19. Hukuk Dairesi 2012/16192 E. , 2013/14188 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya baş…
**19. Hukuk Dairesi 2012/16192 E. , 2013/14188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, davalı ...’ın müvekkili şirket aleyhine 01.03.2002 ödeme tarihli 160.000 DM.bedelli bonoya dayanarak icra takibine giriştiğini, takip konusu bonoda üç borçlu göründüğünü, ancak bonoda sahtecilik yapıldığını, borçlu müvekkili ...’ın yanına davacı şirket ile davalı ...’ın sonradan ilave edildiğini, bononun tanzim tarihinde (01.07.2000) müvekkili şirketin hukuken var olmadığını, bu durumun sonradan ilaveler yapıldığını kanıtladığını, senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile takip konusu senedin ve icra takibinin iptaline, % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı şirketin yetkilisi olan diğer davacı ...’ın senetteki imzaları inkar etmediğini, senetteki diğer imza sahibi ...’ın alacaklı ...’ın kardeşi olmasının bir önemi olmadığını, sahtecilik iddiasının yerinde olmadığını, bedelsizlik konusuna gelince; müvekkili tarafından satın alınan akaryakıt istasyonuna 1/2’şer payla ... ve ... ortak edildiği için senedin müştereken imzalandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., Sağ Petrol İstasyonunu ağabeyi ...’ın satın aldığını, mazot işinden anlayan ...’ı ortak ettiğini, bu nedenle dava konusu senedin imzalanıp ...’a verildiğini, daha sonra şirketleşince şirket mührünün basıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davalıların sanık olduğu ceza dosyasında bono üzerinde sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünün kesinleştiği, dava konusu senedin davacı ... tarafından açığa atılan imza ile imzalanıp davalı tarafa verildiği, davacı bu senedin teminat amacıyla verildiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı şirketin ortaklarının ... ile ... olduğu, davacı şirketin tüzel kişilik kazanmasından sonra ortakların müşterek irade ile ikinci imzaları koyduğu gerekçeleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.