başvuru konusu işaretin davacının "..., ..." ibareli markaları ile ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını, başvuru konusu işaretin bir bütün olarak markanın esas unsurunu oluşturduğunu, her iki markanın farklı olduğunu, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, sescil, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, "..." ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği, davacının markasını kuvvetli tanıtım ve yoğun reklamlar ile kullanımı sonucu ayırt ediciliği yüksek ve tanınmış marka haline getirmiş olduğu, bu durumda markalar arasında karıştırılma halinin meydana geleceği ve davalının, davacının tanınmış markasından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrası. 2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.01.2021 tarih, 2020/1119 E. ve 2021/520 K. sayılı ilamı, 26.10.2020 tarih, 2020/177 E. ve 2020/4420 K. sayılı ilamı. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.