11. Hukuk Dairesi 2011/12872 E. , 2013/15867 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2009/144-2011/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Mehmet Cankurban ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incel…
**11. Hukuk Dairesi 2011/12872 E. , 2013/15867 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2009/144-2011/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Mehmet Cankurban ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... Ltd. Şti'nden satın almak istediği araç için davalıya devir edilen Egebank A.Ş'den kredi kullandığını, banka yetkililerinin rutin olan işlemleri yapmaksızın 03.05.2000 tarihinde satıcı firmaya ödeme yaptığını, ödemeyi alan bu firmanın aynı gün işyerini kapatarak ticareti terk ettiğini, müvekkilinin aracı alamadığı gibi kredi borçlusu haline geldiğini, sonra kredi borcunu ödediğini, daha sonra satıcı firma dahil üç ayrı firmaya dava açtığını, sonuç olarak satıcı firma hakkındaki davanın kabulüne karar verildiğini, bilahare satıcı firmayla müteselsilen sorumlu olduğu iddiasıyla davalıya devir edilen bankaya karşı açılan davanın kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen asıl borçlu firmadan tahsil imkanı kalmadığı takdirde sorumluluğuna gidilebileceği gerekçesiyle reddedildiğini, yapılan takip sonucu satıcı firmadan tahsil imkanı olmadığının ortaya çıktığını, hakkında aciz vesikası alındığını, davalının kusuruyla zarara uğradığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, ödemelerin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağı toplam 52.853,32 TL'nin tahsiline, 11.500 TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkiline devir edilen bankayla ilgili açtığı davanın reddine karar verildiğini, kesin hüküm bulunduğunu, esasen, davacının yazılı talebi ile müvekkilinin satıcı firmaya ödeme yaptığını, bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının rehin işlemi yapılmadan davacı tarafa kullandırılan krediyi satıcı firmaya ödediği, kusurlu olduğu, her ne kadar satıcı firma aleyhine açılan dava kabul edilmiş ise de davacının alacağını tahsil imkanı kalmadığı, borç ödemeden aciz vesikası alındığı, davacının da aracı teslim almadan yazılı talimat vererek ödeme yapılmasını davalıdan talep ettiği, yarı oranda kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.575 TL asıl alacak ile 20.851,66 TL işlemiş faizin tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, zarara neden olduğu ileri sürülen kredi sözleşmesi davacı ile dava dışı Egebank A.Ş. ...Şubesi arasında imzalanmış olup, her ne kadar anılan bankanın mali durumunun kötüleşmesi nedeniyle bankacılık faaliyet izni kaldırıldıktan sonra yönetim ve denetimi ile hisseleri davalı TMSF'ye devir edilmiş ise de sonraki aşamalarda aktif ve pasifleriyle birlikte Sümerbank A.Ş.-İng Bank A.Ş. ile birleştirilmiştir. Davalı TMSF vekili de husumet itirazında bulunmuştur. Bu durum karşısında, davacının zararına neden olduğu ileri sürdüğü kredi sözleşmesini imzaladığı Egebank A.Ş'nin hukuki durumunun değerlendirilerek davalı TMSF'ye husumet düşüp düşmeyeceği irdelenmeden, gerekçesiz şekilde davalının husumet itirazının reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.